
5
milyon kişi işsiz kalabilir...
Son kriz raporuna
göre gerekli önlemler alınmazsa dünya
işsizlerine 5 milyon daha katılacak.
"Krizin patlak
verdiği Ekim 2008'den bu yana 20
milyondan fazla kişi işsiz kaldı.
Tahminler, beş milyona yakın kişinin
daha yakın dönemde işinden olabileceği
yönünde. Toplam 43 milyon kişi ise uzun
dönemli işsizlik ve emek piyasasının
dışında kalma riski altında..."
15.12.2009 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
5
milyon kişi işsiz kalabilir...
Son kriz raporuna
göre gerekli önlemler alınmazsa dünya
işsizlerine 5 milyon daha katılacak.
"Krizin patlak
verdiği Ekim 2008'den bu yana 20
milyondan fazla kişi işsiz kaldı.
Tahminler, beş milyona yakın kişinin
daha yakın dönemde işinden olabileceği
yönünde. Toplam 43 milyon kişi ise uzun
dönemli işsizlik ve emek piyasasının
dışında kalma riski altında..."
Bu ifadeler Uluslararası Çalışma
Örgütü'nün (ILO) hafta başında
yayınladığı
"Global Kriz" başlıklı güncel
raporunda yer alıyor. Sabah gazetesinin
haberine göre ILO, 51 ülkeyi kapsayan
dönemsel raporunda krizin istihdam
piyasası üzerindeki olumsuz etkilerini
çarpıcı rakam ve detaylarla ortaya
koyuyor. İşsizliğin tüm boyutlarıyla ele
alındığı raporun altını çizdiği en
önemli detay ise ekonomide gözlemlenen
iyileşme sinyallerinin, istihdama olumlu
yönde bir etki yaratmadığı yönünde.
Raporunda iş piyasasında olası
toparlanmanın beklenenden daha uzun
sürebileceğini vurgulayan ILO,
Türkiye'nin de dahil olduğu 51 ülkeyi
gerekli önlemleri alma ve sürdürme
konusunda uyarıyor.
Ekonomik gelişmelerin sosyal yaşam ve
çalışma hayatı üzerine etkileri
konusunda akademik çalışmaları ve
kitapları bulunan Boğaziçi Üniversitesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Buğra,
raporu "Tespitleri
dikkate alınması gereken bir çalışma"
şeklinde yorumlarken özetle
ILO'nun verdiği mesajla hükümetleri ve
şirketleri ciddi biçimde uyardığının
altını çiziyor:
"Aşırı iyimserlikten kaçının!"
ENDİŞE ARTIYOR
ILO'nun kriz konusundaki kapsamlı
raporu, ekonomide yaşanan canlanmanın
henüz ilk aşamalarının kaydedildiği bu
dönemde, iş piyasasında olumlu bir
hareketliliğin yaşanmasının pek de
mümkün olmadığı vurgusunu yapıyor.
Raporun özellikle dikkat çektiği nokta
ise istihdam. Hükümetlerin ekonomide
yaşanan iyimser havayı sürdürülebilir
kılmak için kamu harcamalarına devam
etmesi ancak bu süreçte ana hedefin
istihdam olması gerekliliği de, altı
çizilen bir diğer ifade. Ancak ILO'nun
hükümetlere yönelik uyarısı bununla
sınırlı kalmıyor. Krizden çıkış
aşamasında aralarında Türkiye'nin de yer
aldığı pek çok ülkenin ciddi önlemler
aldığını belirten ILO, bu politikaların
önümüzdeki dönemde de mutlak surette
sürdürülmesi uyarısında bulunuyor.
"İş piyasasına
dair güvensizlik devam ediyor. İşini
kaybetme veya iş bulamama endişesi
taşıyan milyonlarca kişi var. Bu da
tüketim, buna bağlı olarak da yatırım
kararlarını olumsuz yönde etkiliyor. Bu
anlayışın kırılması için son bir yıl
içinde alınan önlemlerin aynı inançla
sürdürülmesi şart" ifadesinin yer
aldığı araştırmaya göre eğer bu yol
izlenirse istihdamda yüzde 7'lik artış
yaşanabilir.
EN ERKEN
İYİLEŞME 2011'DE
Finans sektöründe yaşanan denetimsiz
büyümenin global krizin yaratıcısı
olarak gösterildiği raporda, istihdamın
geleceğine dair birtakım tahminlere de
yer veriliyor. Rapora göre 51 ülkede
toplam 43 milyon kişi işsizlik riskiyle
karşı karşıya. Daha önceki krizlerden
edinilen deneyimin ışığında bu riskin
düşük vasıflı, göçmen veya yaşlı
çalışanlar için daha yüksek olduğu bir
gerçek. İş hayatına atılmaya hazırlanan
gençler ve kadınlar için yakın dönemde
iş bulmanın oldukça zor olacağı da
tespitler arasında. Özellikle gelişmekte
olan ülkelerde yüksek beceri gerektiren
işlerin yavaş yavaş yok olduğuna dikkat
çeken rapor, bu sektörlerde çalışan
yetenekli çalışanların da kayıt dışı
ekonomilere kaymak zorunda kaldığına
dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Ayşe Buğra, global krizin iş
arayanlar kadar mevcut çalışanların
durumunda da ciddi değişikliklere yol
açtığını söylüyor. Özellikle Türkiye'de
kayıt dışı çalışanların sayısında ciddi
artış yaşandığını belirten Buğra, ücret
düşürme ve yarı zamanlı çalışma gibi
önlemlerin istihdam oranlarını korusa da
uzun vadede çalışma şartlarını
kötüleştirdiği görüşünde:
"Kriz döneminde
alınan önlemlerin kalıcı hale gelmesi
istihdam açısından tehlikeli. Zaten ILO
da raporunda istihdam, sosyal güvenlik
ve becerilere yönelen politikaların
uygulamaya konmasını, ücretlerin
düşürülmesi ve çalışma standartlarının
aşağı çekilmesi gibi uygulamalardan
kaçınılmasını, krizde yapılacakları
sosyal diyalog yoluyla belirlemeyi
öneriyor."
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün kapsamlı
raporu ayrıca uzun süre işsiz kalanların
yeniden istihdam piyasasına katılmasının
ve çalışmaya başlamasının zor ve pahalı
bir süreç olduğunun kanıtlandığını da
vurguluyor. Bu nedenle de ilk aşamada
yeni işsizliklerin önüne geçecek
politikaların uygulanması, uzun vadede
maliyetleri düşürücü bir etkiye sahip.
Ancak iyileştirme politikalarından
vazgeçilmesi durumunda, işten
çıkarılması önlenen kişilerin de
işlerini kaybetme riski olduğu öngörüsü
de raporda yer alıyor. ILO'nun
iyileşmeye dair beklentileri ise
2010'dan sonrasını işaret ediyor.
Gelişmekte olan ülkelerde 2010 yılından
itibaren başlayan iyileşme sürecinin
ancak 2011'den itibaren kriz öncesi
döneme yaklaşacağı tahminler arasında.
Gelişmiş ülkelerde ise takvim biraz daha
ileriyi gösteriyor. Rapor gelişmiş
ülkelerde istihdam piyasasında
toparlanmanın 2013'ten önce olmak.
BÜYÜK BUHRAN'IN
KIYISINDAN DÖNÜLDÜ
Araştırmaya katılan 51 ülkenin yalnızca
üçte birinde özel sektör çalışanları ve
kendi adına çalışanlar için işsizlik
sigortasına benzer sosyal güvence
olduğunu ortaya koyan ILO'nun
"Global Kriz 2009"
raporu tüm dünyada iş yaşamına dair
öngörülmezliğin yükseldiğine de işaret
ediyor. Raporda yer alan belki de tek
olumlu ifade ise mevcut krizin
büyüklüğüne dair.
