
KİM BU 35 AMERİKALI?
CHP’li Öztürk, İçişleri Bakanı Beşir
Atalay’ı köşeye sıkıştırdı.
Atalay’ın nasıl
haberi olmaz!
CHP’li Ali Rıza Öztürk, Başbakan Erdoğan
ile Bush’un 2007’de Oval Ofis’teki
görüşmesi sonrası Türkiye’ye gelen
ABD’li 35 istihbaratçının peşine düştü.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın
“Bilmiyorum”
cevabına sert tepki gösteren Öztürk,
“Yalansa tekzip
et. Değilse açıkla. Bu konuyu bile
bilmeyen bir bakana Kamu Düzeni ve
Güvenliği’nin emanet edilmesini
kamuoyunun takdirine bırakıyorum”
dedi.
25.02.2010 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
Haber:Fatih
ERBOZ
KİM
BU 35 AMERİKALI?
CHP’li Öztürk, İçişleri Bakanı Beşir
Atalay’ı köşeye sıkıştırdı.
Atalay’ın
nasıl haberi olmaz!
CHP’li
Ali Rıza Öztürk, Başbakan Erdoğan ile
Bush’un 2007’de Oval Ofis’teki görüşmesi
sonrası Türkiye’ye gelen ABD’li 35
istihbaratçının peşine düştü. İçişleri
Bakanı Beşir Atalay’ın
“Bilmiyorum”
cevabına sert tepki gösteren Öztürk,
“Yalansa tekzip
et. Değilse açıkla. Bu konuyu bile
bilmeyen bir bakana Kamu Düzeni ve
Güvenliği’nin emanet edilmesini
kamuoyunun takdirine bırakıyorum”
dedi.
İllegal
karargahtan mı yönetiliyoruz?
TÜRKİYE’de 2 yıldır darbe tartışmaları
yaşandığına dikkat çeken CHP’li Atilla
Kart da ilginç değerlendirmeler yaptı:
Bu 35 kişi konusu çok önemli. Islak
imzadan darbeye geldik. İhbar mektupları
postaneden gönderiliyor. Ama kim? MİT
bilmiyor, İçişleri bilmiyor, Dışişleri
bilmiyor. Türkiye illegal bir
karargahtan mı yönetiliyor? Bakan
Atalay,
“Bilmiyorum” diyor.
Sorumluluğunun bilincinde değil mi?
Poyrazköy’de
ABD şüphesi
ESRARENGİZ ABD’lilerin ortaya çıktığı
yerlerden biri de Poyrazköy’dü. Kabul
edilen iddianame, Poyrazköy’deki kazılar
başlamadan 17 gün önce ABD
Konsolosluğu’na ait bir aracın askeri
bölgede dolaşıp fotoğraflar çektiğini ve
bu durumun jandarmaya da ihbar
edildiğini belgelemişti.
Beşir
Atalay'ı susturan soru
4 Şubat’taki Meclis Genel Kurulu’nda
CHP’li Öztürk’ün,
“2007’de Bush ve Erdoğan görüşmesinden
sonra ABD istihbaratçısı 35 kişi
Türkiye’ye geldi mi?” sorusuna
Bakan Atalay,
“Bilmiyorum” cevabını vermişti.
CHP
Konya Milletvekili Atilla Kart,
Türkiye’de yaşanan sürecin genel tablosu
içerisinde 35 subay ya da
istihbaratçının Türkiye’ye gelip
gelmediğinin mutlaka bilinmesi
gerektiğini belirtti. Kart,
“Türkiye 2 yıldır
illegal bir karargahtan mı yönetiliyor?
İşte bu sorunun cevabını bulabilmek için
subay ya da istihbaratçılar Türkiye’ye
girdi mi, sayıları kaç, AKP iktidarı
açıklamalı” dedi.
Taşeron bakan mı?
TBMM Genel Kurulu’nda ısrarlı soruları
karşısında İçişleri Bakanı Beşir
Atalay’ın
’Bilmiyorum’cevabı verdiğini
hatırlatan Kart şunları kaydetti:
“Bilmiyordum
cevabı ne demek? Sayın Bakan Türkiye
Cumhuriyeti’nin bakanı değil mi?
Sorumluluğunun bilincinde değil mi?
Taşeron bir bakan mı? Yaptığı görevin
anlamını mı bilmiyor yoksa? Ben tüm bu
soruları kendisine de sordum ve TBMM
tutanaklarına geçti. Bu uzmanlarının
sayısının 35 olduğu ifade edilmiyor.
Ancak bu sayı 85’e çıktı mı bilmiyoruz,
açıklanmalı. Türkiye’de olduğu iddia
edilen bu subay ya da istihbaratçılar
illegal bir karargahta mı görev yapıyor?
Türkiye’yi kimler yönetiyor. Soyut darbe
iddiaları, yargıya baskı gibi son
günlerde sıkça tartışılan konuların
cevap anahtarı işte bu sorularda gizli.”
Tekzip
etmedi
Kamu
Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yasa
tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda
görüşülürken İçişleri Bakanı Beşir
Atalay’a sorular yönelten CHP Mersin
Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise,
“Türkiye’ye ABD’li
subay ya da istihbaratçı 35 şahsın
geldiği yönünde iddialar basın-yayın
organlarında yer alıyor. Ben de bu
tasarının görüşmeleri sırasında yerinde,
zamanında, en doğru kişiye iddiaları
soruyorum. Sorularım TBMM duvarlarında
yankılanıyor, Bakan susuyor. İddialar
doğru değilse, neden reddetmiyor?
Haberlerin çıktığı basın yayın
organlarına neden tekzip metinleri
gönderilmiyor? Bakan bilmiyorum diyerek,
iddiaların doğruluğunu ortaya koymuş
oldu” diye konuştu.
İddialar doğru mu?
Bu müsteşarlığın kurulmasının bile
terörle mücadeledeki koordinasyon
zafiyetini kanıtladığını belirten Öztürk
şöyle konuştu:
“AKP iktidarı terörle, zafiyet
içerisinde olmadan mücadele ettiğini
söylüyor. O zaman neden bu müsteşarlık
kurulmak isteniyor? 35 ABD’li
istihbaratçının gönderildiği iddialarını
biz ortaya atmıyoruz. Bu iddialar doğru
mudur, değil midir? Bilmiyorum, bilgim
yok diyor, ama eğer yoksa kesinlikle
reddediyorum diyemiyor. Bu iddiaların
doğru olduğunu zaten bakanın tavır ve
davranışları ortaya koyuyor.”
CHP
Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk,
Türkiye’ye yabancı istihbarat
örgütlerinin elemanlarının, ya da
subaylarının gelişinden İçişleri
Bakanı’nın haberinin olmamasını
“vahim bir durum”
olarak nitelendirdi.
Kazılarda
SAT izine rastlanmadı
Poyrazköy’ün Keçilik mevkiinde yapılan
kazıda ortaya çıkarılan silah ve
mühimmat üzerindeki parmak izleri, SAT
Grup Komutanlığı’nda görevli tüm
personelin parmak izleriyle
karşılaştırıldı. Deniz Kuvvetleri Kuzey
Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı,
silah ve mühimmatı kimin toprağa
gömdüğünü tespit edebilmek için İstanbul
Emniyet Müdürlüğü’nden mühimmat üzerinde
bulunan parmak izlerini istedi.
Emniyetten gelen parmak izleri üzerinde
yapılan incelemede 203 personele ait
olmadığı ortaya çıktı.
‘Hamdolsun
istediğimizi aldık’
Başbakan Erdoğan, 4 Şubat 2007’de Oval
Ofis’te George Bush’la yaptığı
görüşmeden sonra,
“İstediğimizi aldık” demişti. Bu
görüşmenin ardından ortaya atılan
“35 ABD’li üst
düzey istihbaratçının Türkiye’ye
gönderildiği” iddiaları ise
Başbakan’ın istediğini nelerin
karşılığında aldığı sorusunu zihinlerde
canlandırdı. Beyaz Saray’a 5 taleple
giden Erdoğan, Türkiye’ye dönüşünde
“rahat dönüp
dönmediğine ilişkin” soruya da
“Hamdolsun,
istediğimizi aldık” cevabını
vermişti.
“ABD
aracı Poyrazköy’de tur attı” iddiası
Poyrazköy iddianamesine giren telefon
kayıtlarında kazılardan 17 gün önce
Amerikan Konsolosluğu’na ait bir aracın,
askeri bölgede fotoğraf çektiğinin
jandarmaya bildirildiği ortaya çıktı.
Sanıklardan binbaşı Eren Günal’ın
telefonundan yapılan bir görüşmede Sedat
isimli bir yarbayın
“Resim çeken falan
bir asker” dediği, buna karşılık
Oktay isimli diğer yarbayın
“Tamam efendim
araç Amerikan Konsolosluğu’ndanmış şimdi
jandarma yanımda” dediği öne
sürülmüştü.
Yalanlama
geldi
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, 1 Şubat’ta
bu iddiayı yalanlamıştı. Basında yer
aldığı şekliyle, 7 Nisan 2009 tarihinde
bir Konsolosluk aracının bölgede
olduğuna dair bir kayıtlarının
olmadığını iddia eden Büyükelçilik,
“ABD’nin Ergenekon
soruşturmasıyla herhangi bir ilgisi
olduğu iddiaları saçmadır”
ifadesini kullanmıştı.

(21-02-2010)
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