Kütüphaneler
Haftası
Ülkemiz genelinde her yıl 29 Mart ile
4 Nisan tarihleri arasında kutlanan
“Kütüphaneler Haftası” boyunca
şehirlerimizde çeşitli etkinlikler
düzenlenmekte ve bu vesileyle
halkımıza kitap alma ve okuma sevgisi
aşılamaya çalışılmaktadır.
Faydalı bir kitap almak ve alınan her
türlü kitabı günün boş kalan ve müsait
bir vaktinde okumak bir hobi, bir
alışkanlık haline getirmek lazımdır.
Özellikle çocukları ve gençleri
televizyon ve internet tutkusundan
kurtararak onları kitap okumaya
yönlendirmek en doğru olan yoldur. Bu
yol, yani kitap okuma hevesi ve
alışkanlığı zamanımızda maalesef çok
gerilemiş, insanlarımızın pek çoğu
kitap okumaktan adeta kaçar bir duruma
gelmiştir.
İçinde bulunduğumuz 21’inci medeniyet
asrında kitap her insan için en mühim,
en önemli bir dost, bir arkadaş
olmalıdır. Fakat zamanımızda
insanların, hele hele gençlerin büyük
çoğunluğu kitaptan ve okumaktan kaçar
hale gelmiştir.
Her biri en kıymetli ve en nadide
kitaplar ve eserlerle dopdolu olan
kütüphaneler kapılarını açık tutarak
okuyacak gençleri beklemektedir.
Eskiden, yaklaşık olarak bundan 30-35
yıl öncesine gelinceye kadar
kütüphaneler kitap okuyan meraklılar
tarafından doldurulur ve yeni piyasaya
çıkan kitaplar alınır ve kısa sürede
yeni baskılar gerçekleştirilirdi.
İlkin televizyon kanallarının hızla
artış göstermesi, ardından internet
sitelerinin yaygınlaşmacı, çeşitli
isimler altında oyun salonlarının
çoğalması ve gençlerimizin o taraflara
yönelmiş olması kitap okuma
alışkanlığını büyük ölçüde baltalamış
bu durumda hem mevcut kütüphaneler,
hem de kitap satış yerleri ile yayın
hayatına giren bunca kıymetli ve
yararlı kitaplarda adeta öksüz
bırakılmıştır. Halbuki zaman okuma
zamanıdır. Zira bilgi çağı, çok
okumayı ve yeni yeni bilgilerle
tanışmayı ve öğrenmeyi gerekli kılar.
Cehaleti yenmenin ve çağa ayak
uydurmanın iki yolu vardır. Bunlardan
birincisi tahsili belli ölçüde
tamamlamak, ikincisi ise okuyarak boş
zamanları en iyi ve en güzel şekilde
değerlendirmektir.
Gençler; stadyumları kahvehaneleri,
internet salonlarını ve genç yaşında
emekli olmuş olanlar da ya çay
ocaklarını veya çeşitli oyunların
oynanmış olduğu yerleri doldurmakta ve
günlerinin, boş vakitlerinin çok
önemli bir bölümü oralarda heba edip
gitmektedirler. Halbuki şehrin
muhtelif yerlerine okuma salonları
açılsa, buralara güzel ve faydalı
kitaplar alınarak ufak çaplı da olsa
bir kütüphane oluşturulsa hiç olmazsa
insanlarımızın bir kısmını oralara
çekmiş ve kitap okuma alışkanlığı
kazandırmış olabiliriz.
Herkes şunu iyi bilmeli ve gerçek
manada kabul etmelidir ki; yalnızca
televizyon dinlemekle, internette
zaman harcamakla, günlük gazeteleri
okumakla istenen kültür birikimi elde
edilemez. Onların hiçbiri kitabın
yerini tutamaz. Günlük gazeteyi
okuduktan sonra atarsınız, radyo,
televizyon ve internet yayınları gelip
geçici olup istediğiniz zaman onu
tekrar yayına koymak mümkün değildir.
Fakat kitap öyle değildir. İstediğin
yerde arzu etmiş olduğun zaman bir
kitabı defalarca eline alıp okumak ve
bilgileri tazelemek imkanı vardır.
Kütüphaneler Haftası münasebetiyle
bilhassa çocukların ve gençlerin yeni
baştan kitap sevgisi ve kitap okuma
alışkanlığı kazanması gerekir.
İnsan her ay harçlığından beş-on lira
gibi cüzi bir para ayırarak hoşuma
giden birkaç kitap almayı ve bunları
muntazaman okumayı çok güzel ve
yerinde bir alışkanlık haline
getirmelidir. Alıp ve okuduğu bu
kitapları yıpranmaması ve zayi
olmaması içinde evlerinin mütevazı bir
köşesinde küçük çaplı bir kitaplık,
bir kütüphane oluşturması ve
kitaplarını da orada koruma altına
alması lazımdır.
İçinde bulunduğunuz bu yılın
Kütüphaneler Haftası’nı bir fırsat
bilerek kitaba ve okumaya karşı yeni
bir barış kampanyası başlatmalıyız.
Böylesine faydalı adım atmış olan
gençleri canı gönülden kutlar, kitap
hususunda onlara kendi kitaplarımla
yardımcı olabileceğimi de beyan
ederim.

Veyis ERSÖZ
veyisersoz@yahoo.com
http://www.hakimiyet.com/yazi/17352/Kutuphaneler_haftasi.html