Anayasalar; Devletlerin ve
milletlerin kimlikleridir. Kimlik
bilgileri bazı ülkelerde bir iki
sahifede, bazı ülkelerde uzun, uzun
yazılarak, ifade edilmektedir.
DEVLETLERİN, Yasama, Yargı,
Yürütme ve diğer organlarının uyum
içinde faaliyetini sağlar. Devletin ve
milletin bekasını korur.
Anayasamız: Türkiye Devleti,
ülkesi ve Milletiyle bölünmez bir
bütündür. Dili Türkçedir. Ayrıca Türk
devletine vatandaşlık bağı ile bağlı
olan herkes TÜRK tür. İfadesi ile Kurucu
irade tarafından kimliğimize başlık
açılmıştır.
Anayasamız; Herkes, dil, ırk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle, ayrım
gözetilmeksizin yasalar önünde eşittir.
İlkesini korumaktadır.
Anayasamız; Egemenlik kayıtsız ve
şartsız milletindir. Türk milleti
egemenliğini, anayasanın koyduğu
esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır. Egemenliğin kullanılması,
hiçbir surette, hiçbir kişiye, zümreye
veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse
veya organ kaynağını anayasadan almayan
bir devlet yetkisi kullanamaz. Kuralını
koymuştur.
Anayasamız; Yasama yetkisi Türk
milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır. Yasama yetkisi Türk milleti
adına Türkiye büyük millet
meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
Diyor.
Anayasamız; hiçbir kişiye,
aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınmaz. Deniyor Anayasamız
Cumhuriyetin nitelikleri bölümünde
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,
milli dayanışma ve adalet anlayışı
içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen, ilkelere dayanan,
demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
devletidir. İfadesini kullanıyor.
Anayasamızın ana hatları ile senaryosu
böyle tamamlanıyor.
İktidarları arifesinde;
"Demokrasi bizim için amaç değil
araçtır.
Demokrasi bizim için tramvaydır,
istediğimiz durağa gelince ineriz.
Laiklik dinsizliktir, dinle bağdaşmaz.
Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir
sözü kocaman bir yalandır.
Biz senaryoyu değiştirmek için iktidara
geleceğiz.
Sen nu mutlu Türküm dersen başkalarının
da kürdüm deme hakları vardır."
Sözleri ile bu günlere gelenlerin,
senelerdir gündemde tuttukları Anayasa
değişikliğinden neler amaçladıkları
açıkça görülmektedir. Düşünülen yeni
senaryo. Türkiye cumhuriyeti devletinin
deforme edilmesidir.
Rahmetli Erbakan’ın bir zamanlar
söylediğini hatırlayalım.
"İstediklerimiz gerçekleşecektir. Ancak
kanlı mı olacak, kansızımı olacak
göreceğiz."
Şimdi her ikisi birden gündemde
bulunuyor. P.K.K kanlı bölümünü
yönetiyor, A.K.P. kansız, siyasal
bölümünü yönetiyor. Amerika ve Avrupa
birliği her iki sinede destek veriyor.
1982 de kabul edilen ve yapılan halk
oylamasında katılanların % 95 den
fazlasının onayladığı anayasamızdaki,
177 maddeden oluşan hükümlerin 77
maddesi değişik zamanlarda
değiştirilmiştir.
Darbe anayasası denilen ana yasa
sırtından pek çok kamburlarını atmıştır.
Bu gün milletin Anayasamızdan
kaynaklanan önemli bir sorunu yoktur.
Sorun; milletimizin, devletimizin
Kimliği ile dili ile tarihi ile geçmişi
ile derdi, meselesi olanlarındır.
Kimliğimizden; Adımızı ve
soyadımızı, ana, baba adımızı,
memleketimizi silmek istiyorlar.
Değiştirmek istiyorlar. Atık o kimlik
bizim olabilir mi? O memleket bizim
olabilir mi? Demokratikleşmek
söylemleriyle, açılım projeleri ile
verilen tavizlerin, Anayasamızı,
Devletin itibarını, vatanımızı,
milletimizi ne hale getirdikleri
milletimizce izlenmektedir.
TERÖR zirve yapmıştır. Daha
birkaç gün önce 13 Mehmetçiğimiz, bir
emniyet amirimiz şehit edilmiştir. Birde
haddini iyice aşan hainler, özerklik
bildirileri yayınlayacak güce
erimişlerdir.
Sorunumuz Anayasamız değildir. Sorunumuz
yasaları uygulayamayan, muktedir
olamayan devleti yönetenlerdir.
Anayasamız, Vatanımızın, milletimizin
bütünlüğünün, inançlarımızın, dilimizin
teminatıdır. Onu sahiplenmek korumak ve
savunmak zorundayız.