|
BAŞBUĞ
ALPARSLAN
TÜRKEŞ
ÖZEL
YAYINIMIZ
BAŞLIKLARDAN KONULARA ULAŞIN
-BAŞBUĞLAR
ÖLMEZ Mustafa YILDIZDOĞAN'dan DİNLEYİN
-MİLLİYETÇİLİK
-BAŞBUĞ’DAN
ÖZLÜ SÖZLER
-BİR
NESLİ YETİŞTİREN ADAM
-BAŞBUĞ’UN
DIŞ POLİTİKASI
-TÖREN(Şiir)
-A.
TÜRKEŞ’İN ARDINDAN
-BOZKURTLARIN
DOĞUMU
-EMREDİN
BAŞBUĞUM
-OZAN
SÖZÜ
-ADI:ARSLAN
-AŞKA
DAİR
-CENNETE
UĞURLARKEN DUYGULAR
|
ARDINDAN YAZILANLAR
____________________________________________
CENNETE
UĞURLARKEN DUYGULAR
Düşünce âlemi, duyguları ve eylemleriyle kâmil bir "alperen"
dediğim Türkeş'i, milyonların uğurlama
gününde... Ta Bayındır Tıp Merkezi'nden
alınıp, namazı kılındığı, kabrinin bütün
vatan ulu Türkistan ve Kıbrıs toprağıyla
örtüldüğü dakikaya kadar, onu gösteren
TV'lere dalmışım, bir daha gözümü
alamamışım... Orada gördüklerim var,
birlikte veya tek başına hatıralarım var,
işittiklerim, hissettiklerim, duyduklarım
var.
Türkeş'in o her zaman ki ferah ve mutlu
gönlüyle Rabbimize teslim olacağı;
milletini sevip hizmet edenlerin Allah
katında dahi makbul olacağı şüphesizdir.
İşte sanki onun cennet yolculuğunu
kolaylaştırmak için, kabrinin üzerine
Mekke ve Medine'den birer avuç misk-ü
amber gibi Peygamber kokusu getirmişler.
Dikkat ettiniz mi: 8 Nisan Salı günü bütün
Ankara (bugüne kadar hiçbir gün olmadığı
ölçülerde) bir büyük mabet hüviyetine
büründü. Karlar serpen gökyüzü bir
heybetli kubbe idi. Oğuz Han'ın, bütün
kıtalarıyla yeryüzünü kaplamış hâlde
gördüğü o Türk yapısı kubbenin altında her
taraf Kur'an sesi idi, tekbirdi,
salâvattı, mevlitti, beş vakit namazdı.
Zaman zamanda cenâze namazı oldu.
Türkiye'nin ve tekmil Türk ilinin, İslâm
diyarlarının devlet, hükûmet reisleri
namazda, Türk âleminin gençleri ise duada,
senada idiler: Bu millet büyüğü Başbuğ'un,
Ankara'dan başlayarak, Türklerin bulunduğu
her yerde, (dahi yüzmilyonlarca evde)
dünya âleme böyle bir din günü yaşatması,
bugünkü millet ve milliyet ufkumuzda,
İslâm'la Türk'ün birleşen ve birleşerek
yükselecek olan bahtına ayrı bir saadet
müjdesi oluverdi.
Dinlediğim konuşmalar arasında, Sayın Sadi
Somuncuoğlu, yakışır bir karşılaştırma
yaparak: "Türk Ocakları I. Cihan
Harbi'nden önce kurulup, Çanakkale'nin ve
İstiklâl Harbi'nin ruhunu hazırladı. Ülkü
Ocakları da (şu cenazede görüldüğü üzere)
yükselecek Türkiye'nin müjdelerini
veriyor." mealinde konuştu. Sevgili
Başbuğ'un İslâm'la, Osmanlı ile, yani öz
benliğimizle daha fazla kaynaştırdığı Ülkü
Ocakları milliyetçiliği, inşallah artık
acı günler görmeyecektir, kılıcımızdan
ziyade kalbimizin şehitsiz ve kansız
zaferlerini sağlayacaktır.
Konuşan dostlardan N.K. Zeybek
dahi, rahmetli Başbuğ'un Tek parti diktası
zulmüne uğratılan 1940 Türkçüleri ile
beraber tabutlukları yırtarken gördüğü
"Turan" rüyasının, T.C.'nin, 21.yüzyılına
ne inanılmaz bir Türk dünyası ve refah
ufku kazandırdığı üzerinde durdu. Sovyet
Rusya'nin yıkılması gerektiğini ve
yıkılacağını, 1944'ün bir avuç cefakâr
milliyetçisi (Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Zeki Velidi Toğan, Orhan Şaik
Gökyay, İsmet Tümtürk, Hamza Sadi Özbek ve
adını sayamadığım daha birkaç ölümsüz dava
eri) ve birlikte ilk söyleyenlerden birisi
Alparslan Türkeş'ti. O Alparslan Türkeş
ki, onu ve arkadaşlarını, alçak korkuları
ve bozuk soyları yüzünden, "Türklük ve
Turan rüyası gördüğü için" tam iştahla
işkencelere atmışlardır...
O Alperen Türkeş ki 27 Mayıs 1960'ta,
CHP'nın kışkırttığı ve soysuzlaştırdığı
"27 Mayıs İhtilâli" ne katılıp
"kudretli
albayımız" olması, Allah'ın milletimize
bir lütfudur. O Başbuğ Türkeş ki, sonradan
CHP uyduları, kendisini ve arkadaşlarını
sürgüne gönderdikleri için, milletçe
lânetlenmiş ve hacıl olmuşlardır... Millî
kahraman Türkeş ki, 1980'de, ülkenin zayıf
günlerinden istifade ederek iktidarı ele
geçiren dedikoducu ve hasetçi diktatörler
tarafından dört yıl daha hapse atılmıştır.
İşte onlar da, ona zulmeden ABD'ci,
Sovyetçi korkaklar da daha yaşarken,
şimdi, utançtan ölmüşlerdir. Merhum Yüce
dost ve milliyetçilik zaferlerimizin
gazisi Alparslan Türkeş hakkında, daha
kitap dolusu söyleyeceklerim var... Üç
dört gündür yazdım. Daha görüşlerimizi
Türk Edebiyatı dergimizin Mayıs sayısında
okuyunuz lütfen... Onu tabutluklarda
inletenler, Türk dünyası sevgisini, bu
millete haram, İslâm dini tekbirini, Türk
milletine yasak eden zavallılar, Türk
gençliğinin komünizme, büyük şehitler
veren mücadelesini, yıllar boyu zindan
acıları ile "mükâfatlandırılan" ABD ve
SSCB'ce yönlendirilmiş korkaklar... Vatanî
istiklâlsiz bırakmak için, bugün hâlâ
milletimizi demokrasimizden mahrum etmeye
kalkan cahil ve kaba cibilliyetsizler...
Cenab-ıHakk'ın, merhum Başbuğ'u yakınına
alarak verdiği bu son uğurlama dersi!
inşallah anlamışlardır. Türk gençliğinin,
milyonlar hâlinde verdiği; "Geçmişin kin
ve kötülüklerini unut! Geleceğin, millî,
iktisadî, ilmî yükselişine kol kanat ver"
şeklindeki bu güçlü ihtar, bizi devletsiz
ve anarşi
içinde bırakmaya kalkan medya ve parti
mensuplarının da umarım kulaklarında
çınlayacaktır.

AHMET
KABAKLI
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
|