|
2020
YILINDA BENİM OKULUM
Okulu etkileyecek olay ve olguların
uzaklığı, okul müdürünün; okulu bir
sistem olarak algılanmasındaki
yeterliliğine bağlıdır. Sistemin en
önemli parçası da eğitici personeldir.
Her sistem, başka sistemlerin
oluşturulduğu ortamda çalışır. Hızlı
teknolojik gelişmelerle beraber, çok
hızlı gelişmeler ve farklılaşmalar
meydana getirmektedir. Hiçbir sistemin,
böylesi hızlı gelişmeler karşısında
kendisini sınırlaması mümkün değildir.
Klasik yönetim anlayışı yavaş, yavaş
yerini çağdaş yönetime bırakmak
zorundadır. 2020 yılındaki okulum da
değişmelere uyarlanmış, çağdaş ve
bugünden çok farklı, okul sistemi
olacağı kanısındayım. 2020 yılında okul
yöneticisi, daha yetkin ve çağdaş olarak
yetiştirilmiş ve alana gönderilmesi
imkan dahilinde olacaktır. Teknolojinin
gelişmesine paralel olarak,
yöneticilerin gelişmesi ve ihtiyaçlar,
okula daha çok önem ve işlerlik
kazandıracak ve okulu da bir bilgi,
işlem merkezi haline dönüştürülmesini
gerekli kılacak gibi görünüyor.
2020 yılında öğretmenler öğrencileri ile
birebir, iletişimde bulunması yerine,
mesajı bilgisayarlara yüklemesi,
öğrencilerinde, bir hazırlık döneminden
sonra, istediği bilgileri, günün her
saatinde, bilgisayar tuşlarından açması
imkanına sahip olacaktır. Okulumdaki,
dört duvar, oturak ve kara tahtadan
meydana gelen sınıflar, birer, birer
bilgisayar labaratuvarı halini almış
olacak.
2020 yılında işe alımlar; Eleme hipotezi
yerine, kuyruk hipotezine göre yapılması
şeklinde olabilir.
‘’Verimlilik insanların değil ‘’iş’’in
bir özelliğidir. Bu nedenle, iş
görenlerin gelecekteki performansını
belirlemede, eğitim önemli bir etken
olamaz. Yüksek verimlilikteki işler,
modern sermaye ve teknoloji kullana
işlerdir."(Throw
ve Lucas 1972)
İşe özgü beceriler kazandırma, iş
içindeki şartlara uygun zaman ve iş
görme, uygulanacak bir hizmet içi
eğitimle mümkündür.
Okuldaki teorik eğitim yerine, makineyi
daha becerikli kullanan ve iş başında
yetişme kabiliyeti yüksek iş görenler
tercih edileceği ve okulumun 2020
yılında çok farklı bir sisteme dönüşmesi
mümkün olacaktır.
Yirmi dokuz yıl geriye dönüp baktığımda,
okuduğum ilkokulum ve bugün eğiticilik
görevini yaptığım okulumu
karşılaştırdığımda çok büyük
farklılıklar olduğu açıktır.
Okuduğum ilkokulum (1961-1965) köyde
ayarlanmış dört duvar bir oda, tek
öğretmenli, bir metrekare çapında çamur
sıvaları sökülmüş ve yerine beton
sıvanmış yazı tahtası, oturak olarak;
iki üç metrelik tahta, altına da her
ucuna birer taş konulmuş öğrenci sırası,
beton tahtaya yazı tebeşir. Tebeşirin
olmadığı zamanlar meşenin kömürü imdada
yetişirdi.
Bu zaman dilimlerinin mukayesesi
yapıldığında 2020 yılında okulum,
teknolojik gelişmeler ışığında,
sınıflarıyla, öğretmenleriyle ve
yöneticileriyle çok farklılaşacak, her
yönüyle çağdaş bir okul görünümü alacağı
kanısındayım...
Not:
Bu yazımımdaki öngörümü ağustos 1994'te
Hacettepe Üniversitesi eğitim Bilimleri
(EYTEPE) öğrencisi iken hayal olarak
kaleme alınmıştır.

Etem
GÜRSU,
Eğitim Müfettişi/Eğitimci
Yazar
egursu12@hotmail.com
22 Nisan 2011'de anamurunsesi.com yazdı.
|

Alanur ÖZALP'ın Yayımlanmış Yazıları |
DİĞER
YAYIMLANMIŞ YAZILAR
EĞİTİM YAZILARIMIZ DEFA OKUNMUŞTUR...
_______________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ |