ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 ALTTA YER ALAN KONU BAŞLIKLARIMIZDAN DAHA ÖNCEKİ YAYINLARIMIZA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

 

Gaziler Günü

Ramazan Bayramı

Merhamet Ekseninde Allah,Aile ve Toplum

Peygamber'den Müjdeler

Hz. Peygamber'den Ramazan Müjdeleri"

Birliğimizin Çimentosu "Yaşayan Ramazan Kültürü"

Paylaşma Mevsimi Ramazan

& / & / & / & / &

-ON KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ

-ŞEHİT LUTFİ ÖZDEMİR

-ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMADIK

-SEVGİLİLER GÜNÜ

-YENİ YIL

-TUNCELİ İSYANI SAPTIRILIYOR

-YİRMİÜÇ NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI DOSYASI

-REGAİP KANDİLİ

-ONDOKUZ MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

-NEVRUZ TÜRK'ÜN BAYRAMI

-ÖĞRETMENLER GÜNÜ

-MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İSRAİL'İ ANLATIYOR

-KÜTÜPHANELER HAFTASI

-İSTİKLÂL MARŞIMIZIN KABULÜ

-ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

-ANNELER GÜNÜ

-ABD MALLARINI BOYKOT EDELİM

-BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ

-ANAMUR'A SAHİP ÇIKALIM

-TÜRKÇÜLER GÜNÜ

-OĞUZ BOYLARI (SOYUMUZ)

 

2.ULUSLARARASI KIBRIS SEMPOZYUMU PROGRAMI

 

 

MİRAÇ KANDİLİ

 

  

      MİRAÇ  NEDİR?

 

BABALAR GÜNÜ

*********

 

KIBRIS EL SANATLARI VE İŞLEMELERİ

www.anamurunsesi.com yazdı...

KIBRIS EL DOKUMALARI VE LEFKARA İŞLEMELERİ

Bu yıl 21-25 Eylül 2010 tarihleri arasında Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen "2.ULUSLARARASI KIBRIS SEMPOZYUMU" İzmir'de gerçekleştirildi. Kıbrıs Sempozyumlarından birincisi geçtiğimiz yıl düzenlenmiş ve Uluslararası katılımcılarla büyük ses getrmiş ve Kıbrıs'ın çeşitli problemleri ve bunlara çözüm önerileri gündeme getirilmişti.

Sorunların yanısıra bazı katılımcılar Kıbrıs, edebiyat ve sanatı ile kültürü üzerine bazı bildiriler sundular. Bu bildirilerden bazılarını sizlerle paylaşacağız.

Bu yıl düzenlen sempozyumun ise ikinci yıl da tecrübesi ile daha başarılı geçti.

Çok geniş bir katılımla gerçekleştirilecek olan Sempozyum'a çok sayıda siyasetçi, bilim adamı, yazar, şair davet edilmiş ve Türk Dünyasının her tarafından bilim adamları Kıbrıs'a ilişkin çeşitli bildiriler sunmuşlardır.

 Düzenlenen sempozyuma Azerbaycan-Bakü Kafkas Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümünden  katılan Genç Üniversite Öğretim Görevlilerinden Tarana MAMMADOVA program da bir başka Türk Dünyası KKTC'deki El sanatlarını ve Lefkara İşlemelerini ele alan bildirisini sundu.

 

Tarana Mammadova Bildirisini Sunuyor-İZMİR/Seferihisar-www.anamurunsesi.com

 

www.anamurunsesi.com wep sitesi olarak düzenlenmiş olan "2.ULUSLARARASI KIBRIS SEMPOZYUMU"ndaki, bilim adamlarının sunmuş olduğu bazı bildirileri sizlere sunuyoruz.

 

İlk bildiri Tarana MEMMADOVA'dan "KIBRIS EL DOKUMALARI VE LEFKARA İŞLEMELERİ"

 

 

     30/10/2010 Tarihinde anamurunsesi.com yazdı.


     Kıbrısın El Dokumaları, yanısıra Lefkara İşlemeleri

   
          ÖZET

    "El emeği göz nurudur" geleneksel el sanatlarımız. Kimi yüz yıllık, kimi bin yıllık bir geçmişin içinden süzülerek günümüze taşınır. Binbir emek ve sabırla yoğrularak tarihler öncesinden günümüze gelen dokumacılık da geleneksel el sanatlarımız arasında yer alıyor.

    Yüz yıllardır farklı medeniyetlerin hakimiyeti altında kalan Kıbrıs, yöresel el sanatları açısından birçok farklı kültürün sentezine dayalı bir zenginliğe sahip. Birçok uygarlığın izlerini mozaiğinde taşıyan Kıbrıs, el sanatları açısından tarihte hep önemli bir üne sahip olmuş. Krallara, kraliçelere, komutanlara sunulan Kıbrıs el sanatlarının nadide örnekleri, kişisel koleksiyonların gözde parçaları olmuş.

    Kıbrıs El Sanatları denilince, Örme Sanatı ve İyne işlemesi olan Lefkara İşlemesi en önemlilerindendir.

    Beş yüz küsür yıllık bir gelenek olan Lefkara nakış işçiliği, anneden kıza aktarılan bir gelenek. Lefkara İşi, Kıbrıs kültürünün yüzyıllardır değişmez simgesi olmayı sürdürüyor.

    Yüzyıllardır farklı medeniyetlerin hakimiyeti altında kalan Kıbrıs, yöresel el sanatları açısından birçok farklı kültürün sentezine dayalı bir zenginliğe sahiptir. Birçok uygarlığın izlerini taşıyan Kıbrıs, el sanatları açısından tarihte hep önemli bir üne sahip olmuştur. Krallara, kraliçelere, komutanlara sunulan Kıbrıs el sanatlarının nadide örnekleri, kişisel koleksiyonların gözde parçaları olmuştur.

    El sanatları açısından hayranlık uyandıran bir çeşitlilik ve zarafete sahip Kıbrıs kültüründe, yüzyıllardır belki de en çok rağbet gören parça ise, Lefkara İşi olarak bilinen nakış işçiliği. 1953 yılında İngiltere Kraliçesi’ne bir örneği sunulan Lefkara İşlemesi, adını Kıbrıs adasının güneydoğusunda yer alan küçük ve sevimli bir kasabadan alıyor. 1481 yılında Kıbrıs’a gelen Leonardo da Vinci, bir parça Lefkara İşi’ni Milano Katedrali’nde sergilemek üzere yanında götürmüş. Sonrasında, bu eşsiz parçanın ünü Milano’da yayılmış.

    Venedik işlemelerini kıskandıracak incelikteki Lefkara İşi’nin öyküsü ise, kendi güzelliği kadar müstesnadır.

    Besteci Vivaldi’nin, bütün o muhteşem eserlerini nasıl bestelediği anlatılırken, Venedikli kızların eteklerindeki zarif işlemelerden ilham aldığı söylenir.İşlemeleri çok seven Venedikliler, Kıbrıs’ı 15. yüzyılda hakimiyetleri altına aldığında, Lefkara’da halihazırda nakış işçiliği yapıldığı biliniyor. Venediklilerin çok ilgi göstermesi ile ünlenen Lefkara işlemelerinin üretimini artırmak için o dönemde köyde kurslar açılmış. Lefkaralı genç kızlar ve civar köylerden gelen kızlar, Lefkara'ya özgü bu nakış işçiliğini bu kurslarda öğrenmişler.

    Zenginliğin en önemli simgelerinden biri olan gösterişli işlemelerin çok rağbet gördüğü Venedik’te, İtalyan tüccarların Kıbrıs’tan götürdüğü Lefkara İşi işlemeler kısa sürede önemli bir yer edinmiş. Venedikli genç hanımlar, balolarda bu muhteşem işleme yapılmış kıyafetlerle gösteriş yapıyorken, Lefkara halkı da dantel ihracatından önemli gelir elde etmeye başlamış. Kısa sürede, civar köylerden gelen kızların da katılımıyla, Lefkara nakış işçiliği, bölgede önemli bir üretim ve geçim kaynağı olmuş.

    Bildiride, konu daha ayrıntılı biçimde anlatılacak ve görsel malzemelerle desteklenecektir.

    Anahtar kelime: Kıprıs, Leonardo da Vinci, el işlemesi, Lefkara,  el sanatı, dokuma.

Tarana Mammadova Bildirisini Sunuyor_1-İZMİR-www.anamurunsesi.com

             *  *  *  *  *  *  *   *   *   *

    Kıbrıs’ın El Dokumaları, yanısıra Lefkara İşlemeleri

    El emeği göz nuru olan geleneksel el sanatlarımız, geçmişin içinden süzülerek günümüze taşınmıştır. Binbir emek ve sabırla yoğrularak tarihler öncesinden günümüze gelen dokumacılık da geleneksel el sanatlarımız arasında yer alıyor.

    Yüzyıllardır farklı medeniyetlerin hakimiyeti altında kalan Kıbrıs, yöresel el sanatları açısından birçok farklı kültürün sentezine dayalı bir zenginliğe sahiptir. Birçok uygarlığın izlerini taşıyan Kıbrıs, el sanatları açısından tarihte hep önemli bir üne sahip olmuştur. Krallara, kraliçelere sunulan Kıbrıs el sanatlarının nadide örnekleri, özel koleksiyonların gözde parçaları olmuştur.

    Kıbrıs El Sanatları denilince, Örme Sanatı ve İyne işlemesi olan Lefkara İşlemesi en önemlilerindendir.

    Kıbrıs adasının eskiden sulak alan olduğu bilinmektedir. Bu nedenle kamışların bolluğundan yararlanılarak, ayrıca çeşitli bitkilerin yetiştirilerek gerek saplarından, gerek liflerinden gerekse de gövdelerinin inceltilerek parçalara ayrılması ve bu parçaların örülmesi ile üretilen el sanatlarını içerir. Kendiliğinden yetişen veya kültürü yapılan bazı bitkilerin sapını, yapraklarını, ince dallarını ya olduğu gibi ya da yararak ince şeritler haline getirdikten sonra çeşitli şekillerde değerlendirme işidir. Kıbrıs’ta örücülüğün en yaygın olduğu yerler Mesarya ve Karpaz bölgeleridir.

    Yakın tarihimize kadar köy insanının tarıma dayalı faaliyetleri içerisinde, kamış örücülüğünden üretilen eşyalar kullanılmakta idi.Kaynaklara gore, birçok insanın geçim kaynağı olan kamış örücülüğünün, günümüzde sepetlerin yanısıra bu dalda yeni ve modern modeller geliştirilerek hala ekonomik cazibesini koruduğu gözlemlenmektedir. Günümüzde kamıştan tek kollu sepet, çift kulaklı çamaşır sepeti, sebzelik, ekmeklik ve çeşitli süs eşyası için aksesuarlar yapılıyor.

    Kalem örücülüğü buğday bitkisi saplarının örülmesi ile çeşitli kullanım imkanları sunmaktadır. Sini (sesta veya paneri) en yaygın üretim çeşitlidir. Yemek masası, kurutma tahtası gibi kullanım alanı vardır.

    Kullanılmayan veya işi biten sele duvardaki çiviye asılarak süs eşyası görevini de görür. Sele, hafif derin olarak üretilmekte ve daha fazla saklama kabı (ekmek) veya meyvelik olarak kullanılmaktadır. (Resim 1-2)

 

    Resim 1. Örme sepet.

 

    Resim 2. Süs eşyası.

    Kaynaklara gore, 1960’lı yıllara gelinliğinde yok olmaya yüz tutan bu el sanatımız, bugün Mesarya bölgesinde özellikle Serdarlı (Çatoz) köyünde önemli uğraş ve gelir kaynağı haline geldiği belirtilmiştir.

    Bir başka örme çeşitli olarak Hurma örücülüğü de vardır. Hurma dalları örülerek zembil ve yelpaze yapılmaktadır. Boyanarak da kullanılması mümkün olan hurma dallarından daha çok göz alıcı zembiller üretiliyordu. Zembiller, hafif ve gösterişli olmalarından dolayı daha çok tercih edilirlerdi. Çok eski çağlardan günümüze ulaşan bu el sanatı bugün yok olmakla karşı karşıyadır.

    Ada küçük yapısına rağmen inanılmaz boyutta dokuma tekniğine ve bol çeşide sahipti. Yakın geçmişimize kadar her evde hemen hemen bir el tezgahı bulunmaktaydı. Kaynaklara göre, 1955’li yıllara kadar ipek böceği yetiştiriciliği ve ipek dokumacılığı önemli uğraşlar arasında idi. Kuzey kıyı şehirlerinden Karava ve Lapta’da dut ağaçlarının bolluğundan dolayı ipek böceği yetiştiriciliği dolayısı ile yüksek kaliteli ipek dokumacılığı yaygındı.

    Alaca renkli dokumalar Meserya ovası yöresinde tarım ürünlerinin bolluğundan faydalanılarak üretilmekte idi. Karpaz yöresinde ise daha canlı renkte dokumaların yapıldığı görülmektedir. (Resim 3)

    Resim 3. Karpaz yöresi dokuma.

    Güzelyurt’ta ise keten dokumacılığı yapılmaktaydı. Yok olmakla karşı karşıya olan uğraşlar, günümüzde Mesarya Ovası yöresindeki Cihangir (Ebiho-Abohor) köyünde düz, tek renk dokumalar şeklinde hala varlık göstermeye devam etmektedir. İpek, pamuk ve keten dokumacılığı neredeyse tarihe karışmıştır.

    Yedi yüz yıllık bir gelenek olan Lefkara nakış işçiliği, anneden kıza aktarılan bir gelenektir. Lefkara İşi, Kıbrıs kültürünün yüzyıllardır değişmez simgesi olmayı sürdürüyor.

    Farklı medeniyetlerin hakimiyeti altında kalan Kıbrıs, yöresel el sanatları açısından birçok farklı kültürün sentezine dayalı bir zenginliğe sahiptir. Birçok uygarlığın izlerini taşıyan Kıbrıs, el sanatları açısından tarihte hep önemli bir üne sahip olmuştur.

    Krallara, kraliçelere sunulan Kıbrıs el sanatlarının nadide örnekleri, kişisel koleksiyonların gözde parçaları olmuş. (Resim 4-5)

    Resim 4. Lefkara işi işleme.

    Resim 5. Lefkara işi işleme.

    El sanatları açısından hayranlık uyandıran bir çeşitlilik ve zarafete sahip Kıbrıs kültüründe, yüzyıllardır belki de en çok rağbet gören parça ise, Lefkara İşi olarak bilinen nakış işçiliğidir. Kaynaklara göre, 1953 yılında İngiltere Kraliçesi’ne bir örneği sunulan Lefkara İşlemesi, adını Kıbrıs adasının güneydoğusunda yer alan küçük ve sevimli bir kasabadan alıyor. 1481 yılında Kıbrıs’a gelen Leonardo da Vinci, bir parça Lefkara İşi’ni Milano Katedrali’nde sergilemek üzere yanında götürmüş. Sonrasında, bu eşsiz parçanın ünü Milano’da yayılmış.

    Venedik işlemelerini kıskandıracak incelikteki Lefkara İşi’nin öyküsü ise, kendi güzelliği kadar müstesnadır.

    Kaynaklara göre, Besteci Vivaldi’nin, bütün o muhteşem eserlerini nasıl bestelediği anlatılırken, Venedikli kızların eteklerindeki zarif işlemelerden ilham aldığı söylenir. İşlemeleri çok seven Venedikliler, Kıbrıs’ı 15. yüzyılda hakimiyetleri altına aldığında, Lefkara’da o dönemde de nakış işçiliği yapıldığı biliniyor.

    Lefkara köyü günümüzde Kıbrıs’ın güneyinde kalmış. Ancak Kıbrıs’ın ikiye bölünmesi sebebiyle yaşanan göçler, özellikle 1974 yılı sonrasında Lefkara işi Ada’nın değişik bölgelerindeki köylerde yapılmaya başlanmış.

    Resim 6. Lefkara işiyle yapılmış çanta, telefon, gözlük ve şişe kılıfları.

