
Çevre Ve
Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel
Başkanı Mustafa Göktaş, Toplumsal
Kalkınma, Bilinçlenme ve Mutabakat adına
gönüllü ve ücretsiz yaptıkları
çalışmalar esnasında ilginç tespitler
yaptıklarının altını çizdi...
“Ülkemizin kaymağını 2 milyon kişi
yiyor”
Göktaş,
“Uygulanan ekonomik politikalar ve
sosyal politikalar nedeniyle gelinen
noktada zengin daha da zenginleşmiş,
fakir ise daha da fakir hale gelmiştir.
Dar gelirli dediğimiz orta direk olarak
bildiğimiz her iki kitle de geçinecek
durumda değildir. Açlıkla yoklukla
boğuşmaktadır. Ülkemiz 2 milyon kişiye
hizmet ediyor. Onlar bu ülkenin
kaymağını yiyor. Adaletsiz bir gelir
dağılım, adaletsiz bir vergilendirme
sistemi, acımasız bir soygun düzeni.
Ayıp ya. Bu yakışır mı? Biri yiyecek,
diğeri bakacak. Ülkede geçimini çöpten
temin eden, çöpün içinden ekmek
çıkartıp, yiyecek çıkartıp karnını
doyuranların sayısının giderek artığını
görüyoruz. İnsanların uygarca, adil,
eşit, hakkaniyet ölçülerinde yaşamak
istemeleri en temel yaşamsal haklarıdır.
En başlıca tüketim haklarıdır. Ama 73
milyonluk ülkemizde 2 milyon insanımız
kaymak yiyor bal yiyor." dedi.
14.03.2010 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma
Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş,
Toplumsal Kalkınma, Bilinçlenme ve
Mutabakat adına gönüllü ve ücretsiz
yaptıkları çalışmalar esnasında ilginç
tespitler yaptıklarının altını çizdi...
"Ülkemizin
kaymağını 2 milyon kişi yiyor”
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma
Derneği Genel Merkezince Genel
Başkanları Mustafa Göktaş önderliğinde
bu yılın 11 ayı içinde yapılan yurt
geneli Başta Mersin olmak üzere, Adana,
Hatay, Adıyaman, Afyon, Aksaray, Amasya,
Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin,
Balıkesir, Batman, Bingöl, Bitlis,
Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı,
Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne,
Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir,
Gaziantep, Giresun, Hakkari, İstanbul,
İzmir, K.Maraş, Kastamonu, Kayseri,
Kırşehir, Kilis, Konya, Malatya, Mardin,
Manisa, Nevşehir, Niğde, Osmaniye,
Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tokat,
Tunceli, Van, Yalova, Zonguldak
illerinde ( 54 il) gezi, inceleme ve
araştırmalarda ilginç tespitler yapıldı.
YURT
GENELİ 968 BİN ESNAF İŞ TERKETTİ
Çevre
Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği
Genel Başkanı Mustafa Göktaş “Ülkemiz
ekonomisinin iyiye gittiği filan yok.
İyiye gidiyor da ülkede yaptığımız
araştırmalarda 968 bin esnafın iş terk
ettiğini, kepenk indirip işine son
verdiğini görüyoruz. Bu neden? Hiç
araştırıldı mı? İşsizlik, milletin alım
gücünün esnafa yansımaması, nakit para
bulunamaması, Vergi ve harçların adeta
HARAÇ’ a dönüşmesi neticesi esnaf büyük
bir bunalım yaşamakta. İş bırakmaktadır.
Ödeme güçlüğü çeken ve tabiri caiz ise
maliye tarafından ‘kümesteki kaz olarak’
görülen vergi mükellefi olan esnaf,
vergi ve harçların altında yok oldu.
İnim inim inliyor. Şu anda 3 milyona
yakın esnafımız can çekişiyor. SSK ve
Bağ-Kur primlerinin yanı sıra 12 çeşit
vergi, 12 çeşit de harç ödemek
durumunda. Üstelik birde bürokrasi ve
kırtasiye ile uğraşmak durumunda.
