
BULGAR
TÜRKLERİ! / KÜRT TÜRKLERİ!..
Oğuz Çetinoğlu yazdığı tarih sözlüğünde
Bulgar Türklerini şöyle tanımlıyor :
“İslamiyet’i ilk
kabul eden Türk kavmidir. Hunlar ile
Oğuz Türklerinin karışımından
oluşmuştur.
İlk Bulgar – Türk Devleti, 630 yılında Göktürk
İmparatorluğu'nun dağılması üzerine
kuruldu. Bulgar Türkleri, Hazar
Türklerinin baskıları sebebi ile 665
yılında Balkanlara geçtiler. Orada
Hıristiyanlığı kabul ettiler ve
Slavlaştılar .”
Kanaatimce; bu gün
“Kürt” olarak tanımladığımız
kardeşlerimiz Turani bir kavim olup,
Türk Milletinin ayrılmaz bir parçasıdır.
20.12.2009 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
BULGAR TÜRKLERİ! / KÜRT TÜRKLERİ!..
Oğuz Çetinoğlu yazdığı tarih sözlüğünde
Bulgar Türklerini şöyle tanımlıyor :
“İslamiyet’i ilk kabul eden Türk
kavmidir. Hunlar ile Oğuz Türklerinin
karışımından oluşmuştur.
İlk Bulgar – Türk Devleti, 630 yılında Göktürk
İmparatorluğu'nun dağılması üzerine
kuruldu. Bulgar Türkleri, Hazar
Türklerinin baskıları sebebi ile 665
yılında Balkanlara geçtiler. Orada
Hıristiyanlığı kabul ettiler ve
Slavlaştılar .”
Türk Milletinin bir boyunun tarih içerisinde meydana gelen
olaylar sebebiyle başkalaştığına,
ayrıştığına ve ötekileştiğine en iyi
örneklerden biri
“Bulgar Türkleri”dir. Bugün
Bulgaristan'a baktığımızda ortada
kendini kendini Bulgar olarak niteleyen
bir halkın yanında ayrıca Bulgaristan
Türkleri'de yaşamaktadır.
Ancak yukarıda bahsettiğimiz Bulgarlar ile Bulgaristan
Türkleri arasında benim
“Bulgar Türkleri”
olarak gördüğüm yeni bir insan
kütlesi oluşmuştur.
Bu “Bulgar Türkleri” Bulgaristan
Türkleri arasından zuhur etmiştir.
Bunların, ana ve babaları Türk ve
dinleri İslam olmasına rağmen çeşitli
nedenlerle Bulgar olmaya ya da
Bulgarlaşmaya meyil ettiklerini
görmekteyiz.
Bunlar arasında Bulgar gibi düşünüp Bulgar gibi yaşamak ve
Bulgarca konuşmak son derece moda haline
gelmiştir.
1989 Göçü ile Türkiye'ye göç eden Bulgaristan Türkleri
arasında tarif ettiğimiz
“Bulgar Türkleri”
ne dahil olma çabası azımsanmayacak
boyutlara ulaşmıştır.
Bulgaristan Cumhurbaşkanı Parvanov'un, göreve geldiği 2006
seçimlerinde ülkemizde yayınlanan
Amerikancı Cemaatin gazetesinde konuyla
ilgili habere
“Bulgarlar Bursa'da sandığa koştu”
başlığını atması ne tür bir
sorunla karşı karşıya olduğumuzun çok
güzel bir kanıtıdır.
Türkiye'ye 1989 zorunlu göçü ile gelmiş Bulgaristan Türkleri
arasında, halen Bulgar isimlerini
değiştirmeyen, Bulgar isimli
pasaportlarını kullanan, düğünlerine ve
dernek gecelerine Bulgar sanatçıları
getirerek Bulgarca şarkılarla eğlenen,
Bulgar müziğini Türk müziğine tercih
eden, Bulgar isimli restoran kafeterya
ve barlarda eğlenen, Bulgar yemeklerini
yemekten zevk alan ve Bulgar kültürünü
yaşayan ve yaşatan çok sayıda insan
vardır .
Oysa bunlar Türkoğlu Türk’tür. Ancak bugün bir sürü nedenle
Türklükten ziyade Bulgarlığa
yaklaşmaktadırlar. Ben bunlara kimse
kızmasın ama
“Bulgar Türkleri” demekteyim.
Elbette günümüzde Bulgaristan'da ve Türkiye'de Türklerin
“Bulgar Türklüğü”
ne geçişte; sosyal, ekonomik ve siyasal
nedenler ile menfaatlerin göz önünde
bulundurulması gibi sebepler vardır ama
böyle bir olgunun varlığı da bir gerçek
olarak hepimizin önündedir.
Bulgar Türklüğü'nün tespitinde yazdığım şeyler aynen
“Kürt Türkleri”
içinde geçerlidir.
Kanaatimce; bu gün
“Kürt” olarak tanımladığımız
kardeşlerimiz Turani bir kavim olup,
Türk Milletinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Onları ayrıştırmak, ötekileştirmek ve başkalaştırmak için,
Batı'nın ve Haçlı zihniyetinin yaklaşık
1768'den bu yana bilinçli bir çaba
içinde olduğunu Bilal Şimşir'in
Kürtçülük I ve II adlı kitapları başta
olmak üzere birçok kaynaktan biliyoruz.
