ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

   SEVGİSİZLİK ve HOŞGÖRÜSÜZLÜK

    Geçen yıl okulların açıldığı gün tüm yazılı ve görsel basında bir haber."Okulun açılacağı ilk gün çocuğunu okula getiren baba aynı amaçla okula gelen başka bir baba tarafından park yüzünden yaptığı kavgada tabancayla vurularak öldürüldü!" Çocuklarımın okula başladıkları ve karne aldıkları gün benim en mutlu olduğum zamanlardı.Onların heyecanına ortak olmak her zaman beni çok mutlu etmiştir.Sanırım genellikle herkeste olduğu gibi bu iki insanda ilk gün bu duygularla okula geldiler. Bu iki insan bir park yüzünden,üstelik çocuklarının gözü önünde nasıl kavga edebilir acaba? Bir insan birdenbire bir başkasının canına nasıl bu kadar kolay kasteder. Allah aşkına bunun bir izahı olabilir mi?

    Yine bir haber bugün."Gece arkadaşları ile Beyoğlu'nda eğlenen genç mühendis omuz atma yüzünden bıçaklanarak öldürüldü!" Ne kadar basit, "omuz atma yüzünden" kavga çıkıyor.

    Nedir omuz atma?veya bir genç bir başkasına niye omuz atar? Veya kendisine omuz atıldığı hissine kapılan biri nasıl bu kadar kolay bir başkasını öldürebilir ki? "Beşi öldürücü on bıçak darbesi alan genç kaldırıldığı hastanede öldü!" Sen doğur, büyüt,o kut ve en verimli çağında, gencecik çocuğunun öldürüldüğünü duy. Ateş düştüğü yeri yakar, bu ana baba yerine geçmeyi bir an bile aklımıza getiremeyiz.

    Yukarıdaki sevimsiz iki gerçek olayla ilgili olarak biraz empati yapalım. Birinci olayda,taraflardan biri "kusura bakma arkadaşım" diyebilseydi acaba durum nasıl olurdu? Veya üç kelimeye gerek yok "pardon" diyebilseydi. "Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" demiş atalarımız. Bu birkaç kelimeyi söylemek, söyleyebilmek bu kadar zor mu? Olaya bakın iki masum çocuk,en sevinçli günlerinde babasız kaldı.

    Birisi ileride babamı bir maganda öldürdü,diğeri de babam kavgada adam öldürdü diyecek. Eminim ki daha silahını ateşlediği anda pişman olmuştur. Maalesef son pişmanlık fayda etmeyecek tabi!

    İkinci olayda da sakın kimse "Beyoğlu'nda ne arıyordu" demesin. Yukarıdaki üç dört kelimeyi bu olay içinde kullanabiliriz. Eminim ortada bir omuz atma olayı bile yoktur.Tamamen bir yanlış anlaşılma olayıdır.Nasıl bu kadar anlayışsız olabilir ki insan?

    Bir insan çocuğunu okula götürürken niye silah taşır ki? Veya Beyoğlu'na eğlenmeye giden bir genç niye bıçak taşır ki? Ülkemiz işgal altında mı? Veya devlet seni koruyamıyor da kendi tedbirini mi alıyorsun? Üstelik en mutlu olduğun günde bunu yapıyorsun? Mutlu olmayan insan Beyoğlu'na eğlenmeye gidebilir mi?

    Sevgili dostlar,kimse "yetmişbeş milyonluk ülkede böyle şeyler olur" demesin lütfen. Bizleri Sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük bugünlere getirdi.Sadece iki olaydan bahsettim, oniki yaşındaki çocuğa köy meydanında yapılan tecavüzden,yine onlarca kişinin ondört yaşında bir çocukla fuhuş yaptığından, kocasını sevgilisine öldürten kadından,ırzına geçilen kız kardeşini katleden ağabeyden, babadan bahsetmedim. Daha birçok olaydan bahsedilebilir esasında. Sakın "düzen bozuldu" da demeyelim. Ama, anneler babalar, öğretmenler, amcalar, dayılar, kardeşler lütfen artık birbirimizi doğru dürüst sevemediğimizi kabul edelim.Sevgili dostlar içinizde veya yakınlarınızda bir defa bile "seni çok seviyorum yavrum" lafını babasından, annesinden duymayan yok mu? Hala öğrencisinin kulağından tutup yere fırlatan öğretmen yok mu? Günlerce eve gitmediğiniz halde sizi birgün bile merak etmeyen anne babanız olduğunu lütfen kabul edin artık. Kabul edin ki ileride siz aynı şeyi kendi çocuğunuza, kendi öğrencinize yapmayın. Eminim ki hem çocuğunun önünde katil olan baba, hemde Beyoğlu'nda gencecik anakuzusu mühendisi öldüren zavallı sevgisizlik içinde büyütülmüş insanlardı.Çünkü içinde sevgi olan hiç kimse, kimseye kötülük yapamaz.

    Çocuğu sevmenin hiçbir kuralı yoktur. Çocuklar şımartılmaya, sevilmeye layıktır. Onlar tertemizdir,onlar kötülük bilmezler,onlar mis gibi kokarlar, onlar sadece anne babalarının, öğretmeninin yanında şımarıktır. Eğer anne babasının yanında,öğretmeninin yanında şımarmayan bir çocuk varsa bilinki o çocuk sevgisiz büyüyordur. Anneler, babalar, öğretmenler ve çocuklar lütfen birbirinize "seni seviyorum" demekten kormayın. Korkunun ecele faydası yoktur. SENİ SEVİYORUM. İki kelime,iki sihirli kelime bence herşeyin başıdır. Kötülüklerin sonudur. Mutlulukların en coşkulusudur.

    Hadi bakalım,önce kendi evimizin önünü temizleyelim ve kendimizden başlayalım. Seni, sizleri çok seviyorum. Benim kulağıma çok hoş geliyor.Ya sizin?

 

 

 

İskender FİDAN
İstanbul/Eylül-2010
iskender.fidan@hotmail.com

             30 Eylül 2010'da anamurunsesi.com yazdı.

 

İskender FİDAN'ın Yayımlanmış Yazıları

      -OMAR BÖĞEDİ ve YARLAĞAN

 

 

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları

        

    DİĞER YAYIMLANMIŞ YAZILAR

 
TATİL İYİ GELDİ
Keşkelerin Faydası Yok
Öğrenme Tarzınızı Biliyor musunuz?
Karneleri nasıl değerlendirelim?
Olumsuz Düşüncelerle baş etme

 Kartalın Yeniden Doğuşu
Derslerde başarı için 5 kural
 Beynimizin durduğu an
Mevlana'dan Altın Öğütler
Ne kadar görebiliyoruz?

 

 

  Çöpe atılan ekmekler Somali’yi doyurur

ENERJİ Mİ, ÇEVRE Mİ..?

 

 

 EĞİTİM YAZILARIMIZ  DEFA OKUNMUŞTUR...

    _______________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ

   
   
 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]