ANAMUR'UN SESİ
"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
arama   site haritası
 

 

 

        2011 ve VESVESE

    Vesvese (kuruntu) insanoğlunu cinayetlere, intiharlara sevk edecek kadar illet birşeydir. Vesvesenin dini boyutunu haddim olmadığını düşündüğüm için hiç kurcalamayacağım.

    Özellikle nüfus yoğunluğunun çok fazla olduğu büyük illerimizde insanların yalnızlaşması her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu yalnızlaşmanın nedeni, başta ekonomik sıkıntılar olmak üzere göç nedeniyle farklı kültürdeki insanların tam anlamıyla kaynaşamaması, kaynaşmanın uzun sürmesi, kültürel değerlerimizin anlaşılamaması ve uygulanamaması (yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü vs.) eskiye kıyasla insanların bedeninin sanayileşmeye rağmen daha çok yorulması, bütün bunların yanında stres dediğimiz illetin ortaya çıkması.

    Aslında sosyolojik bir sorun olan yukarıdaki kısaca bahsettiğim nedenler insanları vesveseye sürükleme nedenleridir de bir bakıma. Baba eve gelir, yorgun, moralsiz. Cebinde yine yeteri kadar para yoktur. Sabah çıkarken de para bırakamamıştır. Utancından "hanım ne pişirdin" bile diyememektedir. Hanım kocasının bu durumunu biliyor ama kocasına yardımda edemiyor, elinden birşey gelmiyor.

    Belki bir un çorbası veya tarhana çorbasıyla geçiştirilen akşam yemeği. Veya hanımın komşudan aldığı ödünç patateslerden yapılmış bir akşam yemeği yenmiş olabilir. Olmayan para ve evde pişen, parayla alınabilen patates! İşte size vesvese.

    -Bu patates nasıl ve hangi parayla alındı?

    -Hanım benden paramı saklıyor? (vermediği, veremediği para)

    -Bu para nereden bulundu? Vs. vs. vs

    Veya karıkoca ikiside çalışıyor. İşyerlerinde malum stres ikisi içinde. Eve geliniyor, ikinci bir telaş başlıyor genellikle kadınlar için. Yemek yapılacak, ortalıklar biraz toplanacak, çamaşırlar makineye atılacak, eş kaprisi çekilecek ve akşam tekrar yatağa girilecek! Yarın işe geç kalma kaygısıyla. Ve böyle devam edip giden, zamanla iki kişilik ailenin üçe, dörde çıkması ve sorunların dahada artması!

    -Bey niye hiç konuşmuyoruz? Niye sohbet edip dertleşmiyoruz? Vs. vs. vs.

    -Hanım bir şey mi oldu, niye somurtuyorsun yine, hergün aynı şeyimi yiyeceğiz, yine gömleğim ütülenmemiş. Vs. vs. vs.

    Sonra her zamanki olanlar. Kadının kendi dünyasındaki hayalleri, geçmişteki hayaller ve gelecek, hatta geçmiş hayaller! Muhasebe yapma durumları başlamıştır artık. Sonuç mu? Vesveseler! "Oysa ben neler hayal etmiştim gelecek için, benim sevdiğim adam bumu, acaba bir başkası mı var, neden hiç özverilerimin karşılığını alamıyorum, tek istediğim biraz şevkat! Vs. vs. vs." der kadın kendi kendine. Oysa kendi kendine sorduğu bu soruları eşine sorsa vesveseye kapılmayacak, ama soramıyor. Aynı şey erkek içinde geçerli. "Akşama kadar çalışıp geliyorum bir güleryüz yok. Tamam, o da çalışıyor ama ben ona çalış demedim ki. Akşam otururken benimle eskisi gibi konuşmuyor, gülmüyor, sohbet etmiyor, en önemlisi de konuşurken gözüme bakmıyor. YOKSA! " İşte başladı vesvese. Oda problemini anlatmıyor, konuşmuyor karısıyla. Bir çiçek, bir hediye, ufak bir iltifat ne kadar çok değiştirir oysa. Konuşunca belki de artık iş işten geçmiş veya geçmek üzere oluyor. Zaman da hiçbir zaman geri gelmiyor tabi. Sonuç mu? " Evde cinnet geçiren baba katliam yaptı. Aldatıldığını sanan koca karısını katletti. Kendisini sürekli döven kocasını vurdu. Cinnet geçiren kadın çocuklarını öldürdükten sonra intihar etti" türünden gazete ve televizyon haberleriyle haşır neşir. Ayrılmalarla sonuçlanan bir sürü evlilikler ve yıkılan yuvalar!

    Yeni girdiğimiz yeni yılda ne kadarımız bu problemlerden kurtulabileceğiz veya kurtulabilecek miyiz? Nasıl bu problemleri azaltabiliriz, azaltabilir miyiz, azaltabilecek miyiz? Vesveselerimizden ne ölçüde kurtulabileceğiz? Vesveselerimizden kurtulabilmenin gerçek çareleri nelerdir? gibi soruların muhatabı elbette sosyologlar, psikologlar, doktorlar yanında bizleri idarede edenlerdir de. Çözüm problemin tespitiyle başlar. Önce doğru tespit, sonra çözüm.

    Vesvesesiz ve huzurlu bir yeni yıl dileğiyle!

 

 

 

İskender FİDAN
iSTANBUL/Aralık-2010
                              iskender.fidan@hotmail.com

 04 Ocak 2011'de anamurunsesi.com yazdı.

 

İskender FİDAN'ın Yayımlanmış Yazıları

         -DERSİM  ÜZERİNE!

         -HERYER SÜTLİMAN - MIŞ!

        -ACITMAK!

       -NEREDEN NEREYE!

        -16 ve 18 YAŞINDA İKİ ÇOCUK!

      -SULULUK VE CIVIKLIK!

      -OMAR BÖĞEDİ ve YARLAĞAN

    -SEVGİSİZLİK ve HOŞGÖRÜSÜZLÜK

 

 

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları

        

    DİĞER YAYIMLANMIŞ YAZILAR

 
TATİL İYİ GELDİ
Keşkelerin Faydası Yok
Öğrenme Tarzınızı Biliyor musunuz?
Karneleri nasıl değerlendirelim?
Olumsuz Düşüncelerle baş etme

 Kartalın Yeniden Doğuşu
Derslerde başarı için 5 kural
 Beynimizin durduğu an
Mevlana'dan Altın Öğütler
Ne kadar görebiliyoruz?

 

 

  Çöpe atılan ekmekler Somali’yi doyurur

ENERJİ Mİ, ÇEVRE Mİ..?

CHP NEREYE KOŞUYOR…?

 

 

 EĞİTİM YAZILARIMIZ  DEFA OKUNMUŞTUR...

    _______________________________________________________

"Anamur'un ve Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ

   
   
 
   

  Başa Dön 

Yazdır

 
 
 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır [Çınar Arıkan]