Dünyada ekonominin iyileşme sinyalleri
verdiğine işaret eden ILO, ekonomideki
durgunluk sürecinde işten çıkarılanların
sayısının, önceki krizlere dayalı olarak
yapılan tahminlere göre daha az olduğunu
ortaya koyuyor. ILO yöneticilerinin
rapora dair yorumu ise yeni bir
"Büyük Buhran"ın
önüne geçildiği yönünde.
Global krizden çıkışa ve özellikle
istihdamı artırıcı önlemlere de yer
verdiği raporunda ILO, çevreye yapılacak
yatırımın uzun vadede ekonomide ve iş
piyasasında olumlu gelişmelere yol
açacağı tahmininde bulunuyor.
"Çevreye yapılan
yatırım istihdamı artırabilir"
ifadesinin yer aldığı rapora göre
karbondioksit salımının
ücretlendirilmesi ve bu gelirin de iş
piyasasıyla ilgili vergilerin
düşürülmesinde kullanılması önümüzdeki
beş yıllık süreçte istihdamda artışa yol
açabilir.
Mevcut işlerin yaklaşık yüzde 40'ının
yüksek oranda karbon salınımı
yarattığını belirten ILO, acil olarak
yeşilci politikaların iş dünyasında da
devreye sokulması gerekliliğinin altını
çiziyor.
RAPORDA TÜRKİYE
İÇİN NE SÖYLENİYOR?
Prof. Dr. Ayşe Buğra/Boğaziçi
Üniversitesi Ekonomideki iyileşmenin,
istihdama etkisi yok. Türkiye başta
olmak üzere pek çok ülkede işsizlik en
ciddi sorun. Eğer kriz bitiyor diye
aldığımız önlemlerden vazgeçersek yeni
krizlere kapı açarız. Aşırı
iyimserlikten kaçınmak lazım. Tüm
dünyada 20, Türkiye'de ise 2 milyon kişi
krizle birlikte işinden oldu. Türkiye'de
kadınların ve gençlerin çalışma hayatına
katılımı çok düşük. Yalnızca kadınların
dörtte biri, gençlerin de üçte biri iş
piyasasında. Bir taraftan da kayıt dışı
istihdam oranları artış gösteriyor. ILO
bu konuda ciddi önlemler alınması
konusunda Türkiye'yi uyarıyor.
Raymond Torres / ILO Sosyal Araştırmalar
Enstitüsü Müdürü Ekonomide iyileşme
sinyalleri gelmesine rağmen destek
tedbirlerinden erken vazgeçilmemesi
gerekiyor. İşsizlikle birlikte part-time
çalışan kişi sayısında da belirgin bir
şekilde yükselme var. Küresel istihdam
krizi henüz bitmedi. İşin istihdam
boyutunda yaşanan kriz devam ettiği
sürece ekonomik canlanma hem kırılgan
hem de eksik kalır. ILO'nun tahminlerine
göre küresel işsizlik 241 milyonu aşkın
kişiyi etkileyerek bir rekora
ulaşabilir. Uygun tedbirler alınmaması
halinde mevcut durumda işi olan beş
milyon kişi daha işsiz kalabilir.
FİNANS DIŞI
SEKTÖRLERE İLGİ...
Rapor 2008'de patlak veren krizin
çalışma hayatına yeni atılacakların
kişilerin kariyer hedeflerini
etkilediğini de ortaya koyuyor. Buna
göre dünyanın en iyi 10 ekonomi ve
yönetim okullarının 2008 mezunları
meslek tercihlerini ağırlıklı olarak
finans dışı sektörlerden yana kullandı.
ETİK HABER
http://www.turkislamulkusu.com/Haberler.asp?haber=devam&id=1593
__________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