|
|
ÇOK
GEÇ OLMADAN
Biz insanlar, onurlu, huzurlu, müreffeh
bir hayat için uğraş verir, didinir
çırpınırız. Bu doğuştan başlayan,
vazgeçilmez içgüdümüzdür.
Ahlaklı insan onurunu, huzurunu,
refahını başkalarının zararında aramaz.
Hak ettiği ile yetinir, helal kazancın
el emeği, göz nuru, alın teri, yetenekle
elde edileceğine inanır.
Temel ve ortak arzumuz, huzur, onur ve
müreffeh bir hayat ise, insanların biri
diğerini niçin boğazlar, biri diğerinin
malına, mülküne, canına kasteder?
İnsanlık tarihi inanılmaz savaşlar,
korkunç katliamlar, ırz ve namus
ihlalleri ile doludur. Bu felaketler
hâlen de devam etmektedir.
Güçlü, zayıfı ezmekte; mazlum,
ahlaksızın tasallutuna maruz
kalmaktadır. Savunma ve korunma
tedbirini alamayan insanlar, milletler,
şerrin hedefi olmaktadır. Çıkarlarını
başka insanların, başka milletlerin
zararında arayan emperyalistlerin hedef
tahtası olmaktadır. Tedbir, sözde değil
fiiliyatta olmalıdır. Hiç kimse sabıkası
belli kimselere hiçbir şeyini teslim
etmemelidir.
Emperyalizmin,ahlakı,vicdanı, merhameti
yoktur.Milletler arası ilişkilerde bu
gerçek göz ardı edilmemelidir, müsamaha
gösterilmemelidir.,Yılanla çuvala
girmenin ne demeye geldiğini
unutmamalıdır.Ne demiş atalarımız:
”İSTERSEN SULH VE SALAH, HAZIR OL
CENGE!”
Ben zaman zaman devleti insanla mukayese
ederim. Sizler bana ne kadar
katılırsınız bilemem…
DEVLETİMİZ: Var oluşumuz ve
hayatımızın bütünüdür.
BEYNİMİZ: Yasama, yürütme ve yargıdır.
BEDENİMİZ: Vatan topraklarımızdır.
SİNDİRİM SİSTEMİMİZ: Tarım, üretim ve tüketimizdir.
BEŞ DUYUMUZ: İletişim ulaşım ve algılamalarımızdır.
SOLUNUM SİSTEMİMİZ: Özgürlüğümüz, bağımsızlığımız ve
hâkimiyetimizdir.
—Sağlıklı, huzurlu bir hayat için,
organlarımızın uyum içinde, sağlıklı
faaliyetlerini sürdürmesi ne kadar
gerekli ise, devlet için de öyledir diye
düşünüyorum. Yasama, yürütme ve yargı
görevlerini uyum içerisinde sürdüremezse
beyin, rahatsız demektir. Bu durumdan
bütün vücut etkilenir, rahatsız olur.
Devlet için de bu böyledir.
—Bedenimizden koparılan her parça, her
zerre, bir sivilce, bir yaradır. Dikkat
edilmezse kangren olur, beden de
muzdarip olur. Bu vatan toprakları için
de böyledir. Filistin’in bugünkü hâli
gibi… Bedenini pazarlayanlara iyi gözle
bakılmaz.Vatan topraklarını pazarlayana
da.
—Sindirim sistemi bozuk bir insan, nasıl
hasta ve dermansız olursa, tarımı,
üretimi, tüketimi düzensiz bir ülkenin
hâli de öyle olur.
—Beş duyusu, görme, duyma, tatma,
koklama, dokunma duyguları çalışmayan
bir insanın hâli ne ise, iletişim,
ulaşım, algılama sistemlerini kontrol
edemeyen, onlara sahip çıkamayan
devletin hâli de öyle olur. Sürekli
başkalarının desteğine, himmetine muhtaç
olur.
—Solunum sistemi hasta ve yetersiz olan
bir insan, her an ölümle burun, buruna
yaşamak zorundadır. Her an ölebilir de.
HÂKİMİYETLERİNİ, ÖZGÜRLÜKLERİNİ
yabancılara muhtaç sürdüren bir devlette
insan gibi varlık-yokluk sınırında
yaşamak durumundadır. Kendisine verilen
imkân kadar özgür olabilir.
İçerisinde bulunduğumuz zamanda,
devletimiz bu gün ne durumdadır, ne
kadar sağlıklı yaşama imkânına sahiptir,
yöneticilerimiz ne yapıyor sorularına
cevap arayalım
1-Avrupa
Birliği, küreselleşme söylemleri ile bu
gün egemenliğimizin bir kısmı milletten
alınmış haçlı kulübü olan AB’ye teslim
edilmiştir. ”Hâkimiyet kayıtsız
şartsız milletindir.” ilkemiz
sakatlanmıştır.
2-Vatan
topraklarımız, babalar gibi yabancılara
satılmaktadır. Yabancı özel ve tüzel
kişiler, bakkaldan mal almanın kolaylığı
içinde toprak ve taşınmaz mülk
alabilmektedirler.
3-Vakıflar
Yasası ile azınlıklara, kiliselere
sınırsız mülk edinme, ticari faaliyette
bulunma hakkı verilmiştir.
4-Siyasi
faaliyetlerimiz ABD, AB güdümünde
sürdürülmektedir.
5-Devletin
aslî kurucusu olan Türk kimliğine
hakaretin önü açılmıştır. Türk devleti
Türkiye devleti yapılmıştır. Türk
kimliği, Türkiyeli kimliğine
dönüştürülmüştür. Türk kimliğinin ana
yasamızdan silinmesi noktasına
gelinmiştir. Türk kimliğinin binlerce
yıllık bir kültür ve efsane olduğu
hafızalardan silinerek, sıradan etnik
bir yapıya dönüştürülmüştür.
6-İletişim
sistemlerimiz basın-yayın
kuruluşlarımız, bankalarımız, finans
kaynaklarımız, ekonomi ve ticaretimiz
haçlı ve yabancı kontrolü altındadır.
Devletin beyni, bedeni, sindirim
sistemi, duyu organları, solunum sistemi
hastadır. Vatan ve millet bütünlüğümüz,
zirvedekilerin ifadeleriyle ciddi tehdit
altındadır. Ortada beyni, bedeni,
sindirim sistemi, duyu organları felç
olmuş bir insan var. Bu insana, en
kaliteli kumaşlardan elbise giydirseniz
de, estetik ameliyatlar yaptırsanız da,
allayıp pullayıp makyajlar yaptırsanız
da, ağrılarını sızılarını ağrı
kesicilerle giderseniz de uzun süre
yaşatamazsınız. Duble yollar. Tüneller.
Alt geçitler üst geçitler, hızlı
trenler, uçaklar, daha yüzlercesi
sıralanan, biz yaptık diyerek övünülen
ler. Komaya soktuğumuz devletimize,
ancak giysi, makyaj ve estetik olur.
Mukadder sonumuzun yaklaştığı nı bu
millet fark edecek, gerekenide
yapacaktır. YENİDEN MİLLİ MÜCADELE
İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN TEDBİR
GEREKMEKTEDİR. Bu millet yeni bir
MUSTAFA KEMAL’E Sahip olmak
zorundadır. Bu millet ilk yapılacak
seçimde, demokratik hakkını kullanarak,
bu iktidarı nadasa çekmeye mecburdur.

Aydemir SEZGİNER
aydede58@mynet.com
29 MAYIS 2011 anamurunsesi.com yazdı
SIRA
SİZDE; BU YAZIYA YORUM YAZIN!
TIKLAYINIZ...
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * *
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
YAYIMLANMIŞ ŞİİRLER:
Hüseyin GÜMÜŞ'ün Yayımlanmış Şiirleri:
*************************************************
Celal OGAN'ın Yayımlanmış Şiirleri:
YAYIMLANMIŞ ŞİİRLER:
|
EĞİTİM
YAZILARI
DEFA
OKUNMUŞTUR...
|
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ
|