Yetmiyor hükümetimiz 2010’da vergi ve
harçları arttı. Olacak iş değil. Ama bu
ülkede oluyor. Bu can çekişen esnafın
pirim borcunu vergi borcunu görmezden
gelemezler. En azından faizini silerler
anaparayı taksitlendirirler. Zor bir şey
değil. Olmayan adamın neyini alacaksın?
Canını mı?” dedi.
MEMUR VE
İŞÇİ İLE ESNAFI NASIL BİR TUTARSINIZ?
Göktaş, “Kalkıyorlar bazı basın yayın
organları, en çok vergiyi yine memur
işçi verdi diyorlar. Yazıyorlar,
söylüyorlar ve afaki konuşuyorlar.
Arkadaşlar Memurun, emeklinin, işçinin
aldığı maaş belli. Bir bordrosu var.
Aylık gelirinden kesinti belli...
Elbette gelirinden o vergiler kesintiler
yasal olarak yapılıyor. Ama bir esnafın
ne kazandığı, ne kadar kazandığı, iş
yapıp yapmadığı, bir ayı iş yaparak mı,
yapmayarak mı geçirdiğini araştıran,
bakan yok. Biliyorsunuz ki ay olur günü
besler, gün olur ay’ı besler diye bir
esnaf lafı vardır. Yemin ederim size
artık gün olur ay’ı besler işi hiç
olmuyor. Ay geçiyor günü besleyecek
durum olmuyor. Kazanmayan adam, vergiyi
nasıl versin, Harç’ı nasıl ödesin? Size
samimi söylüyorum şu an esnaf boğaz
tokluğuna bile çalışamıyor. Her ay rutin
olarak ödemek durumunda olduğu zaruri
harcamaya yetişemiyor. Telefon, su,
elektirik, doğalgaz, kira parasına
yetişemiyor. Yapmayın. Bunu söyleyince
de, o zaman işi terk etsin, ne işi var
dükkân açıyor diyorlar. Bu mu çare? İşte
o yüzden 968 bin esnaf iş terk etmiş.
Bir esnafın aile reisi olduğunu ve
geçindirmekle yükümlü bulunduğu
insanları göz önüne alın. Oturun
Vehametin boyutunu siz hesaplayın” dedi.
HER 5 GENÇTEN ÜÇÜ İŞSİZ…
Göktaş “Bu gün geldiğimiz noktada
işsizlik hat safhada. Açlık ve yokluk
insanımızı derinden sarsıyor. Ülkemizin
her yerinde buna rastlamak mümkün. Ve
işsizlik en çok da gençlerimizi vuruyor.
Perişan ediyor. Bugünümüzün ümidi ve
aynası geleceğimizin güveni ve teminatı
dediğimiz gençlik umutsuz ve karamsar
olmuş. Sebebi giderek artan işsizlik…
Ülkemizde yaşayan her beş gencimizden
3’ü işsiz... Geçen yıl, işsizlik oranı
ile ilgili açıklanan rakam 3 milyon
civarı idi. Ama rakam doğruyu
yansıtmıyordu. Bu yıl yine doğruyu
yansıtmıyor. Diyorlar ki, 2 milyon 600
bin kişi işsiz. Bende diyorum ki,
ülkemizdeki işsiz sayısı 7 milyon 780
bin..Diyeceksiniz ki, nereden buldunuz?
Değerli arkadaşlar Kapanan iş yerlerine
bakın. Gerçek sayı ortada... Gerçekleri
saptırmaya kimsenin hakkı yok. Bunu
değiştirmeye kimsenin gücüde yok. Gerçek
ortada. Okumuş, tahsil terbiye yapmış
her 5 gençten 3’ü işsiz. 690 bin
üniversite mezunu boş geziyor. 1 milyon
80 bin lise mezunu boş geziyor. Her
branştan her meslek gurubundan okumuş
çocuk iş bulamıyor. Asgari ücret belli..
Gidin evlere bakın. Gençler ya evde
oturuyor, ya sokakta bomboş geziyor.
Uyuşturucu, alkol, madde bağımlılığı,
fuhuş neden bu kadar arttı? Milleti boş
lafla, hayal ürünü, yellen yellen ipe
diz anlayışı ile gelecek vaat ederek
oyalamanın sonucudur bu. Son 10 yılda
toplumda sadaka kültürü yerleşti. İane,
iaşe, yardım ile millet çoğu geçimini
temin eder hale gelmiş. Ama her şey iyi
(!) Yazıktır ya” dedi.
VATANDAŞA SIKIN DİŞİNİZİ, KAMU’YA AÇIN
KESENİZİ..
Göktaş “Bakın devlet sürekli biz
vatandaşları kemer sıktırıyor. Bize
sıktırırken, kamuya bakıyoruz, oh ne ala
memleket diyesimiz geliyor. Öyle bonkör
harcıyorlar ki, şaşarsınız. Yılın 3
ayında devletin tüketime harcadığı rakam
2 milyar YTL. Toplam harcamada ise 8
milyar YTL. Bunu kim harcadı vatandaş
mı? Vergi vergi deyip sıkboğaz edip
canından ettiğiniz, işinden ettiğiniz
Esnaf’mı? Kim harcadı, niye ve niçin
harcadı? Söyleyelim. Bu harcamaların
tamamı kamu kuruluşlarında.. Kırtasiye,
Su, Elektrik, Temizlik, içecek, giyim
kuşam, tedavi ve cenaze gideri,
Haberleşme, nakliye, müşavir firma,
kira, gibi giderler.. Yolluklar, temsil
ağırlama, görev giderleri ile bu
rakamların tamamı ilk 2 ayda 8 milyar
lirayı bulmuş. Maşallah, Devletimiz
harcamadan hiç kısmıyor. Hiç kemer
sıkmıyor. Neyin nasıl harcandığı, usule
uygun mudur, değil midir, alımlar fahiş
fiyatla mı alınmıştır, devlet zararı var
mıdır?, bunları inceleyecek ve
araştıracak yeterli denetim elemanı da
bulamıyorlar. Bu HARCANAN PARA KİMİN
PARASI? Vatandaşın! Toplanan vergiler.
Beytül mal dediğiniz yetimin hakkının
olduğu hazineden. İsrafı, gereksiz
harcamayı, fahiş fiyatla alımı önleyin”
dedi.
ÇEKİN ARTIK ŞU ELİNİZİ CEBİMİZDEN..
Göktaş, “İnsanımız perişan. Piyasada son
5 yılda nakit para yok oldu. Milletin
alım gücü sıfır noktasında. Siz bir avuç
mutlu azınlığa bakmayın. Ve altında lüks
cip ve otomobiller ile gezenlere de
aldanmayın. Dönemin vurguncu, talancı,
kapkaççıları ile sade vatandaşı
karıştırmayın. Ne zengini/ onlar zengin
değil. Her dönemde gemisini yürütmeye
alışmış, parti parti gezen iktidar
avcısı, yalaka ve yağdanlık, çıkarcı,
vurguncu, talancı, damdaki tipler… Dama
çıkmışlar merdiveni de çekmişler (!) Siz
aşağı bakın. Vatandaşa. Evinde ne yer ne
içer bunu hesap eden yok. Ancak ver
diyorlar, Ver, ver de, neyi nasıl versin
vatandaş?” dedi.
SOKAK
LAMBALARI, REKLAMLARIN ELEKTRİKLERİ DE
VATANDAŞA YÜKLENDİ
Göktaş, ”Belediyeler Sokak lambalarının
aydınlatma gideri olan elektrik parasını
devlete bir türlü vermiyor. Devlet kaçak
elektriğin önüne bir türlü geçemiyor.
Elektrik niye pahalı? Biz geçen yıl
Bilbordların, yol kenarındaki
kaldırımların içinde bulunan raket
denilen ışıklı reklam levhalarının ve
birçok yerde bulunan reklam
sinevizyonların ışıklarının elektrik
saatlerinin olmadığını, sokak lambası
olarak gösterildiğini biliyoruz.. Birde
oraları özel sektöre kiraya vermişler
gelir elde ediyorlar. Hem gelir elde
ediyor hem kullandığı elektriğin
parasını devlete ödemiyor. Ve bu gün
gelinen noktada bu ödenmeyen sokak
lambası ve ışıklı levha, bilbord,
sinevizyon, raket, duraklardaki ışıklı
levhaların paralarını da vatandaşa
yüklediler. Bu hayat niye bu kadar
çekilmez ve pahalı hale geldi
sanıyorsunuz? “ diye seslendi.
