|
SULULUK VE CIVIKLIK!
Bu iki kelimede hemen hemen aynı şeyi
ifade ediyor. Sanırım Laubalilik
kelimesinin biraz daha ağırlaştırılması
anlamına geliyor.İmla kılavuzuna bakmaya
bile gerek duymuyorum,çünkü bu iki
kelimeyi de okuma yazma bilen herkes
bilir.Onun için saadete gelelim.
"Sululuk" kelimesini T.C Başbakanı
kendi partisinin grup toplantısında
yaptığı hararetli konuşmada ve bilinçli
olarak muhalefet partilerini (özellikle
CHP yi) eleştirmek için kullandı.
"Cıvıklık" kelimesini de ana
muhalefet partisi sözcüsü basın
toplantısında başbakanın "sululuk"
ithamına karşı kullanıyor.
Sevgili Milli Eğitim Bakanım, sevgili
Edebiyat öğretmenlerim, Felsefe
öğretmenlerim, Din bilgisi, Ahlak dersi
öğretmenlerim artık bırakın güzel
konuşma derslerini, ahlak derslerini.
Baksanıza memleketimde milletin
televizyonunda başbakanımız nasıl
konuşuyor. Size bir öğrenciniz
"sululuk-cıvıklık" kelimesinin
anlamını sorsa ne cevap
vereceksiniz.Veya başbakanın kullandığı
o sözcüğün yerinde olup olmadığını
sorarsa ne cevap vereceksiniz? "Sayın
başbakan kullandıysa doğrudur" mu
diyeceksiniz? Yoksa "sayın başbakanın
ağzından kaçtı, aslında öyle demek
istemedi" mi diyeceksiniz? Sahi ne
diyeceksiniz? Ben söyleyeyim, aslında
hiçbirşey diyemeyeceksiniz. Belki kem
küm edip "şimdi bunun dersimizle ne
alakası var?"diyeceksiniz. Daha
fazlasını diyemezsiniz. Neden mi? Neden
demeniz bile aslında bugünkü geldiğimiz
noktayı gösterir. Çünkü sizler doğru
bildiğinizi değil, doğru denileni
anlatmak zorundasınız maalesef.
Memleketimizin geldiği nokta bu.
Memleketimin Sevgili Gazetecileri,
yazarları, üniversite hocaları,
üniversite öğrencileri! Sizler ne
yapıyorsunuz? Bir haftadır hep beraber
"TÜRBAN" meselesini tartışıyor
sayın basınımız. O zavallı öğrenciler
(kullandığım tabirden ötürü beni
afetsinler) de ne yapsınlar sorulan
sorulara cevap vermeye çalışıyorlar.
Oysa onlar için bir sorun yok ortada.
Ama kendileri dışında gelişen olaylarla
yine hedef gösteriliyor. Zavallı
basınımız arşiv resimleri boy boy
göstererek nereye varacaklarını
sanıyorlar acaba? Zavallı YÖK başkanı
başlı başına bir vaka. "Hiç kimsenin
dersten öğrenci çıkarmaya hakkı yok"
diyor. Demokrasi diyor. Başka bir
üniversite öğrencisi "paralı eğitime
son" dediği için beş aydır ceza evinde,
başka bir öğrencide ceza evinde yatan bu
arkadaşı için özgürlük istiyor, ama oda
içeri alınıyor. Sayın başkan işte esas
problem burada. Demokrasinin ne demek
olduğunu sosyoloji profesörü olan sayın
başkan çok daha iyi bilir ama! Aması var
işte. Cevap veremez çünkü kelimeler
boğazına düğümlenir. Yoksa basında
saçından tutularak güvenlik aracına
götürülen kızın resmini görünce isyan
etmesi gerekirdi ama tıs yok. Aslında
soranda yok, değil mi?
Sevgili DUYARLI vatandaşlar! Bizler nemi
yapıyoruz? Hiçbirşey! O kadar duyarsızız
ki; Pensilvanya’dan Hocaefendi!
"kabul edilen bu anayasa değişikliği son
bin yılın en iyi olayıdır, yirmi seçim
kazanmaktan daha anlamlıdır"
buyurmuşlar. Hanefi Avcının kitabı
içinde "ben karıncayı bile incitemem
ki" demiş. Arıya yaptığı iyiliği de
buna örnek göstermiş. Benim sevgili
DUYARLI vatandaşımın Avcının kitabından
haberi olmadığını bildiğim için ufacık
bir ipucu vereyim. Avcı kitabında çok
kısa bir şekilde (hapisten çıkınca daha
geniş yazacaktır belki) Fetullahçı
emniyet ve yargı mensuplarının yaptığı
usulsüzlüklerden, alavere dalavereden
bahsediyor. Dikkat edin Fetullah Gülen
hakkında tek bir kötü kelime
kullanmıyor, sadece kendisine "fetullahcı"
diyen bir gruptan bahsediyor. DUYARLI
vatandaşları bu konular ilgilendirmiyor
biliyorum. Ama sıra kendisine geldiği
zaman iş işten geçmiş olacak. Heyhat!
Bugünkü basından;"Erzincan’da şüpheli
diye emniyete götürülen şahısın
üniversite öğrencisi olduğu ve on gündür
aç olduğu ve işhanlarındaki mescitlerde
yatıp kalktığı anlaşıldı" Aynı
öğrencinin babasının verebildiği para
ile ancak okul harcını yatırabildiği de
yazıyordu. Sayın YÖK başkanı bu haberi
okumuştur, merak ediyorum acaba halet-i
ruhiyesi nasıl? Sayın başbakanı merak
ediyorum, acaba bu öğrenci herhangibir
cemaat yurdunda veya devletin yurdunda
"verdiğim ikiyüz lira ile bu çocuk
geçinebilir" diyebilir mi? Sevgili
DUYARLI vatandaşlar memleketimizde bu
örnek gibi yüzlerce öğrenci olduğunu
biliyor ama tabi onların ilgi alanına
girmiyor.
Ben SULULUK ve CIVIKLIK yaptığımın
farkındayım ama bu öğrencinin haberini
okuduğumdan buyana kimyamda çok bozuk.
Bir insanın kimyası bozulunca benim gibi
zırvalayabiliyor. Kusurabakmayın!

İskender
FİDAN
İstanbul/Eylül-2010
iskender.fidan@hotmail.com
30 Eylül 2010'da anamurunsesi.com yazdı.
|

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları |
DİĞER
YAYIMLANMIŞ YAZILAR
EĞİTİM YAZILARIMIZ DEFA OKUNMUŞTUR...
_______________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ |