|
16 ve 18 YAŞINDA İKİ ÇOCUK!
18 Yaşında bir çocuk! Fen lisesinde
okuyordu, bu yıl üniversiteli olacaktı.
Babasının unvanının başında Doç. Dr.
yazıyor. Bu çocuk "MAVİ MARMARA"
adlı gemi ile yapılan Filistin'e yardım
etkinliğine katıldı ve İsrailli askerler
tarafından öldürüldü. Arkasından verilen
demeçleri burada tekrarlamaya gerek yok.
Kısaca, babası "oğlum kendi kararı
ile bu etkinliğe katılıp ŞEHİT oldu",
Ağabeyi de: "O gün içim bir tuhaftı,
demek ki kardeşim şehit gömleği
giyecekti" diye demeç verdi. Bugün
baba Lahey’de adalet arayanların içinde,
tazminat alacak, belki de bir özür.
16 Yaşında bir çocuk! Öğrenci! Babası
Kürt asıllı Anadolu’nun çeşitli
yerlerinde felsefe grup öğretmenliği
yapmış, kürtçülük faaliyetlerinden sonra
çeşitli cezalar almış, en sonunda da
meslekten atılmış birisi.
Meslekten atıldıktan sonra Diyarbakır’ın
SUR ilçesine 2004 yılında %56 ‘ık bir oy
oranı ile belediye başkanı oluyor. Sonra
PKK ya yaptığı yardımlardan dolayı
görevden alınıp hapis cezası alıyor.
Sonra 2009 seçimlerinde %65 oy alarak
tekrar Sur Belediye Başkanı seçiliyor.
Bu seferde KCK operasyonları nedeniyle
hapis cezası alıyor. Bütün bu
HAKSIZLIKLARA isyan eden 16
yaşındaki oğlu (kendi tabiriyle) dağa
çıkmaya karar verdiği zaman ona birşey
diyemiyor.
(Bu
bilgileri milliyet gazetesinde Hasan
Cemal’in yazısından öğrendim.)
18 Yaşına yeni girecek bir çocuk nasıl
bu kadar Filistin meselesine hakim
oluyor, nasıl uğruna ölebilecek kadar
bir eylemci olabiliyor. 16 yaşındaki bir
çocuk, hem de bir öğretmen çocuğu nasıl
oluyor da yapılan haksızlıkların bu
kadar farkına varıyor? Bu soruları
çoğaltabiliriz. Esas mesele bu
çocukların öne sürülerek üzerinden nasıl
siyaset yapılabildiğidir. Ve ikisinde de
bu işe basında dahil oluyor. İki okumuş
baba ve iki eylemci çocuk. İki okumuş
babada oğlunu destekliyor. Basınımızın
bir bölümü de bu iki babaya destek
çıkıyor. Hatta neredeyse ikisini de
kahraman yapacaklar. Çocuklardan birisi
öldü ve ŞEHİT OLMUŞ BİR KAHRAMAN!
İlan edildi. Babası da bir kahraman
şehit’in babası. Diğer baba aldığı
cezaları "kahramanlık" olarak görüyordu.
Bu onu tatmin etmez oldu,ne yaptı 16
Yaşındaki çocuğunun dağa çıkmasına engel
olamadı!"Dağa çıkma kararı karşısında
birşey diyemedim" diyor.
İki okumuş babanın yaptığı bencilliği
tahayyül edebiliyor musunuz Allah
aşkına? Bu durum bencillikten başka
birşeyle izah edilebilir mi? Daha okul
devam ederken, hemde üniversite sınavına
hazırlanması gereken bir çocuğun sonu
belli olmayan bir eyleme gönderilmesi
başka nasıl izah edilebilir ki? Veya 16
Yaşında, okul sıralarında olması gereken
bir çocuğun dağa çıkması ve babasının
buna gerekçe göstermesi başka nasıl izah
edilebilir ki? İki ana kuzusu, biri
toprak oldu, birisi çok şükür şu anda
sağ ama hala dağda. İkisinin de anasının
gözyaşı durmuyor. Ama birinin anası
bugünlerde ateşkes olduğu için umutla
gülmeye çalışıyor. Birinin babası
Lahey’de adalet peşinde, özür diletecek,
tazminat alacak. Eğer tazminat alırsa, o
tazminatın oğlunu geri getirmeyeceğini
de aşikâr tabi. Öbür baba hala 16
yaşındaki oğlunun bugün 18 yaşında
olduğunu ve bu eylemi oğlunun
"İSYANI" olarak gördüğünü ifade
etmekle meşgul. İki okumuş baba ve hala
yürekleri törpülenemeyecek kadar nasır
bağlamış.
Güzel ülkem hala "canım oğlum"
diyerek çocuğunu koklamayan katılaşmış
babalarla dolu. Heyhat! Kızlarını
koklamayan ana baba az mı? Hiç olur mu?
Hala anakuzusu kızlarımızı taa
Anamur’dan İstanbul'lara "Daha İyi
Müslüman olmaları için" yurtlara
gönderiyoruz. Bizler, başta bizi idare
edenler bu durumda ne yapıyor? HADİ
CANIM SENDE!

İskender
FİDAN
İstanbul/Eylül-2010
iskender.fidan@hotmail.com
30 Eylül 2010'da anamurunsesi.com yazdı.
|

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları |
DİĞER
YAYIMLANMIŞ YAZILAR
EĞİTİM YAZILARIMIZ DEFA OKUNMUŞTUR...
_______________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ |