|

ŞANDIR İSRAİL OLAYINI KONUŞTU
Mersin Milletvekili Mehmet
ŞANDIR TBMM genel kurulunda
İsrail ve İskenderun Şehitleri
hakkında konuştu…
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 4. Yasama
Yılı
109. Birleşim 01/Haziran/2010
Salı
MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR

(Mersin)- Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri;
öncelikle yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten ülkemiz ve
milletimiz çok acı iki olayı
yaşamıştır ve muhtemel
cumhuriyet tarihinde bu kadar
ağır bir saldırıyı ilk defa
yaşamaktadır.
Milliyetçi Hareket Partisi
Grubu olarak, öncelikle bu iki
saldırıda hayatını kaybeden tüm
vatandaşlarımıza yüce Allah'tan
rahmetler diliyor, milletimize
sabır diliyoruz, yaralılarımıza
acil şifalar diliyoruz.
Sayın Hükûmetin
planlamasına bağlı kalarak,
gerçekten yaşadığımız bu iki
olayla ilgili Milliyetçi Hareket
Partisinin görüşlerini ifade
etmek üzere söz aldım.
İskenderun'daki olaya sayın
Hükûmet öncelik verdi, İç
Tüzük'ün 59'uncu maddesine göre
Genel Kurula bilgi vermek
kapsamında, sonra İsrail
saldırısını dile getirdi,
müsaade ederseniz ben önce
İsrail saldırısını konuşmak
istiyorum, çünkü İsrail
saldırısı Türk milletine
yapılmıştır, Türkiye Cumhuriyeti
devletine yapılmıştır. Bu
saldırıyı herhangi bir terör
olayı olarak, herhangi bir
vukuat olarak görmek mümkün
değildir. Doğrudan Türk
vatandaşlarının yoğun olarak
bulunduğu, Türk Bayrağı'nı
taşıyan gemiye karşı, sivil,
savunmasız insanların bulunduğu
ve beyaz bayrak çektiği bir
gemiye karşı İsrail devleti ağır
silahlarla ve öldürmek kastıyla
saldırıda bulunmuştur, gemiler
ve vatandaşlarımız esir
alınmıştır ve çok ağır bir süreç
yaşanmaya başlanmıştır. Yaşanan
bu sürecin sonucunu öncelikle
sorgulayalım.
Biz Milliyetçi Hareket
Partisi olarak, bu sonucu hasıl
eden İsrail devletini şiddetle
ve nefretle kınıyoruz. Bu
saldırı, insanlık suçudur. Bu
saldırı, uluslararası hukuka,
insanlık hukukuna, adaletine,
tüm güzel duygulara yakışmaz,
uymaz bir saldırıdır. Bu, bir
devlet terörüdür. Bu, bir terör
saldırısıdır ve maalesef, bu
terör bir devlet tarafından
planlanarak, karar verilerek ve
acımasızca uygulanmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi
olarak bu saldırıyı yapan İsrail
devletini şiddetle kınıyoruz,
milletimiz adına kınıyoruz,
devletimiz adına kınıyoruz.
Değerli milletvekilleri,
sonucun sebeplerini sorgulamak
gerçekten bu Genel Kurulun
görevidir. Biz, dünden bu yana,
Sayın Genel Başkanımızın
açıklamasıyla ve bizlerin
konuşmasıyla,Hükûmetin bu
konuyla ilgili Meclise bilgi
vermesi, topluma bilgi vermesi,
bu konuyu artık bir millî mesele
hâlinde Meclise ve millete mal
etmesi gerektiğini ısrarla ifade
ettik. Biz Milliyetçi Hareket
Partisi olarak bu konunun bir iç
siyaset malzemesi olmaktan çok
öte bir millî mesele olarak ele
alınmasını, sebepleriyle
sorgulanmasını, sonuçlarıyla
ilgili de birlikte karar
verilmesini çok önemsiyoruz.
Hükûmetin, Sayın Başbakanın,
sayın bakanların
açıklamalarından umuda
kapılmıştık. Gerçekten,
Türkiye'ye ve Türkiye
Cumhuriyeti devletine, Türk
milletini yakışır bir tepki
ortaya konacak umuduna
kapılmıştık. Ama şimdi Sayın
Bakanın verdiği bilgiler,
meseleyi aydınlatmak noktasında,
Türkiye'nin tavrını ifade etmek
noktasında bence bir talihsizlik
olmuştur, yeterli olmamıştır.
Nedir? Sayın Başbakan
Yardımcısının ifadesiyle
"Sonuçlarına katlanmak." ve
Sayın Başbakanın ifadesiyle
"Yetti artık!" ifadeleriyle ne
kastedilmiştir? Ne yapılacaktır?
Bunun burada konuşulması lazım.
Bu mesele yalnız Hükûmetin
meselesi değil. Hükûmetin
sorumluluğunda ama milletin
meselesidir. Milletin Meclisinde
bu konunun içeriğini, gerçeğini,
sebeplerini burada ortaya
koymamız ve alınması gereken
tedbirleri de birlikte
kararlaştırmamız bir
zorunluluktur.
Ben tabii bir üzüntümü de
ifade ediyorum. Çok önemli bir
konuyu şu Mecliste takip
ediyoruz. Milletin vekillerini
yeterince ilgilendirmediğini
üzüntüyle ifade ediyorum.
Millet, burada milletin
vekillerinden çok daha duyarlı
ve bizi izliyor ve millet adına
soruyorum:
RIDVAN
YALÇIN (Ordu) - Biz buradayız.
MEHMET
ŞANDIR (Devamla) - Muhalefet
burada, teşekkür ediyorum.
Sorum
iktidara:
Değerli
arkadaşlar, gerçekten cumhuriyet
döneminde bu kadar ağır
saldırıyla karşı karşıya
kalmamıştık. Egemenliğimize bir
saldırı bu. Milletimize bir
saldırı. Hakaret olmanın, bir
suç olmanın ötesinde Türkiye
Cumhuriyeti devletine bir
saldırı yaşanmıştır. Buna Türk
milletinin, Türkiye Cumhuriyeti
devletinin ve onu temsil eden bu
Meclisin, özellikle de Sayın
Hükûmetin bir cevabı olmalıdır.
Bu, Süleymaniye'de yaşanan
askerin başına çuval geçirilmesi
olayı şeklinde geçiştirilemez,
geçiştirilmemelidir. Bu olay,
Türkiye'nin başına çuval
geçirilmiştir Sayın İktidar.
Türk milleti adına Türkiye'yi
yöneten Sayın İktidarın milletle
birlikte, Parlamentoyla
birlikte, iktidarıyla
muhalefetiyle birlikte buna bir
cevabı olmalıdır. Eğer
söylenemeyen hususlar varsa İç
Tüzük'ün verdiği imkânlar var;
kapalı oturum yapılır, genel
görüşme açılır ama bu yaşanan ve
kabul edilemez bu sonucun
sebepleri birlikte sorgulanır,
cevabı birlikte verilir diye
ümit ediyorum ve bunu talep
ediyorum. Biz bu cevabı yeterli
bulmuyoruz. Bu bilgiyi yeterli
bulmuyoruz. Bugün acımız var.
Bugün bu acının üzerinden
Hükûmete yüklenmeyi çok gerekli
görmüyoruz ama gerçekten cevabı
verilmesi gereken sorular var.
Bu cevapları lütfen millete
veriniz.
Dolayısıyla, biz siyasi iktidarı, Türk milletinin gücüne,
Türkiye Cumhuriyeti devletinin
gücüne müdrik, ona inanan, ona
güvenen bir şuurla, Türkiye'ye
böyle ulu orta saldırılmasına
fırsat verilmemesini, caydırıcı
bir duruş ortaya konulmasını
sayın iktidardan istiyoruz.
Cesaret edememeliydi. Böyle bir
ihtimal varsa bunun tedbiri
alınmalıydı. Bu olay, anlık,
spontane gelişen bir olay değil.
Göz göre göre böyle bir olay
yaşanıyor.
Değerli milletvekilleri, bu
mesele böyle geçiştirilemez. Ne
Türkiye'nin ilişkileri açısından
böyle geçiştirilebilinir ne de
Türkiye'nin yönetimi açısından
böyle geçiştirilebilinir. Asla
iç siyasetin bir malzemesi
olarak da kullanılmamalıdır.
Gündem değiştirmek niyeti olarak
bazı köşe yazarlarının ifade
ettiği tüyler ürpertici böyle
bir ihtimali kabul etmek mümkün
değil. Eğer kabul edilmeyecekse,
bunun ciddiyetine inanarak,
burada Hükûmet olarak hem
Parlamentoyu hem milleti
bilgilendirmek ve gereken doğru
tedbiri almak noktasında dünkü
söylediklerinizden geri
adımdasınız, geri noktadasınız
sayın iktidar. Dün söylediğiniz
noktadan, şu anda Sayın Bülent
Arınç'ın yaptığı açıklamalarla
geri noktadasınız. Hani "Yetti
artık!" diyordunuz, yeten ne?
Nedir? Kınamakla mı? Eğer
Türkiye gibi böyle küresel bir
güç iddiasında bulunuyorsanız
Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyine gerekli kararı
aldıramadınız. Alınan kınama
kararı bir karar tasarısı değil.
İlgili devletlerin üzüntü
belirtmekten öte bir tepkileri
yok.
Çok önemli bir noktadayız.
Türkiye Cumhuriyeti devleti
belki de cumhuriyet tarihinin en
önemli kırılma noktasındadır.
Eğer bu saldırıya Türkiye
Cumhuriyeti devleti olarak
gereken, yeterli, olması gereken
tepki ortaya konulamazsa, bundan
sonra bu ülkenin bağımsızlığını
ve egemenliğini korumak gibi bir
imkânınız olmayacaktır.
Değerli milletvekilleri,
İskenderun'da yaşanan hadiseyi
de şiddetle kınıyorum ve sizi
kendi vicdanınızla baş başa
bırakıyorum. "Güzel şeyler
olacak." diye başladığınız bu
yolculuk nereye ulaştı? Lütfen,
bunu kendi vicdanınızda sorun.
Bir siyaset malzemesi, bir
muhalefet siyaseti olarak
söylemiyorum…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi
tamamlayınız.
Buyurunuz.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) -
…bir yıl oldu, "Güzel şeyler
olacak." diye başladığınız bu
süreç, bugün dünden daha fazla
kan akmasına sebep oluyor, her
geçen gün daha fazla kan akıyor;
ne kan durdu, ne gözyaşı dindi.
Nereye varacağız? Şehir
merkezlerine saldırır, roketle
saldırır oldular.
AHMET ORHAN (Manisa) - Askerî
üs, askerî üs…
MEHMET ŞANDIR (Devamla) -
Askerî üsse saldırır oldular.
Durup düşünmek lazım. Bu gidiş
iyiye gidiş değil. Terörle
müzakere ederek bir sonuç
alınamayacağını daha ne kadar
çok kan akıtarak anlayacağız?
Değerli milletvekilleri,
gerçekten ülkemiz ve milletimiz
çok böyle sıkıntılı bir süreçte.
Yani, bu yaşananlara teslim
olmak, "Artık yapacak bir şey
kalmadı." teslimiyetine -bu bir
uçurumdur- buraya sürüklenme
tehlikesinin başında… Bu çok
önemli: Kendine özgüveni olmayan
bir milletin geleceği olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi
bağlayınız.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) -
Bitiriyorum.
Bu sebeple, siyasi iktidarı, tüm siyasi hesapların ötesinde,
bu milletin birliğini, bu
milletin bu topraklardaki
egemenliğini, bu devletin
bağımsızlığını ve geleceğini
savunmak adına, üzerine düşen
görevi yapmaya davet ediyorum.
Bunu birlikte yapmalıyız.
Yapılmış olsa bu sonuçlarla
karşılaşmayız aziz
milletvekilleri, yapılmış olsa
bu sonuçlarla karşılaşmayız. Ya
tedbirde kusurda var ya duruşta
eksiklik var ya politikalarda
yanlışlık var ya ilişkilerde
yanlışlık var.
ŞENOL BAL (İzmir) -
Zihniyette…
MEHMET
ŞANDIR (Devamla) - Sonuç olarak
ulaşılan sonuç, Türkiye'ye
yakışmaz, kabul edilemez ve bu
millete reva görülemez
sonuçlardır; bunu asla kabul
etmiyoruz. Milliyetçi Hareket
Partisi Grubu olarak bu
yaşananları asla kabul
etmiyoruz. Milletimize ulaşan bu
ellerin kırılması, bu niyetlerin
daha eyleme geçmeden
durdurulması için gerekenin
yapılmasını sizlerden talep
ediyoruz.
Tekrar, hayatını kaybeden
vatandaşlarımıza rahmetler
diliyorum. Milletimizin başı sağ
olsun. Saygılar sunuyorum. (MHP
sıralarından alkışlar)
|