ÜLKEMİZİN KAYMAĞI 2 MİLYON KİŞİNİN
Göktaş, “Uygulanan ekonomik politikalar
ve sosyal politikalar nedeniyle gelinen
noktada zengin daha da zenginleşmiş,
fakir ise daha da fakir hale gelmiştir.
Dar gelirli dediğimiz orta direk olarak
bildiğimiz her iki kitle de geçinecek
durumda değildir. Açlıkla yoklukla
boğuşmaktadır. Ülkemiz 2 milyon kişiye
hizmet ediyor. Onlar bu ülkenin
kaymağını yiyor. Adaletsiz bir gelir
dağılım, adaletsiz bir vergilendirme
sistemi, acımasız bir soygun düzeni.
Ayıp ya. Bu yakışır mı? Biri yiyecek,
diğeri bakacak. Ülkede geçimini çöpten
temin eden, çöpün içinden ekmek
çıkartıp, yiyecek çıkartıp karnını
doyuranların sayısının giderek artığını
görüyoruz. İnsanların uygarca, adil,
eşit, hakkaniyet ölçülerinde yaşamak
istemeleri en temel yaşamsal haklarıdır.
En başlıca tüketim haklarıdır. Ama 73
milyonluk ülkemizde 2 milyon insanımız
kaymak yiyor bal yiyor, 21 milyon 260
bin kişi yoklukla mücadele ederek
perişan halde kıt kanaat geçinirken, 20
milyon 500 bin kişi ise açlıkla iç içe
yaşıyor.. Buyurun yeşil kartlıları
sayın. Yine 65 yaş aylığı alanları
sayın. Çocuk parası alanları, evde
yaşlısına bakanların aldığı paraları,
evde engelli çocuğu olanın aldığı
parayı, dul ve yetimlerin aldığı parayı
sayın. İşi gücü olmayıp Fak fuk fon dan
yardım alanları sayın. Bakın toplumun
durumuna. İnsanlar o paraları da almasa
açlıktan sürünürler. Bu tablonun neresi
iyi?” diye sordu.
SON 30
YILDA ÜRETEN TOPLUMDAN TÜKETEN TOPLUMA
GEÇTİK
Göktaş, “1980 den sonra hızla her alanda
bir kirlenme yaşadık. Bunun sonucunda
idealizm yok oldu. Çıkara dayalı düzen
içinde gelinen nokta bu. Her şeyi
çılgınca tüketiyoruz. Neyi neden ve
niçin tüketiyoruz sorgulamıyoruz.
Tüketim çılgını olduk. Cepte para yok,
kredi kartına dayandık. Banka
kredilerine dayandık. Geleceğimizi
ipotek altına aldık. Borç batak içinde
yaşıyoruz. Tüm bu kötü gidişe dur demek
için çaba harcayan yok. Dünyadaki
küresel ekonomik kriz ülkemizi de
derinden sarsıyor. Piyasada batan giden
büyük firmalar irili ufaklı çok firmayı
da bitiriyor. Üç beş büyük holdingin
dışında ayakta duran kalmadı. Bu durumun
acilen düzeltilmesi, iyileştirilmesi
gerekiyor. Teşhisi düzgün yapmak,
reçeteyi düzgün yazmak, reçeteyi düzgün
okumak lazım” dedi.
ÇETKODER
GENEL MERKEZİ YAZIŞMA İÇİN:
cetkoder@gmail.com
TÜKETİCİLER MESAİ SAATLERİNDE;
0.535.475.70.06
nolu dernek telefonumuzdan arayabilir ve
her tür hukuki bilgi alabilirler.
ÇETKODER GENEL BŞKN. GSM.
0.532.282.29.91
**********************************
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