 
Sevgililer günü her yıl sevgililer
arasında 14 Şubat günü
kutlanmaktadır. Roma İmparatorluğu
döneminde kiliselerinde görev yapan
din adamı Valentine (St. Valentine
Day) adına ve onun ölüm gününe
izafeten sevgililer günü ortaya
çıkmıştır.
Zamanın Roma İmparatoru orduya asker
bulmakta zorlanıyordu. Asker
bulamamanın tek nedeni ise;
erkeklerin ailelerinden ve
aşklarından vazgeçmemeleriydi. İşte
bu yüzden imparator nişanlanmayı ve
evlenmeyi yasak etmişti. Aziz Valentine adındaki papaz ise
birbirini seven ve evlenmek
isteyenleri imparatorun yasağına
rağmen gizli bir şekilde
evlendirmeye devam ediyordu. Bu
gizli evlikleri yaptığı bir sırada
yakalandı ve kendisine ölüm cezası
verildi.
Bu anlatılan efsanelerden sadece
birisidir. İşte evliliğe ve
sevenlere yaptığı hayatı pahasına da
olsa bu fedakârlıkların sahibi
Valentine’nin ölüm gününe izafeten
bu gün sevgililer günü olarak kabul
edildi.
Valentine’nin ölüm gününde takvimler
14 Şubat’ı gösteriyordu.
Günümüzde ise insanlar bu günü
sevgililer günü olarak kutlayıp,
sevgililerine çeşitli hediyeler
almak suretiyle kutluyorlar.




Milattan Önce Dördüncü Yüzyıllarda
yaşayan ve kendini aşka adadığı için
devrin kralı tarafından ölüm
cezasıyla cezalandırılan Aziz
Valentine, ya da “Valentius”
veyahut “Valentinian”… İşte
bu farklı isimler ile anılan fakat
kendini aşka adadığı konusunda
birleşilen kişi adına kutlanıyor
bugünkü sevgililer günü. Yani o bu
günün bir sevgililer günü olarak
kutlanmasına ön ayak oldu
diyebiliriz.
Aradan 2500 yıllık bir süre geçtiği
göz önüne alınırsa sevgililer günü
anlayışında ve sevgililer günü
adetlerinde değişiklikler olacağı
muhakkak farkedilmiştir. Yaşanılan
yörenin ve içinde bulunulan toplumun
adetlerine göre şekillenen
sevgililer günü adetleri gün
geçtikçe ilginç bir hal almaya devam
etmiştir.
Bu ilginç adetlerden birkaçından
bahsedecek ve onları inceleyecek
olursak değişim farkına varacağız.
Söylenene göre ilk sevgililer günü
adeti, Aziz Valentine tarafından
oluşturulan çekiliş torbasına kız ve
erkek isimleri yazılır ve atılırmış.
Torbadan sana çıkan isim ile bir yıl
boyunca sevgili olurmuşsun…
Daha modern bir inanışa göre de 14
şubat günü radyo veya televizyonda
duyduğun ilk erkek ismi bayanlar
için hayatının aşkı, erkekler için
de ilk bayan ismi hayatının aşkı
olacakmış.
Bir diğer yöresel adet de, İngiltere
kırsallarındaki bir bölgede el ile
yapılan “aşk kaşıkları”…
Tahtadan yontulan ve üzerine
desenler yapılan bu güzel hediye,
her sevgililer gününde yani her 14
şubatta sevgiliye armağan edilirmiş…
Ve herkes birbirinden daha hoş aşk
kaşıklarını yapmak için çabalarmış…
Yine İtalya’nın kırsal bir kesiminde
ise 14 Şubat sabahı bayanlar
erkenden kalkar ve cam kenalarında
yerlerini alırlarmış. Bunun sebebi
ise camın eşiğinden ilk geçecek
erkek onların hayatlarının aşkı
olacaktır.
Bu ve buna benzer ilginç adetler 14
Şubat sevgililer gününü
renklendirdiği gibi bu günün
anlamını da bir nebze ortaya
koymaktadır.”

Erkek iseniz herşeyin başı harika
bir çiçek. Ona beyaz renkli
çiçeklerden alın. Bayanlar beyazları
ve pembe tonlarına bayılır. Harika
görünümlü bir çiçek alarak onları
sevindirebilirsiniz. Tabii ki bu
hediyelere giriş.
Taze ve görünümü güzel bir çiçek.
Ölüyü bile diriltebilir.
Benden tavsiye güzel bir çiçekle işe
başlayabilirsiniz.”

Sevgilinizi her zaman şaşırtın. Ona
ilkokullarda yazılan mektuplar gibi
mektup yapın. Kağıda parfüm sıkın.
Kalpler çizin içine resimlerinizi
yapın. Güzelde bir yazı hazırlayın.
O kağıda arkadaşınız gibi davranın
ve ona içinizi dökün.
Küçük küçük zarflara koyup
sevgilinize iletin. Sevgiliniz bu
yaptıklarınıza çok şaşıracak ve
inanın tahmin edemeyeceğiniz kadar
mutlu olacak. Birazda sizi
kıskanacak. Sizden böyle ufak ama
çok büyük bir şey emin olun
beklemeyecektir.
Ve bakın o da size bir mektup
yazacaktır. Belki de bu mektup
olayları artıp taşacak
inanamadığınız boyutlara ulaşacak.
Bu tür uygulamalar yaparak
muhabbetiniz daha da
genişleyecektir. Sonuçta yenilikler
her zaman iz bırakmıştır bu güne
kadar.
http://sevgililergunu.gen.tr”


Açelya;
Gerçek şu ki, her şey
bitti!
Çan çiçeği;
Aşkımıza sadakatle bağlıyım.
Çingülü;
Zarif ve çok güzelsin!
Gül
(Kırmızı); Seni
seviyorum; İhtirasla bağlıyım sana!
Gül
(Pembe); Arkadaşımsın.
Gül
(Kırmızı-Beyaz);
Birliktelik isteği.
Kamelya;
Kusursuz bir aşıksın!
Karanfil
(Kırçıllı); Üzgünüm, ama
bitmek zorunda…
Karanfil
(Kırmızı); Kalbimi
kırdın!
Karanfil
(Pembe); Seni
untmayacağım.
Karanfil
(Sarı); Beni hayal
kırıklığına uğrattın!
Lale
(Alacalı); Gözlerin çok
güzel.
Lale(Kırmızı);
Aşkımı itiraf etmek
istiyorum!
Lale
(Sarı); Umutsuz bir aşk..
Leylak
(Beyaz); Hoş ve namuslu
birisin.
Leylak
(Mor); Sana ilk görüşte
aşık oldum!
Menekşe
(Mavi); Sana sadık
kalacağım.
Menekşe
(Mor); Düşüncelerimi
zaptettin!
Mimoza;
Fazla alıngansın.
Nergis;
Saygılarımla…
Orkide;
Aşkım, sen çok güzelsin,
çok özelsin!
Papatya;
Temiz bir kalbin var.
Sarmaşık;
Aşkıma sadığım.
Yasemin;
Güzel ve çekicisin.
Zambak;
Seni neşeli ve nazik buluyorum.
http://sevgililergunu.gen.tr/page/2”


“SEVGİLLER GÜNÜ
MESAJLARI
»
@–)–) sana dijital bir gül
yolluyorum, çünkü uzaklarda elimden
ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki
gerçeğini, gözlerinin içine bakarak
vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi
fısıldamak.. Sevgililer günümüz
kutlu olsun! Seni denizdeki kumlar,
gökteki yıldızlar kadar çok
seviyorum.
»
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve
ben seni o kadar çok seveceğim ki
bir daha cennetine geri dönmek
istemeyeceksin… Sevgililer günün
kutlu olsun!
»
Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama
büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı
rüzgarın mumu söndürüp yangını
güçlendirdiği gibi… Bizim de
sevgimiz hep yaşayacak ve daha da
güçlenecek sevgilim. Nice sevgililer
günlerinde birlikte olmak dileğiyle…
»
Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya
yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar
onu hayatı boyunca belki bir kez
görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da
sensin birtanem.
»
Biliyorsun her gökkuşağının
bittiği yerde bir hazine
saklanırmış. Eskiler böyle der.
Gökuşağını takip ettim geçenlerde
sende bitti… En değerli hazinemsin
benim, canımsın. Sevgililer günümüz
kutlu olsun.
»
Gözlerin gözlerimde, ellerin
ellerimde, aşkın içimde ve ruhun
bedenimde olduğu sürece seni sevmeye
devam edeceğim. Sevgililer günün
kutlu olsun!
»Seni
tahmin edeceğin kadar değil,
tahammül edemeyeceğin kadar çok
seviyorum. Sana “Sevgilim!”
diyebildiğim için kendimi çok şanslı
görüyorum.
»
Seni yıldızlara benzetiyorum onlar
kadar uzak onlar kadar erişilmezsin
ama bir farkın var onlar bin tane
sen bir tanesin. Sevgililer günün
kutlu olsun.
»
Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz
bir şişe mürekkep olsaydı yine de
sana olan duygularımı yazmaya
yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum
ki.
»
Bana bir günün 24 saat, bir saatin
60 dakika ve bir dakikanın 60 saniye
olduğu öğretildi ama sensiz geçen
bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun
olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her
anında birlikte olmamız dileğiyle
sevgilim… Sevgililer günümüz kutlu
olsun.
»
O kadar güzelsin ki yüzüne
bakamıyorum. Titriyor ellerim,
ellerini tutamıyorum. Öylesine
bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Sevgililer günün kutlu olsun!
http://sevgililergunu.gen.tr/page/2”
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤

¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤


Adam
Gibi Severim
Sevmenin lamı cimimi olur
Yalandan sevmek bize yakışmaz
Gün gelir yalan belli olur
Yalan sevgi kimseye kalmaz söylerim.
Ama ben sevdim mi, adam gibi
severim.
Önce ümit verip, sonra sır olan
Güzelliğini kullanıp yakın olan
Acımasızca seni boynu bükük koyan
Böyle sevgiliden nefret ettim ederim
Ama ben sevdim mi, adam gibi severim
Hüseyin
GÜMÜŞ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
ONUN
EŞKÂLİ
Artık senin eşkâlin nasıldı diyemem
Bakma sen öyle bilmezden geldiğime
Yoksa tuttuğum her çiçeğin sapından
Sular boşalırdı üstüme
Gidip görmek kısmet olmadı ama
Kaç kez açıp açıp baktığım olmuştur
İmsakiyeli cep takvimlerindeki
haritalara
Öyle ki hemen hemen her seferinde
Pusuya düşürüldüğün denizin uğultusu
Boynuma dolanacakmış gibi olsa da
Üflesem kabarır taşar mı acaba
Baktığım her deniz, bildiğim her
nehir
Ve bir şiir olup ağar mı dersin
göğsüme
Yerine getirilen her sözdeki
güzellik
Öyle hiç bakmadan boyuma posuma
Artık senin eşkâlin
Su dibinde duran bütün taşların
Sulara verdiği yeni bir renktir
Kıpırdar bir halkın yüzünün altında
Andırarak çavdar çiçeklerini
Artık suların da bir eşkâli vardır
Bana Bir Gurbet Adı Gönder
Bana bir gurbet adı gönder
Her yolda bir yürüme isteği
Bir de anımsamak için sevdiklerimi
Sarışın kızların gözleri gibi açılan
Bir harnup çiçeği
Bana bir gurbet adı gönder
Abdülkadir
BULUT
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
Ağladım
Bülbül gitmiş, viran bağlar;
Gül ağladı, ben ağladım...
Geçit vermez yüce dağlar,
Yol ağladı, ben ağladım...
Yanmaz sevgi sıcağında,
Hasret yatar kucağında,
Aş pişmiyor ocağında,
Kül ağladı, ben ağladım...
Haykırır duyulmaz sesi,
Şahadettir son nefesi
Son yolunda yok kimsesi,
Sal ağladı, ben ağladım...
Artık neşe haram bana
Kahrolurum yana yana
Gönlümü saldım yabana
Çöl ağladı, ben ağladım...
Abanoz -
02.08.2003
Hüseyin GÜMÜŞ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
Ülkemin
Şiir Atlası
Bilirim incelik ister marifet ister
Arkadaş seçmek de yar seçmek kadar
Çünkü göreceğin küçük bir ihanet
bile
Adama evlat acısı gibi koyar
Düşün ki içini döktüğün, sırlarını
verdiğin
Seninle birlikte aynı ufka alın
dayamış
Birlikte saklanmış, birlikte yatmış
birisi
Bakmışsın ki günün birinde ayrılıp
gitmiş
Aslında bir su damlası kadar
hafiftir insan
Bir söz kadar uçucu, bir reyhan
kadar yabani
Ve kırlangıçların gözleri kadar
ürkek
Eğer cesaretle doldurmamışsa kalbini
Bilirim oldum olası incelik ister
Arkadaş seçmek de yar seçmek kadar
Çünkü gün gelip çıkarıp öfkeni
vereceksin
Ve yurduna dair taşıdığın güzel
şeyleri
Abdülkadir
BULUT
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
Silinmiş
Gitmiş
Eski mahallenin sokaklarında
Özünü aradım, silinmiş gitmiş.