Kürt dediğimiz insanlarımız arasında bu gün farklı düşünen ve
kendini farklı gören insanlarımız var.
Oysaki hepimiz Büyük Türk Milleti
ailesinin, onurlu ve vazgeçilmez bir
ferdiyiz.
Türk Milleti'ni ayrıştırmak ve içinden başka halklar türetme
mücadelesini artık hepimiz anladık.
Bunları kimin yaptığı da biliyoruz.
Şimdi önümüzde aynı milletin çocukları olmalarına rağmen Türk
ve Kürt diye iki olgu var.
Ancak bir de bunların arasında ana ve baba Türk olmasına
rağmen Kürtlere yaklaşan (ancak burada
kast ettiğim PKK yanlısı terörist ve
bölücü kitleler) onlar gibi hareket
eden, provokasyonu körükleyen,
bölücübaşını öven, haksız isnatlarla
Türk Milletini ve Türk Devletini
suçlayan, ülkeyi yakıp yıkanları
alkışlayan ve Türk Milleti aleyhine
aklınıza gelen her türlü rezilliği yapan
“Kürt Türkleri”
türemiştir.
Bunlar aynen Bulgar Türklerinde olduğu gibi ana baba Türk
olmasına rağmen türlü nedenlerle
kendilerini bölücülere yakın gören
“Kürt Türkleri”dir.
Eğer bunlar bir başkalaşıma uğramasalar bugün yapmış
oldukları rezillikleri yapmaz, aksine
Türk Milletine mensup olmanın gurur ve
sorumluluğu ile hareket ederlerdi.
Bu yazıyı yazmamın nedeni Türk
olmalarına rağmen Bulgar ya da bölücü
Kürt gibi hareket edenlerin varlığını
ortaya koymak, bu tip insanlara karşı
uyanık olmayı teşvik etmek ve herşeyin
farkında olduğumuzu da bu şekilde
davrananlara bildirmektir.
Bahsettiğimizin kişilerin kraldan fazla
kralcı olmasını anlayamıyor ve böyle
davranmaları için de haklı ve mantıklı
bir neden de göremiyorum.
Peki sadece bu konumda “Bulgar
Türkleri” ya da
“Kürt Türkleri”
olarak tanımladıklarımız mı var?
Cevabımız tabii ki; hayır...
Sayalım isterseniz Türk olmalarına rağmen, Amerikan Türkleri,
Arap Türkleri, Gürcü Türkleri, Arnavut
Türkleri, Alman Türkleri, İngiliz
Türkleri var.
Bunlar maalesef Türk olmalarına rağmen özellikle menfaatleri
başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve
siyasal nedenlerle kendilerini
başkalaştırmaya gönüllü olarak talip
olmakta, Türk kimliğinden sıyrılarak
asimilasyona uğramaktadırlar.
Günlük düşünme hastalığı ve milli şuur noksanlığı bizi bu
insanlarımızı kaybetme olasılığı ile
karşı karşıya bırakmaktadır.
Başkalaşıma uğrayan bu insanlarımız bilmelidir ki; sürüden
ayrılanı kurt kapar. Günü
kurtardıklarını sanırlar ama yarınlarını
kaybederler.
Bulgarlaşma, Kürtleşme, Araplaşma, Gürcüleşme, Arnavutlaşma,
Amerikanlaşma, Almanlaşma projeleri
Batı'da ortaya konan tezgâhlardır. Bu
projeler Türkiye'de buna hazır
işbirlikçiler eliyle uygulamaya
konmaktadır.
Dış güçlerin kontrolüne girmiş Cemaat ve Tarikatların içinde
olan vatandaşlarıma seslenerek bir
hususu hatırlatmak istiyorum.
Cemaat ve Tarikat yuvalarında; Türk Milleti kavramı özellikle
ret edilmekte yerine ümmet kavramı
üzerinde durulmaktadır. Buna karşılık
“insan ne ise
odur” denmek sureti ile herkesin
kürt, çerkez, gürcü, arnavut, arap,
patriot, pomak vs. olabileceği ve
bunların açıkça ifade edilmesinin
mahsuru olmadığı belirtilir. Bu ne
perhiz bu ne lahana turşusudur: Türk
kimliğini ret ettirerek başka kimlikleri
deklare ettirmek. Hem de Allah korkusu
Peygamber ve Kuran sevgisi yolu ile
yapılan Türk Milletine karşı bu bir oyun
değil de nedir?
Onun için gelişen olaylar karşısında Bulgar'dan fazla
Bulgarcı ve Kürt'ten fazla Kürtçü olan
“Bulgar Türkleri”
ve “Kürt Türkleri”
üzerinde düşünmemiz gereken iki önemli
örnek teşkil eden konulardır.

19 Aralık 2009
Özcan
PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
http://www.trakyanethaber.com/yeni/koseyazi.asp?yid=35&id=2374
__________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