
GAZİANTEP’TE YAŞAYAN ANAMURLULAR HASRET
GİDERDİ
Gaziantep'de
yaşayan Anamurlu Vali Yardımcısı Mustafa
Ayhan ve Başkomser Baki Özen'in organize
ettiği kahvaltıda Anamurlular bir araya
geldi. 150'ye yakın Anamurlunun katılımıyla
gerçekleşen kahvaltı buluşması çok
coşkulu geçti.
Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan bir
selamlama konuşması yaptı. Hemşerilerine
zaman zaman Anamur yöresel ağzıyla
seslenen Ayhan’ın veciz konuşması
kahkaha ve alkışlarla kesildi.
22.12.2009 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
GAZİANTEP’TE YAŞAYAN ANAMURLULAR HASRET
GİDERDİ
Gaziantep'de yaşayan Anamurlu Vali
Yardımcısı Mustafa Ayhan ve Başkomser
Baki Özen'in organize ettiği kahvaltıda
Anamurlular bir araya geldi. 150'ye yakın
Anamurlunun katılımıyla gerçekleşen
kahvaltı buluşması çok coşkulu geçti.
.jpg)
Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan bir
selamlama konuşması yaptı. Hemşerilerine
zaman zaman Anamur yöresel ağzıyla
seslenen Ayhan’ın veciz konuşması
kahkaha ve alkışlarla kesildi.
Ayhan’ın güler yüzü hemşerilerinin
gurbette birbirlerine kenetlenmesine
vesile oldu. Bunun bir başlangıç
olduğunu belirten Vali Yardımcısı
Mustafa Ayhan: "Facebook’ta
“Gaziantepde
Yaşayan Anamurlular” grubu
kurduklarını ve hemşerilerinin bu guruba
katılarak bir birleriyle tanışmalarını
sürdürmelerini" istedi.
Toplantıda ayrıca kahvaltıya katılan
Anamurlular adına
www.anamurunsesi.com
sitemiz yazarlarında
Mustafa İsmet
Keskin de bir konuşma yaptı.
Keskin’in konuşmalarından bazı bölümler
şöyle idi.
.jpg)
"Sayın Vali Yardımcım, Değerli dostlar,
Sevgili hemşerilerim,
Konuşmama bir fıkra ile başlamak
istiyorum.
Bir havaalanında yolcular uçağın yanında
otobüsten inmişler. Bavullarını
yerleştiriyorlarmış. Bir bakmışlar uçak
şirketinin minibüsü yanlarında durmuş.
İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot
inmişler... Yolcular fena halde
şaşırmışlar. Nasıl şaşırmasınlar. Kaptan
pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda
üç noktalı bant… Yardımcı pilotun elinde
bir köpek tasması… Tasmanın ucunda bir
köpek… Sağa sola çarparak öylece
ilerliyorlar uçağa… Günlerden 1 Nisan
değil ama, "Şaka herhalde" demiş
yolcular, doluşmuşlar uçağa… Pilot
giysili insanlar doğru pilot kabinine
girip uçağı çalıştırmışlar. Uçak pistte
hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların
gözleri camda. Uçak hızlanmış… Yolcular
endişelenmeye başlamışlar… Uçak daha
hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya
başlamış… Uçak iyice hızlanmış… Bazı
yolcular paniklemiş, dua etmeye
başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış. Bu
arada pistin sonuna 100 metre kalmış.
Sonra betonun bitip çimlerin başladığını
gören yolcular dehşet içinde basmışlar
çığlığı... Tam o anda da kaptan pilot
uçağın kalkış kolunu sonuna kadar
çekmiş... Uçak tam pist biterken
tekerleklerini yerden kesmiş,
havalanmış. Kaptan pilot arkasına
yaslanmış derin bir nefes almış ve
yardımcı pilota dönmüş:
-Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta
gecikecekler ve hep birlikte geberip
gideceğiz!..
İşte Anamur için çığlık atma zamanı
geldi de geçiyor bile.
Yıllardır her platformda Anamurlu
olduğumuzu söylemekten hep gurur duyduk,
Mersinliyiz demedik, hep Anamurluyuz
dedik; ama bu çoğunlukla sözde kaldı.
Anamur’un il olmasını hep istedik ama ne
faaliyete geçmedik.
Babam anlatır: Yıl 1968 zamanın İçişleri
Bakanı Salih Ragıp Üner Anamur’u
ziyaretinde eski hükümet konağına
girerken o günkü Anamur kaymakamının
omzuna elini koymuş:
“Anamur’u il
yapacağım seni de başına vali
yapacağım.” demiş. Yıl 1968,
şimdi nerdeyiz 2009, kaç yıl geçmiş 41
yıl, hala çığlık atma zamanı gelmedi mi?
.jpg)
Belki de söyleyeceklerim hepinizin
bildiği şeyler ama derler ki atalar:
“Ettekrarü ehsen
velevkene yüz seksen.” Güzel
şeyleri tekrar etmek güzeldir velev ki
yüz seksen defa olsa bile.
Divan edebiyatı şairlerimizden Nesîmî.
Geçen zamanın kazası olmadığını, hem
dini gerçekleri vurgulayarak hem de
aşkla yoğurarak ne güzel söylemiş bir
beytinde:
“Gel gel
beru ki savm u salatın kazası var amma
Sensiz geçen zaman-ı hayatın kazası yok”
Hep bir şeyleri düşünürüz de bir türlü
hayata geçiremeyiz nedense… İçinde
yaşadığımız ortamın güzelliklerini hep
görmezden geliriz. Olumsuzlukları
paylaşmayız dostlarımızla kendimiz
halletmeye çalışırız. Güzellikleri
beklide sadece ailemizle paylaşırız. Ama
hepimiz biliriz ki:
“Üzüntüler
paylaşıldıkça azalır, sevinçler
paylaşıldıkça çoğalır.”
“ Ol mâiler ki
derya içredir deryayı bilmezler.”
diyor şair. Yani Obalıklar ki denizin
içinde yaşarlar denizin ne demek
olduğunu bilmezler. Ama denizden
çıkarıldıkları zaman çırpınırlar,
denizin onlar için her şey demek
olduğunu anlarlar. İşte bizim içinde
gurbette olmak denizden uzak kalmış
balığın hali gibidir. Ama burayı
kendimize deniz yapmak yine kendi
elimizdedir. Balıklar için deniz neyse
bizim için de Anamur odur.
Değerli dostlar,
Başta Vali Yardımcımız Mustafa Ayhan
Bey’e ve kahvaltıda emeği geçen herkese
bir kez de buradan teşekkür ediyorum.
Konuşmamızla ve okuyacağım şiirle
gözünüzde, gönlünde
“hoş bir seda”
bırakabiliyorsak ne güzel, ne mutlu
bize.
Ne diyor divan edebiyatı şairlerimizden
Bakî:
“Âvâzeyi
bu âleme dâvûd gibi sal
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.”
Umarım sizlerin kulaklarında hoş bir
seda olarak kalmışızdır."

__________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