|
YENİ
NESİL..!
Bugün ilk ve orta öğretim müfredatı
nasıldır hiç bilmediğim için bizim
zamanımızla bir mukayese yapamayacağım.
Olumlu ve olumsuz farklılıklar olduğu
muhakkak.
Bugün nerdeyse bilgisayarsız ve
internetsiz ev yok gibi. Nasıl ilkokul
çocuğunda bile cep telefonu varsa çağın
teknoloji ürünleriyle nerdeyse
tanışmayanımız yok. Hatta birçoğumuzda
çift, hatta üç telefon hattı var. Bu
durumu tüketim toplumu olduk
söylemleriyle tabiki geçiştiremeyiz.
Önemli olan bu teknoloji ürünlerinden ne
ölçüde yararlanabildiğimizdir.
Televizyonlarda birçoğumuz yarışma
programları izliyoruzdur. Biraz mürekkep
yalamış olanlarımız oturdukları yerden
yarışırlar. Özelliklemi seçiyorlar
bilmiyorum, koskoca üniversite mezunu
birçok genç öyle sorulara cevap
veremiyorlar ki! Hele hele düşünürken
yaptıkları yorumlar bazen insanı
sinirlendirmekle kalmıyor, üzüyor…
Üniversite mezunu iki genç
"Batılılarca Muhteşem Süleyman olarak
adlandırılan padişahımız kimdir?"
sorusuna "ikimizin de tarihi zayıf,
acaba hangisi? Süleyman’ı duydum ama!"
türünden saçma sapan fikirler
üreterek sözde düşünüyorlar ve
"bilmediğimiz için tamamen şansa attık"
diyebiliyorlar. Bir devlet
üniversitesinde okuyup mezun olan bu
gençler için ne denebilir? Ben ilkokul,
ortaokul ve lisede Osmanlı tarihini
okudum. Bugünde okutulduğundan eminim.
Sıkı bir sınavdan sonra üniversiteye
girmiş olan bu gençlerimizde okudular.
Burada edebiyatçı ve fenci ayrımı
kesinlikle yapmayacağım. Yaparsam
kendime saygımı yitiririm.
Bu temel bilgileri biraz okumuş her Türk
mutlaka bilir, hatta bilmelidir diye
düşünüyorum.Bir ilkokul çocuğunun
internette istediği herşeye ulaşabildiği
günümüzde bizler nasıl bir nesil
yetiştiriyoruz Allah aşkına? Padişahlar
arasında hiç göze batmamış, devrinde
idare etmiş olanlar tabiki var. Onları
birçoğumuz bilmiyor zaten. Ama KANUNİ
SULTAN SÜLEYMAN "MUHTEŞEM SÜLEYMAN"
nasıl bilinmez? Üstelikte devlet
üniversitesi bitirmiş iki genç
tarafından? Bilen varsa lütfen beri
gelsin.
Bu olayı "denk gelmiştir" diye
geçiştiremeyiz. İstesek buna benzer çok
örnek gösterebiliriz. Maalesef, biraz
ileri gideceğimin bilinciyle
diyebilirimki bugün gençlerimizin %90 ı
aynı durumdadır.
Suçlu kim? Bunun cevabını eğitimciler ve
sosyologlar vermelidirler. Buna benzer
sorular mutlaka çeşitli platformlarda
soruluyordur. Çözüm önerileri
üretiliyordur. Bunların fiiliyata
geçmesi önemli. Fiiliyata geçiyor mu?
Ben inanmıyorum. Gençlerimiz orta
öğretimden üniversiteye kadar o kadar
büyük bir yarışa sokuluyorlar ki, sanki
birer robot yetiştiriyoruz. Dershane
kapılarında geçen uzun yıllar yanında
günümüzde internet üzerinden yapılan
ÖNEMLİ! Fikir alışverişleri (Doğru
söylüyor kanka! Aynen, ha ha ha ha...)
de gençlerimizi ziyadesiyle yoruyor.
Tamamen ezbere dayanan çarpık bir eğitim
sistemimizin olduğunu maalesef haddim
olmayarak ifade etmek istiyorum.
Çocukları ile beraber uzun yıllar bir
yarış içerisine sokulan anneler,
babaların durumu da maalesef çaresiz.
Gelecek kaygısı insanları o kadar çok
strese sokuyor! Hele hele çocuklarını
sadece okutabilecek kadar durumu
olanlar, hatta zor geçinebilenler o
kadar çokken!
Yeni doğan çocuklarımız için, hatta
ilkokulda okuyan çocuklarımız için bol
oyunlu, sağlıklı bir gençlik ve gelecek
diliyorum. Kör ebe, saklambaç, elim
sende, yakan top vs. vs. oyunları lütfen
unutmayalım, unutturmayalım. Medeniyetin
her türlü nimetlerinden yararlanalım ama
ara sırada olsa "yayla göçünü"
bir nostalji olarak hatırlayalım,
uygulayalım. İnsanlar İsviçre’den
Türkiye’nin bilmem neresine üçgün
yürüyüş yapmak için biryıl önceden plan
yapıyorlar. Hatırlanacak O kadar çok
şeyimiz varki! Hiç olmazsa onları
unutmamaya çalışalım! Yapmasak da!

İskender FİDAN
iSTANBUL/Aralık-2010
iskender.fidan@hotmail.com
02 Şubat 2011'de anamurunsesi.com yazdı.
|

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları |
DİĞER
YAYIMLANMIŞ YAZILAR
EĞİTİM YAZILARIMIZ DEFA OKUNMUŞTUR...
_______________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ |