Türk milletinin; Bağrına saplanmış
hançerden kurtulma sorunu vardır.
Emperyalizmin ve iş birlikçilerinin, yüz
yılı aşan zaman dilimi içinde gündemde
tutmayı başardıkları ve Kürt sorunu
olarak etiket yapıştırdıkları bela
milletimize ağır bedeller ödetmiş ve
halada ödetmektedir.
Zaman, zaman küllenen bu bela
bulabildiği her fırsatta
hortlatılmaktadır. Zaman, zaman Türk
milletinden ayrı bir unsurmuş gibi
tanımlanan Kürt kavminin aslen bir Türk
boyu olduğu unutturulmaya çalışılmıştır.
Yakın tarihimizde gün ışığına çıkartılan
İslamiyet'ten evvelki devre ait Türk
kitabeleri bu tezimizi ispatlamaktadır.
Yeni sey, Göktürk ve Uygur kitabeleri bu
gerçeğe tanıklık yapmaktadır. 6.7.8.9
Yüzyıllardan kalan bu kitabeler bizim
gerçeklerle yüzleşmemize yetecektir.
Mustafa Gökmenin (Eski Türk kitabeleri)
adlı kitabından alınan bir yazıtı
birlikte okuyalım. Bu yazıtı Apselin
1888 de Elegeş nehri yakınında bulmuş,
Thomsen, Radolff ve Németh tercüme
etmiştir. Mezar taşından okunanlar:
"Akrabalarımdan, okluğumdan, atımdan,
halkımdan ayrıldım. Yılkım ve mallarım
olduğundan kederim yok idi. Ama keder
bana çabuk erişti, öldüm. Sizlere feda
olayım, Halkım birlikten ve ülke
töresinden ayrılmayın. Ben bey olduğum
için KÜRT ilinin hanı Alp Urungu’nun
altın okluğunu belime bağladım. Otuz
dokuz yaşımda, yurduma doymadan mavi
semadan, güneşten, aydan, eşimden,
oğlumdan, sizlerden ayrıldım."
Bu kitabeden Kürtlerinde Orta Asya'dan
gelme bir Türk boyu olduğu kesinlik
kazanmaktadır.
Asırlardır Türkün Kürt'ten, Kürdün Türk
den koparılamadığı ve birlikte yaşamayı
sürdürdükleri gerçeği inkâr edilemez. Bu
gün ki Kürt toplumu içine, Urartu
kalıntıları, Fars ve Arap kökenlilerin,
Yahudi ve ermeni dönmelerinin
sızmalarına rağmen, Kürtlerin büyük
çoğunluğu asaletini korumuştur ve
korumaktadır.
Milli mücadelemizde, Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin kuruluşunda, her türlü dış ve
iç tahriklere rağmen mili birliğimizin
oluşmasına destek vermişlerdir. Sözde
Kürt olduklarını iddia eden Bir avuç
terörist ülkemizi ve milletimizi bölmeye
çalışmaktadır. Yegane güvenceleri, dünya
haritasını yeniden çizmeyi düşünen,
efendileri olan orta doğu projesinin
mimarlarıdır.
ANAYASAMIZ Türk milletinin bölünemez bir
bütün olduğunu açıkça belirtmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletine
Vatandaşlık bağı ile bağlı olan her kes
kayıtsız şartsız eşittir. Hiç kimseye
dili, dini, etnik yapısı sebebiyle
ayrıcalık yapılamaz. Anayasa Madde 3:
Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı istiklal marşıdır. Anayasa
Madde 66: Türk devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türk dür.
Anayasa Madde 10: Herkes, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayrım gözetilmeksizin kanun önünde
eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye
ve sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Yasalarımızın bu teminatlarına rağmen Bu
ülkede hiç kimse ayrı dil ayrı bayrak
ayrı imtiyaz talep edemez. Bu milletin
hiçbir ferdi böyle bir taleple devletin
karşısına çıkamaz.
ABD ve Avrupa birliği destekli
emperyalizmin ve iş birlikçilerinin
hevesleri kursaklarında kalacaktır.
Avrupa hayranları emperyalistler,
işbirlikçiler, PKK ya terörist
diyemeyenler,-terörün siyasi uzantısı
partilerin temsilcileri Yavuz Bülent
Bakilerin (Sözün doğrusu) eserinde
Avrupa birliği üyesi olan Fıransa'dan
verdiği örneği bir defa okumalılar.Bu
ülkede de pek çok etnik köken
bulunmaktadır. Fıransa'da 655 sayılı
kanunun 2 maddesi:Bir malın, bir ürünün
veya hizmetin adında, sunuluşunda,
tanıtılmasında,bunlarla ilgili fatura ve
makbuzlarda Fıransız dilinin
kullanılması mecburidir. Yazılı, sözlü
yâda görüntülü reklâm içinde Fıransızca
kullanılması mecburidir. Fıransızlar,
Fransa'yı yaşatan asli değerlerinden
biri olan dillerini, yasaları ile
güvence altına alıyorlar. Çünkü çok
dilli uluların çok yaşayamadıklarını çok
iyi biliyorlar. Bir milletin bütünü
içinde farklı diller olacaktır. Bu
gerçek korunmalıdır. Ancak devletin dili
bir tane olmak zorundadır. Aksi halde
üniter bir devlet yapısı olan
Cumhuriyetimizi koruyamayız. Ülkemizdeki
etnik dağılımı da Aslan Tekin'in
yazısından aynen okuyalım:
"Merkezi ABD bulunan ”Ethnologue data
from:Languages of the Word” adlı kuruluş
adına Peter Andrew’sin yaptığı bir
araştırmada Türkiye deki etnik dağılım
konusunda şu sayılar verilmektedir.
TÜRKLER: % 86.21 - .60.347.000 KÜRTLER:
% 8.36 - 5.852.000 ÇERKEZLER % 2.14 -
1.520.000 ARAPLAR % 1.63 - 1.141.000
ZAZALAR % 0.53 - 371.000 DİĞERLERİ: %
1.02 - 714.000
"
Şimdi ülkemizde olup bitenlere koparılan
kıyametlere, acz içinde kalan
sorumluları birlikte değerlendirelim. El
alem bir kaşık suda ne müthiş fırtınalar
kopartıyor. Milletimizi şaşkına
çeviriyor. Ey büyük milletim artık fark
edin bizi bize kırdırtıyorlar.