    Lefkara’da yaşayan genç kızlar bu işlemeleri annelerinden, yada civar köylerdeki kadınlardan öğreniyorlardı. (Resim 6.) Lefkara işinin güzelliği, zarafeti ve ekonomik katkısının yanında sosyal bir işlevi de bulunuyor. Büyük dikkat ve sürekli sayma gerektiren Lefkara işi ancak el alışkanlığı ile işlenebiliyor. Bunun için de iş usta-çırak ilişkisine kalıyor. Değişik jenerasyonlar arasında sürekli iletişimi sağlayan Lefkara işi kuşak çatışmalarının da en aza inmesine katkı sağlıyor. Lefkara işi işlenirken örtülerin üzerindeki işlerin tümü genellikle tek bir elden çıkmıyor. Çok saymalı ve ağır olan nakışın içini gençler, simbi denilen kenarları yaşlılar, gaco denilen iç ajurlarıysa Lefkara işini yeni öğrenen küçük kızlar işliyor. Lefkara işinin orijinal işleme tekniği sert bir yastık üzerine yerleştirilerek yapılıyor. Kaynaklara gore, son zamanlarda kasnak kullanımı da yaygınlaşmış bulunuyor. Bir de her köye ait tek bir iş bulunuyor. Örneğin, bir köy sadece yıldız, diğeri hurmalı kare, öteki de sadece dere nakışı işliyor. Tek bir nakışta uzmanlaşan köy kadınları çok daha çabuk işleme yapabiliyor. Nakışların hepsinin doğadan esinlenerek ortaya çıktığı biliniyor. Örneğin, yıldız nakışı yıldızdan, hurmalı kare hurma yaprağından, fincan işi mozaiklerden, dere nakışı da dere akışından etkilenilerek ortaya çıkmıştır.

    Lefkara işinin özellikleri şunlardır;

    -İrlanda’dan ithal keten dokuma kumaş üzerinde işlenir,

    -Fransız ipliği ile örülür,

    - Merserize iplik kullanılır, beyaz, kahve ve bej olmak üzere üç renkten oluşur,

    -En önemli özelliği, ters ve yüzünün olmamasıdır,

    -Geleneksel çizim ve örnekler, kesme ve örme ile çalışılır.

    Resim 7. Dere nakışlı Lefkara işi.

    Lefkara işinin nakışları arasında en ünlü olanı dere nakışıdır. (Resim 7) Bunun iki sebebi var. Birincisi; dere nakışının yapan kişinin hayal dünyasıyla çok daha güzelleşebilmesidir. Hayal gücü güçlü olan kadınlar çok farklı dolgularla dere nakışını zenginleştirebiliyorlar. Dere nakışında kesik ve dolgu yan yanadır. Her kadın bu nakışa yaptığı katkılarla işlemesine kendi imzasını atmış oluyor. Böylelikle, bir dere nakışının diğerinden çok farklı olduğunu ve bu işlerde yaratıcılığın önemli olduğunu hemen fark edebilirsiniz. Dere nakışının ünlü olmasının ikinci önemli nedeniyse ünlü ressam Leonardo da Vinci’nin Kıbrıs’ı ziyaret etmiş olması ve de Lefkara işinin dere nakışına hayran kalmasıdır. Kaynaklara göre, Venedik’in son kraliçesi Katerina Cornora dönemi’nde büyük ressam Leonardo da Vinci Kıbrıs’a gelmiş, Lefkara işi bir örtü satın almış ve bu örtüyü daha sonra Duomo’da Milano’nun kutsal St. Trabezas Katedral’ine bağışlamış. Katedrale ziyarete gelen herkes bu nakışla tanışmış ve hayran kalmıştırlar. Leonardo da Vinci dere nakışına olan hayranlığını İsa’nın havarileri ile birlikte yediği son yemeği gösteren “Son Akşam Yemeği” adlı tablosunda da kullanmıştır. (Resim 8.)

    Resim 8. Leonardo da Vinci’nın ‘ Son Akşam Yemeği’ adlı tablosu.

    Tablodaki masa örtüsünün iki kenarında yer alan dere nakışı böylelikle, asla unutulamayacak bir önem kazanmış, ölümsüzleşmiştir.

    Sonuç olarak; Köklü tarihi geçmişi olan Kıbrıs'ın el sanatlarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için bildiride adı geçen köylerde el sanatı kursları düzenlenmektedir. Bu da yüzyıllardır süregelen el sanatlarımızın yaşatılması adına önemli bir adımdır.

 

 

Tarana MAMMADOVA
Qafqaz Üniversitesi
Kültür Şubesi Öğretim Görevlisi
Bakü/ AZERBAYCAN

          KAYNAKÇA:

      Afet DEĞİRMENCİ, İstanbul Kıprıs Konsolosluğu Turizm Şubesi
    
www.msxlabs.org/...kibris.../
    
www.kibrisca.com/kibris-el-sanatlari

Tarana Mammadova Doç.Dr. Ulvi KESER'den Teşekkür belgesini aldı-www.anamurunsesi.com

 HABERİMİZ TOPLAM DEFA OKUNMUŞTUR 

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]