www.anamurunsesi.com
yayımladı...

Anama demeyin sakın, Tüfengi omzuma
takın, Bu yüreği benden sökün, Yatamam
toprak altında...
DONMAK
VAR, DÖNMEK YOK
Sarıkamış, 1915 (*)
Destanlar hep
zaferleri anlatmazlar. Üzüntüleri
yasları da anlatırlar.
Sarıkamış 1914 Kafkas Cephesi savaşlarından biridir.
30.01.2012 tarihinde
www.anamurunsesi.com
yazdı.
DONMAK
VAR, DÖNMEK YOK
Sarıkamış, 1915
(*)
Sarıkamış altın
bulak
Soğanlıyı nerden bilek
Bizim uşak göycek gezer
Ağca zıbın kara yelek
***
.JPG)
Destanlar hep zaferleri anlatmazlar.
Üzüntüleri yasları da anlatırlar.
Sarıkamış 1914 Kafkas Cephesi savaşlarından biridir.
29 Ekim 1914’de Boğazlardan geçen Alman gemileri Goben ve
Breslau (Yavuz -Midilli) Rus limanlarını
Sivastopol’ü bombaladılar. Amaç
Osmanlıyı savaşın içine çekmekti.
Ruslarla çatıştırıp Almanları
rahatlatmaktı. İstenen oldu. Ruslar 1
Kasım 1914 de Kars,ın Erzurum,un
Ardahan,ın üstüne harekete geçtiler.
Erzurum bölgesindeki 3. Ordumuz 300 bin
olması gereken bu sayının yarısı
kadardı. Komutan Hasan izzet paşadaydı.
Ruslar Pasinler, e Köprüköy’e kadar
geldiler.
Enver Paşa erkânı harp reisidir.
Döneminde yaşlı komutanlar terhis
edilmiş, ordu gençleştirilmiştir.
Olumsuz şartlara rağmen Ruslar 9. ve 11.
kolordumuz tarafından Köprüköy’de
durdurulmuşlardır. 11 Kasımda Köprüköyü
boşaltıp Azap köye çekildiler. Enver
Paşa Azap köyden de kovulmalarını
istedi. Bu sırada yedi bin askerimiz
şehit düştü. Ruslar Azabı boşaltıp Harum
tepesine çekildiler. Enver Paşa “devam
edin” dediyse de Hasan İzzet Paşa bu
plana dolayısıyla emre uymadı. Rus
birliklerinin sayıca azlığı da dikkate
alınarak Enver Paşa bu kez Sarıkamış’ı
arkadan kuşatmayla Rusları alt etmeyi
denedi.
Enver Paşanın harekât öncesi sınıf
arkadaşı olan Hafız Hakkı’yı Erzurum’a
gönderiyor, rapor istiyor. Hafız Hakkı
raporunda “Atım göğsüne kadar kara
gömülüyor” diye rapor veriyor. Harekât
böyle bir mevsimde bu şartlarda
gerçekleşiyor. Kasım sonuna doğru
Sivas’taki birliklerle 8. kolordumuz
takviye ediliyor. Sayı 120 bine çıkıyor.
Enver Paşa durumu yerinde görmek için 8
Aralıkta Erzurum’a gidiyor. 12 Aralıkta
da Köprüköy’e gidiyor. İstişarelerde
bulunuyor. Hasan İzzet paşa dışında
“harekât uygun değildir” diyen çıkmıyor.
Hepsi de taarruzdan yana fikir
belirtiyorlar.
Rusların Kars’ta 100 bin, Sarıkamış’ta
50 bin askeri var. Asıl güç
Tiflis’tedir. Bizim elimizde 9.10.11.
kolordular var. Harekâta hazırlanılıyor.
Planlar dağıtılıyor. Tam o sırada 18
Aralıkta, Hasan İzzet Paşa 3. Kolordu
komutanlığından affını istiyor.
Beklenmeyen bu gelişme üzerine 3. ordu
komuta görevini Enver Paşa üzerine almak
zorunda kalıyor.
