|
NEREDEN NEREYE!
Delikanlılığımızın ilk yıllarında
rahmetli Ahmet Kabaklıyı çok okurduk.
Senede birkaç kez özel günlerde
Çanakkale şehitliğinden, bütün yabancı
şehitliklerin harikalığından, bizim
şehitliğimizin bakımsızlığından üzülerek
bahsederdi. O özel günlerde yine
kurtuluş savaşından, Atatürk’ün ve silah
arkadaşlarının kahramanlıklarından,
Çanakkale destanından, her Türkün
mutlaka şehitliği görmesi gerektiğinden
bahsedilirdi. Kahramanlık destanlarını
huşu içinde okurduk.
Çanakkale’yi ziyaret etmek orta
yaşlarımızda nasip oldu bize.
Çocuklarımla beraber bir 29 Ekimde
gittiğim Çanakkale’yi iki günde gezip
bitirememiştim. Okuduğum her kitabe beni
o günlere götürüyordu."Sayın
ziyaretçi, ayak bastığın her yerde,
yağmurlu bir günde isen bir kemikle
karşılaşabilirsin, o kemiğin sahibi."
dizelerini okurken artık ağlamamı
çocuklarımdan gizlemiyordum.
Şehitliğimizde Ahmet Kabaklı hocanın
bahsettiği mezbelelikten kurtulmuş,
göğsümüzü kabartacak temizlikte ve
ihtişamdaydı. O günlerde de Cumhuriyet
bayramları çocukluğumdaki gibi heyecanla
kutlanıyordu. Günlerce gazetelerde
Atatürk, Kurtuluş savaşı, nerdeyse bütün
zaferler tek tek anlatılırdı.
Bugün Cumhuriyet bayramını kutlayan
delikanlılar, orta yaşlılar ne
hissediyor bilemiyorum, ama yavaş yavaş
yaşlılar sınıfına giren ben maalesef
daha da coşkuyla kutlamam gereken
Cumhuriyet bayramında Cumhuriyeti
bizlere kazandıranları değil, Çankaya
resepsiyonlarını, eşli eşsiz davetleri,
iyi yaptı, ayıp etti dedikodularını
izleyerek üzülüyorum. Yazılı ve Görsel
basın daha çok bu dedikodularla meşgul.
Rahmetli Ahmet Kabaklı sağ olsaydı acaba
bu dedikodulara katılır mıydı? Bugün
onunla beraber aynı gazetede yazan bazı
idollerimiz artık Atatürk’ten, kurtuluş
savaşından, Türklükten bahsetmiyorlar.
Hatta bazıları "şunu kabul edelim ki
Cumhuriyetten öncede bir şeyler
yapılmaya başlanmıştı, örneğin okullar
konusunda!" diyerek Atatürk
devrimlerinin değerini küçültmeye
çalışıyorlar. Bugün, Cumhuriyeti,
kurtuluş savaşını anlatmak, atalarımızı
yad etmek, delikanlılığımızda adeta
nefret ettiğimiz yazarlara kaldı
maalesef. Bugünlerde sık sık
meşhurlarımız "Atatürk kurtuluş
savaşını tek başına mı kazandı?
Devrimleri tek başına mı yaptı? Bu
memlekete yalnız Atatürk mü hizmet
etti?" gibi laflar geveliyorlar.
Kapalı kapılar arkasında daha başka
şeylerde söylüyorlar ama onları burada
tekrar etmeyi bile zül sayıyorum.
Tüylerimizi diken diken eden milli
bayramlarımız, tüylerimizi kıpırdatmadan
bir müddet daha devam edecek. Ne kadar
mı? Allah kerim. Dini bayramlarımızdan
önce,"oruç tutmayanın bayramı kabul
olur mu? İğdiş edilmiş tosun kurban
sayılır mı?" gibi çok önemli
sorulara yine çok önemli
ilahiyatçılarımız cevaplar vermeye devam
edecekler. Ara sıra Marmara depreminden
de bahsedeceğiz. Yine ara sıra parası
olmadığı için okuyamayan çocuklarımızdan
bahsedeceğiz. Hafta sonları TV’lerde
günboyu önemli magazin olaylarını
izlemeyi de ihmal etmeyeceğiz. Ha bu
arada seçim sonuna kadar yine demokrasi,
özgürlüklerden, başörtüsünden falan
bahsedeceğiz. Tabi bu demokrasi ve
özgürlüklerden bahsederken kadın
haklarından, ikinci eşin doğu ve
güneydoğu Anadolu’dan alınması
gerektiğinden bahsetmeyeceğiz. Çünkü bu
konular türbanı kapsamıyor. İncir
çekirdeğini doldurmayan çok şeyden
bahsedeceğiz. İncir çekirdeğini dolduran
şeyler kapalı kapılar arkasında gerekli
kişiler tarafından konuşuluyor zaten,
onun için dallandırıp budaklandırmaya
gerek yok!
Sahi nereye gidiyoruz? Aydınlığa mı,
karanlığa mı? Yoksa birilerinin dediği
gibi abartıyor muyum? Ama biraz umut
kırıntıları da yok değil. Çünkü çok
cılız çıksa da "Dünyada laikliğin
olduğu tek Müslüman ülke Türkiye"
diyenlerde var. Unutmayalım ki
başörtüsünün ve onu takan kardeşimizin
de teminatı "CUMHURİYET" tir.
Okullarımızın hatta Camilerimizin de
teminatı "CUMHURİYET" tir. Bunu
anlamakta gecikenler var. Lütfen bu
hazzı sizde tadın! Ne mutlu bize ki hala
hür ve Müslüman laik bir ülkede
yaşıyoruz. Hem de inadına TÜRK olarak!

İskender
FİDAN
İstanbul/Eylül-2010
iskender.fidan@hotmail.com
30 Eylül 2010'da anamurunsesi.com yazdı.
|

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları |
DİĞER
YAYIMLANMIŞ YAZILAR
EĞİTİM YAZILARIMIZ DEFA OKUNMUŞTUR...
_______________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ |