ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

ANAMUR
Tarihçe
Coğrafi Durum
Yönetim
Turizm ve Tarım

 

 

 

BERAT GECESİ-VEYİS ERSÖZ YAZISI

 

 

TARİHİN DİKİZ AYNASI

 

 

MİRAÇ KANDİLİ ÖZEL DOSYA

  

 

 

      MİRAÇ  NEDİR?

 

BABALAR GÜNÜ

ALTTA YER ALAN KONU BAŞLIKLARIMIZDAN DAHA ÖNCEKİ YAYINLARIMIZA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

-ON KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ

-ŞEHİT LUTFİ ÖZDEMİR

-ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMADIK

-SEVGİLİLER GÜNÜ

-YENİ YIL

-TUNCELİ İSYANI SAPTIRILIYOR

-YİRMİÜÇ NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI DOSYASI

-REGAİP KANDİLİ

-ONDOKUZ MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

-NEVRUZ TÜRK'ÜN BAYRAMI

-ÖĞRETMENLER GÜNÜ

-MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR İSRAİL'İ ANLATIYOR

-KÜTÜPHANELER HAFTASI

-İSTİKLÂL MARŞIMIZIN KABULÜ

-ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

-ANNELER GÜNÜ

-ABD MALLARINI BOYKOT EDELİM

-BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ

-ANAMUR'A SAHİP ÇIKALIM

-TÜRKÇÜLER GÜNÜ

-OĞUZ BOYLARI (SOYUMUZ)

 

*********

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

BERAT KANDİLİ İLE İLGİLİ BİR DOSYA HAZIRLADIK.UMARIZ BEĞENİRSİNİZ...

     Bugün Berat Kandili Kutlanıyor...

    İslâm Dünyasında tüm Müslümanlar bu akşam Ramazan'ı müjdeleyen Berat Kandili'ni idrak edecek.

    Bir yıllık günahın-sevabın, iyiliğin-kötülüğün Allah katında değerlendirileceği bir gün olması medeni ile büyük öneme sahip.

    Bir yıllık muhasebelerin değerlendirildiği bu gecede inanlar Yüce ALLAH’tan(C.C.) kendileri için, insanlık ve İslam âlemi için af ve mağfiret dileyecekler.

    Günahlarının affını isteyecekler ve hamt ve dua edecekler.

      www.anamurunsesi.com

  __________________________

15.07.2010 tarihinde www.anamurunsesi.comyazdı.

 

 BERAT KANDİLİ  

   ARINMA GECESİ

   Arınma ve Kurtuluş Vesilesi

   Şaban ayının 14. gününü 15'ine bağlayan geceye Berat Gecesi denir. 15'İ 16' ya bağlayan Temmuz ayının Cuma gecesi  Berat Gecesi’dir.

   Aslı “Beraet” olan ve Türkçe’ye “Berat” olarak giren bu kelimenin sözlük anlamı: “Borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan kurtulmak”. Dinî literatürde ise: “Günahlardan arınmak, temize çıkmak, ilahî af ve rahmete nail olmak” manasını ifade etmektedir.

   Buna göre Berat gecesi, ALLAH Teâlâ’nın affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlardan arınmasına ve kurtuluşlarına bir vesiledir.

   ALLAH Teâlâ, bu mübarek gecede, kendisine yönelip af dileyen mümin kullarına, cehennemden kurtuluş beratı verir. Berat gecesine, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle: “Mübarek”; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle: “Beraet”; kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle: “Rahmet”; geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle: “Beraet ve Sakk” adı da verilir.

   Muaz b. Cebel (ra)'dan rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “ALLAH-u Zülcelal Şaban’ın onbeşinci gecesi bütün yaratıklarına muttali olup, onların hepsini bağışlar. Ancak müşrik ve münafığı bağışlamaz.” (Taberani, İbn Hıbban)

   Berat gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Berat Gecesi’ni, bu derece yücelten husus, Berat gecesinin kutsiyeti, Kur’an-ı Kerim’in bu gecede Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına indirilmiş olması ile alakalıdır.

   Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Hâ Mîm. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Duhan; 1-6)

   Ayet-i kerimede geçen: “Mübarek gece”den maksat, bazı müfessirlere göre: Berat gecesidir. Bu tefsir sahiplerinin sahih kabul ettiği rivayetlere göre: Kur’an-ı Kerim’in tamamı, bu gecede Levh-i mahfuz’dan dünya semasındaki Beyt-i Ma’mur’a indirilmiş, sonra da Kadir gecesinden itibaren Cebrail (as) vasıtasıyla Peygamber Efendimiz (sav)e peyderpey indirilmiştir.

   Ayrıca Kıble’nin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin; hicretin ikinci yılında, Şaban ayının 15’inde vuku bulması da bu geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.

   Kaderler Bu Gece Yazılır

   Berât gecesi, ilâhî emirlerin Levh-i Mahfûz’da yazılmasına başlanır. Kâtip melekler bu geceden, gelecek seneki aynı geceye kadar olan olayları yazar ve bu “Kadir gecesi” bitirilerek, rızıklara ait nüsha Mikail (as)’a; musibetlere ait nüsha Azrail (as.)’a; harplere, zelzelelere, yıldırımlara, çöküntülere ait nüsha da Cebrail (as)’a teslim olunur.

   Osman b. Ahnes (ra)’den rivayete göre, Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Şaban’dan Şaban’a eceller belirlenip (görevli meleklere bildirilir), o kadar ki adam evlenir, çocuğu olur, oysa ismi ölecekler arasına (yazılıp) belirlenmiştir.” (Beyhakî, Şuabu’l-İman, 3/386, No:3839, Deylemi, Firdevs, 2/73, No:2410)

 

   Peygamberimiz Gibi Değerlendirelim

   Peygamber Efendimiz (sav)’in Şaban’ın onüçüncü gecesi yaptığı dua üzerine ulu ALLAH'ın kendisine ümmetinin üçte biri üzerine şefaat yetkisi verdiğini, ondördüncü gecesi yaptığı dua üzerine kendisine ümmetinin üçte ikisi üzerine şefaat yetkisi verdiğini ve onbeşinci gecesi dua etmesi üzerine ısrarla ALLAH'ın emrinden kaçanlar dışında kalan bütün ümmeti üzerine şefaat yetkisi verildiğini bildiren bir rivayete dayanarak, Şabanın onbeşinci gecesine “Şefaat Gecesi” adı verilmiştir.

   Hadis-i şeriflerde geçtiği gibi Peygamber Efendimiz (sav) Şaban ayı ve berat gecesine çok önem vermiştir.

   Şaban ayının içindeki berat gecesinde Peygamber Efendimiz (sav) günümüz insanları gibi oturup, yiyip içmemiş, ibadetten uzak durmamıştır. Biz de berat gecesinde vaktimizi ibadetle geçirmek suretiyle Peygamber Efendimiz (sav)'e mutabaat edelim.

   Hz. Aişe (ra) anlatır: “Resulullah (sav) geceleyin kalkıp namaza durdu. Secdeyi o kadar uzattı ki, ruhunu teslim ettiğini zannettim. Onu böyle hareketsiz görünce kalkıp başparmağını hareket ettirdim, hareket edince geri yerime döndüm ve secdesinde şöyle dua ettiğini işittim;

   “Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınırım, senden yine sana sığınırım. Ben seni senin kendini övdüğün gibi övemem.”

   Başını secdeden kaldırıp namazdan ayrılınca: “Ey Aişe! -Bir rivayete göre Humeyra!- Resulullah (sav)’in senin hakkını yerine getirmediğini mi zannettin? Buyurdu. Ben: “Hayır, vallahi Ya Resulallah! Secdeyi uzatmandan dolayı ruhunun kabzedildiğini zannettim.” dedim.

   Bunun üzerine Resulullah (sav): “Bu gece hangi gecedir, biliyor musun?” dedi. Ben: “ALLAH ve Resulü daha iyi bilir” deyince şöyle buyurdu: “Bu Şaban’ın onbeşinci gecesidir. ALLAH -Azze ve Celle- Şaban’ın onbeşinci gecesinde kullarının haline muttali olur (değerlendirir), bağışlama dileyenleri bağışlar, yardım dileyenlere yardım eder, kin tutanları oldukları gibi mağfiretinden geri bırakır.” (Beyhaki)

   Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: “İki bayram gecesini, Şaban ayının ortasındaki onbeşinci geceyi ibadetle kim canlandırırsa, kalplerin öldüğü gün, onun kalbi ölmez.” (İbn Mace)

   Hz. Aişe (raa) şöyle anlattı: Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: “Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, yüce ALLAH dünya semasına nüzul tecellisi eyler, Beni Kelb Kabilesi’nin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi bağışlar; hatta daha da fazlasını.”
(Beyhaki)

   Resulullah Efendimizin, diğer kabileleri değil de, özel olarak Beni Kelb kabilesini anlatması şu sebebe dayanır; onlar, hem şahıs olarak, hem de sürü olarak diğer kabilelerden daha fazladır.

   Bu mübarek gecenin duası şöyledir:

   “Allahumme in kûnte ketebte ismî şegiyyen fî divan'il-eşgiyâi femhuhu vektûbni fî divan'is-suadâi ve in kûnte ketebte ismî saîden fî divân'is-suadâi fesbuthu feinneke gulte fî kitâbik'el-kerîmi: Yemhullâhu ma yeşâu ve yusbitu ve indehû ummul-kitâb”

   Bu duanın manası şöyledir:

   “ALLAH’ım. İsmimi bahtsızlar (şakiler, günahkârlar) divanında (defterinde) bahtsız olarak yazmış isen, onu sil; beni mutlular (saidler, iyi kişiler, sana lâyık olan kullar) divanına yaz. Eğer ismimi mutlular divanına mutlu olarak yazmış isen, orada sabit tut; bırak. Sen Kur'an-ı Kerimin de, Ra’d Suresi’nin 39. ayetinde şöyle buyurdun: “ALLAH, dilediğini siler: dilediğini de sabit tutup olduğu gibi bırakır.” (Ra’d; 39) (Bu dua, Aliyyü’l-Kari'den alınmıştır.)

   ALLAH-u Zülcelâl hepimize Şaban ayını ve Berat gecesini ibadetle, zikirle geçirmeyi ve Peygamber Efendimiz (sav)'e tam manasıyla mutabakat etmeyi nasip etsin.

   MUHAMMET HAMZA KAFKASLI

http://forum.islamiyet.gen.tr/berat-kandili/63767-arinma-gecesi.html 

________________________________________________________________

        BERAT KANDİLİ

    Berât Gecesi, Kameri takvimin 8. ay'ı olan Şaban'ın 15. gecesidir. Önümüzdeki 15/16 Temmuz Cuma'yı Cumartesi’ye bağlayan gecedir. Bu vesile ile Berât Kandilinizi tebrik eder, her iki cihanda kurtuluşa erenlerden olmamızı Yüce Mevla’dan niyaz ederim.

    Berat kelimesi, sıkıntıdan, borçtan, suç ve cezadan kurtulmak, beri olmak anlamına gelir. Berât, Berâet kelimesinin kısaltılmış şeklidir.

    Berât Geceside, günahlardan, işlenen manevi suçlardan kurtuluş berâtının yazılıp verildiği bir gecedir.

    Bu gece Müminler, mağfirete ermek ve günahlardan temizlenmek için dua ve niyazlarını artırmalıdırlar. Yüce Allah (c.c.) bu gecede, dili ve kalbi ile kendisine yönelenleri ve kendisinden bağışlanmalarını İsteyenleri, affetmekte ve bağışlamaktadır. Yeter ki, Müslüman tam bir dil ve gönül bağı ile Allah (c.c.)'a yönelmiş olsun.

    Bu gece, her insanının mukadderatının tayin edildiği bir dönüm zamanıdır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.): “Esirgeyenlerin en merhametlisi olan Cenab-ı Allah, Şaban ayının 15. gecesi kullarına keremi ve lütfü ile tecelli eder. Müminlerin günahlarını af buyurur. Kafirlere mühlet verir.” buyurmuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), çok feyizli ve bereketli olan bu geceyi uyanık bir şekilde geçirmemizi bize tavsiye ediyor ve şöyle buyuruyor: “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, O geceyi ibadetle ihya ediniz ve gündüzünü de Oruçlu geçiriniz. Çünkü Allah’u Teâla O gece güneş doğuncaya kadar dünya alemine rahmet nazarı ile tecelli eder ve buyurur ki : “Yok mudur bağışlanmak isteyen, bağışlayayım? Yok mudur rızk isteyen, rızıklandırayım? Yok mudur hastalıklarına şifa isteyen, şifasını vereyim? Daha ne gibi dilekleri olanlar varsa istesinler vereyim”

    Şu halde bizlerde Peygamberimizin bu ikaz ve buyruğuna kulak açıp gönül vererek, bu ve benzeri geceleri namaz kılıp, Kuran-ı kerim okuyarak, dua ederek. Yüce Allah’ımızdan bağışlanmamızı dileyerek, gündüzünü de oruç tutarak geçirmeliyiz. Aynı zamanda bu gece bir Muhasebe gecesidir. Bütün sene içinde işlenen sevap ve günahların Muhasebesini yapmalıyız. Bunun için bu mübarek geceyi tövbe ve istiğfar, taat ve ibadetle geçirmek kazançlarının en iyisidir. Bu geceye mahsus, kesin bir ibadet şekli yoktur. En doğrusu, ihlası tam olmak üzere, namaz kılarak, dilediği nafile ibadetlerde bulunarak istiğfar edip Cenab-ı Allah'a yalvarmak, Kuran-ı kerim okuyup v.b. ibadetlerle dopdolu olmak gerekir.

    Bir hadis-i Şerifte: “Şa’ban ayının on beşinci gecesi ile iki bayram gecesi ibadette bulunanın kalbi ezeli nûr ile parlar.” buyrulmuştur. Bu gece hadiste belirtildiği gibi “Allah'ın azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Senden yine sana iltica ediyorum. Şanın yücedir.” diye dua edilmelidir. Ayrıca fakirlere, darda kalmışlara, kimsesiz yetimlere yardım elimizi uzatmalıyız. Ölülerimizi rahmetle anmalı, okuduğumuz Kur-an'ı Kerimden hasıl olan sevabı göndererek ruhlarını şad etmeliyiz.

    Müslüman şirk koşmamalı ve kul hakkına girmemelidir. İçki müptelası olup, terk etmeyenler, akraba ile irtibatı kesenler, ana babaya asi olanlar, bu yanlışları devam ettirdikleri sürece affa kavuşmayacaklar, işledikleri amellerin sevap ve günahlarının hangisi daha çoksa ona göre mükafat veya ceza verilecektir.

    Ehli Sünnet İtikadına göre, içki içen, cimrilik eden, kin güden, ana babaya isyan v.b. günahları işleyenlerin kafir olmayacağı beyan edilmiş,büyük günah işlemiş olacakları belirtilmiştir. İmanı sağlam ise günahlarının cezasını çektikten sonra kişi cennete girecektir. Sevapları günahlarından daha çok olanlar Cehenneme girmezler ve doğrudan Cennet’e giderler denilmektedir.Fakat yapılan yanlışlar çoğaldıkça, amellerin yanlışlığı, iman’ın korunmasını da zorlaştırmaktadır. Bundan dolayıdır ki; Müslüman Allah’ın emirlerine aykırı davranışlarını terk etmeli, pişman olup tövbe ederek kendini affettirmeye çalışmalıdır.

    Cenab-ı Allah (c.c.), Ümmet-i Muhammedi bu geceyi ihya edenlerden ve bu gecede yapılacak dualar hürmetine Berât eden Müslümanlardan eylesin. Bu gecenin Alem-i İslam’a hayırlara vesile olmasını da Cenab-ı Haktan niyaz eder, sıhhat ve afiyetler dilerim.

 

   

 

Ömer Lutfi ERSÖZ
omerlutfiersoz@gmail.com
 

 

BÖLÜM YAZILARI

DEFA OKUNMUŞTUR

Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]