Defterimin özel kapaklarında
Yazını aradım, silinmiş gitmiş.
Sevdamın tanığı yataklarımda
İzini aradım, silinmiş gitmiş.
Adınla çınlayan kulaklarımda
Sözünü aradım, silinmiş gitmiş.
Otuz yıl yaşlanmış yanaklarımda
Gözünü aradım, silinmiş gitmiş.
Silinmez dediğim dudaklarımda
Yüzünü aradım, silinmiş gitmiş.
Gönül denen sevgi bulaklarında
Sızını aradım, silinmiş gitmiş…
Anamur -
10.08.2004
Hüseyin GÜMÜŞ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
AŞK OKUDUM
- AŞK DOKUDUM
Ben
bu gönül tezgâhında
Ask dokudum, ask okudum
Erenlerin dergâhında
Ask okudum, ask dokudum
Her güçlüğü bile bile
Göznuruyla, sabır ile
Yumak, yumak, çile çile
Ask dokudum, ask okudum
Bir ömür yana yakıla
Yazdığım sığmaz akla
Acımadım kırkdört yıla
Ask okudum, ask dokudum
Sevgi insanlığın özü
Odur aydınlatan bizi
Hak yolunda oldum terzi
Ask dokudum, ask okudum.
Günahından, sevabından
İçtim ask şarabından
Uluların kitabından
Ask okudum. Ask dokudum
Ben bu gönül tezgâhında
Ask dokudum, ask okudum
Erenlerin dergâhında
Ask okudum, ask dokudum
Her güçlüğü bile bile
Göznuruyla, sabır ile
Yumak, yumak, çile çile
Ask dokudum, ask okudum
Ümit Yaşar
Oğuzcan
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
AŞK
HİKÂYESİ
Başımdan bir kova sevda döküldü
Islanmadım, üşümedim, yandım oy!
İplik iplik damarlarım söküldü
Kurşun yemiş güvercine döndüm oy!
Yağmur yorgan oldu, döşek kar bana
Anladım ki kendi gönlüm dar bana
Alev dolu bardakları yâr bana
Sunuverdi içtim içtim kandım oy!
Sevgi ektim, naz biçmeye çalıştım
Ne zamana, ne kendime alıştım
Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy!
Gönül şahinimi yordum gerçeğe
Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçeğe
Teselliden kanat kırdım gerçeğe
Tecellinin sinesine kondum oy!
Abdürrahim
KARAKOÇ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
AŞK!..
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
Ahmet Hamdi
TAMPINAR
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
SENİ
SEVİYORUM DEMEK İSTERDİM
seni
seviyorum demek isterdim
ölesiye bir duyguyla,
taparcasına dil dökmek
ve saçlarım ağarmadan söylemek
isterdim
seni sarmak isterdim sonsuzlukla
delicesine sevmek
bir sarhoş gibi adını sayıklamak
ve bağırarak kollarında ölmek
isterdim
gülüm...
AHMET KUTSİ
TECER
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
BÖYLE
BİR SEVMEK
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.
Atilla
İLHAN
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
SEN
BİR CEYLAN OLSAN
Sen bir ceylan olsan ben de avcı
Avlasam çöllerde saz ile seni
Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
Vursam yaralasam söz ile seni.
Kurulma sevdiğim gözelim deyin
Bağlanma karayı alları geyin
Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
Beslesem elimde tuz ile seni.
Koyun olsan otlatırdım yaylada
Tellerini yoldurmazdım hoyrada
Balık olsan takla dönsen deryada
Düşersem toruma hız ile seni.
Veysel der ismini koymam dilimden
Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
Eğer görsem idi göz ile seni.
AŞIK VEYSEL
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
GÜZELLİK
Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
Neler geçirdim ben!
Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
Güzelleşirdim ben!
Arif Nihat
ASYA
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
YAZMAM
DAHA AŞK ŞİİRİ
Oydu bir bakışta tanıdım onu
Kuşlar bakımından uçarı
Çocuk tutumuyla beklenmedik
Uzatmış ay aydınlık karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu
Dünyanın en güzel kadını oydu
Saçlarını tarasa baştanbaşa rumeli
Otursa ama hiç oturmaz ki
Kan kadını rüzgârdı atların
Hep andım ne yaşanır olduğunu
En çok neresi mi ağzıydı elbet
Bütün duyarlıklara ayarlı
Öpüşlerin türlüsünden elhamra
Sınırsız denizinde çarşafların
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı
Ah şimdi benim gözlerim
Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
Bir kadın gömleği üstümde
Günün maviliği ondan
Gecenin horozu ondan
Cemal
SÜREYYA
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
SENİN
OLMADIĞIN YERDE
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla
doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkâr ettiğim zamanlarda
gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu
biliyorum...
Cezmi ERSÖZ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
ÖZLEDİM
SENİ..
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor
karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir
sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları
özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o
kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı
istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım
kalbime söz geçirmek...
Can YÜCEL
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
SENİ
DÜŞÜNMEK
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi
birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
Nazım
HİKMET
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
DAYAN
KALBİM
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!
Necip Fazıl
KISAKÜREK
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
SONBAHAR
Sonbahardı... Seninle geçiyorduk o
yoldan;
Topraklardan, havadan bir hüzün
taşıyordu
Bize yaklaşıyordu
Gönlümüzde yepyeni bir duygu
yaşıyordu.
Rüzgârların değildi bu musiki, bu
hüzün;
Hatırladın değil mi? Kuşlar
ağlaşıyordu...
Havada bir serinlik... Tatlı bir
hayal gibi...
Torak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal
gibi?
O gün tabiat başka bir türlü
yaşıyordu.
Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu
senin;
Yapraklar gibi yere dökülüyordu
enin;
O nağme mesafeyi, zamanı aşıyordu.
O bir beste değildi: Kuşlar
ağlaşıyordu.
En hazin şey muhakkak öksüz kalan
ocaktır.
Bu ocak hüzünlerle dolup
boşalacaktır.
Eski bir sonbaharı, küçük kuşları
anmak
Belki veda etmektir sana birkaç
satırla...
Yine bir sonbaharda ordan yalnız
geçersen
Beraber geçtiğimiz serin günü
hatırla!.
H. Nihal
ATSIZ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
BENİM
SEVGİM
Ah benim sevgim çiçek örneği
Çarpılmışların kinini yeniler
Beni alnımdan vurmak ister
Saraların iftiraların gençliği
Bilirim geçmektir sevgi
Ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden
Çünkü çocuklar geçer
Ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden
Zarif vakitlerin seçkin kadınları
Hazırlardı kızlıklarında (doğum)ları
Kaçmakla kurtulamadıkları
Arada uyguladıkları
Sezai
KARAKOÇ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
ÖYLESİNE
SEVMİŞTİM
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,
onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye
inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da
gitsin
Yıldızları da alsana yanına
gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle
çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor
yangının
Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al
da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,
onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye
inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da
gitsin
İbrahim
SADRİ
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
AŞK
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de
ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne
de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var
amma...
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne
de ben
Ey dünyanın işinden haberi olmayan
sen yoksun
Dünya esen yel üstüne kuruldu..
Varlığımız iki yokluk arasındadır
Çevrendekilerde hiçdir sen de bir
hiçsin
Medresede söz vardır tekkede de hal
Fakat bu aşk sözden de dışarıdır
halden de
İster şeriat müftüsü ol ister şehir
vaizi
Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz
kesilir
Bugün zevk etmek elindeyken zevkine
bak
Yarını düşünmen beyhude bir heves
Birçok kişiden arda kalanlar
Sana da kalmayacak sen de göçüp
gideceksin...
Ömer HAYYAM
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
AŞK
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık
gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık
gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır,
bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık
gibisin.
Özdemir
ASAF
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
Anılarda
Yaşarken
Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek
Bir gün uzaklardan bir giz gibi
geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini
Öylesine diri öylesine sıcak
Böylesine bir mutluluk anladım ki
Omur boyunca bir kez yaşanır ancak
Bir kez nefes aldığını anlar bir gün
Bir kez bir kişiyle insan bütünlenir
Özlem dediğimiz o hançer bir duşun
Bir kez saplanmak için kaç kez
bilenir
Anılarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadık yerlerde yeşerir buyur
Yasamak baştanbaşa yalan olsa da
O alır bizi uzaklara götürür
Emzirir gür memelerinden istekle
Biz farkına varmadan uzar ömrümüz
Anılarda yasarken bir gün gelir de
Biz de biber ani olur oluruz.
Ümit Yaşar
Oğuzcan
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
YAZILARIMIZ TOPLAM
DEFA OKUNMUŞTUR...
|