Yüz
başılar bin başılar
Tabur tabur karşılar
Bir kar yağar ince ince
Yatan şehitler ışılar
***
“Ne ki olmuştur
değişmez,
Ne ki olmamıştır bilinmez”
25 Aralıkta harekât başlıyor. Ordu üç
günde 75 km yol kat ediyor. Askeri
açıdan bu olağanüstü başarıdır. Asker
azmin inancın Enver Paşa tarafından
kazandırıldığının göstergesidir.
Hafız Hakkı komutasındaki 10. kolordumuz
3 bin Rus askerini esir almıştır. Yine
bu sırada Yarbay Nasuhi esir düşmüş,
çantası da Rusların eline geçince
planlar deşifre olmuştur. Tedbir olarak
Hafız Hakkı Paşa savaş planını
değiştirmiştir. Türk ordusunun elindeki
haritalar Ruslardan kalmadır. Orada
sadece yollar gösterilmektedir. Üç bin
metre rakımlı Allahuekber Dağları
hakkında bilgi yoktur. Bu şartlarda 37
bin askerimizden 12 bini yine de
Sarıkamış’a ulaşabilmiştir.
Soğuk o derecedir ki Rus komutan
hatıralarında manzarayı şu şekilde
anlatmaktadır. “Türk müfrezesi hemen
önlerimizde görülüyordu. Ancak gelmiyor,
gitmiyorlardı. Hareketsiz duruyorlardı.
Yanlarına vardığımızda gördük ki bizden
evvel Allaha teslim olmuşlardı.”
Başka hatalar da yapılmıştır. Yanlış
komutayla birliklerimiz saatlerce
birbirleriyle çarpıştırıldılar.
Ordunun giyeceği yetersiz olduğu gibi
yiyeceği rde kalmamıştır. 11. kolordu
komutanı Galip Paşa Erzurum valisinden
erzak temini talebinde bulunuyor.
Erzurumlu kısa sürede 5 ton erzakı
valiliğin önüne yığıyor. Ancak cepheye
götürecek adam nerede? İş 17 yaşlarında
140 gence kalıyor. 30 ar kiloluk
paketleri bu civanlar sırtlarında
cepheye taşıyorlar. Harekâtın bir başka
acısı yaşanıyor. 32 si zatürreeden, bir
kısmı da donarak hayatını kaybediyor bu
civanların.
***
Gözünü sevdiğim
eşe
Tekerin dayandı taşa
Seferberliği durdur
Elin öpem Enver Paşa
***
.JPG)
Donmak var,
dönmek yok
Donma parmaklardan başlıyor. Sonra
ayaklara yayılıyor. Adımlar atılıyor ama
his yok. Yardıma gidenler de ancak kar
ile ovuyor. Herkes donmakla burun
buruna. Elde yapılacak başka da imkân
yok zaten. 25 Aralık günü 2 alayla
Sarıkamış’a giriliyor. Ama destek
gelmiyor çıkılıyor Sarıkamış’tan.
Mevziler elde tutulsun diye bu kez
ormanda sabahlamaya karar veriliyor.
Kimi naylona sarılıyor. Kimi ağaca
çıkıyor. Isınmak için ateş de
yakılamıyor. Rus bataryalarına hedef
olma durumuyla karşı karşıya kalınıyor
çünkü.
Ruslar üstün durumlarına karşılık yine
de takviye alıyor, tahkim ediliyorlar.
Ellerinde 6 topları ve Obüs bataryaları
var. 30-31 Aralıkta üstünlük hepten
Rusların eline geçiyor. Harekât
hezimetle başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Enver Paşa 8 Ocakta Erzurum üzerinden
İstanbul’a dönüyor.
Tek tek dönebilenler Ocak ayı sonuna
kadar Erzurum’a dönüyorlar. Ölenlerin
büyük kısmı tifüsten, Hummadan
ölüyorlar. Eve dönebilenler bit ve
hastalıkla boğuşuyorlar. Aileler
çocukların geldiğine sevinemiyor. Evlere
de salgın bulaşıyor. Çocuklarına
sarılamıyor anneler. Bir yapabildikleri
gazlı paçavrayı tıraş edilen kısma sürüp
bitin ölümü sağlamak. Askerimizin bir
kısmının ölümü bu bit yüzünden oluyor.
15 bin askerimiz birden Erzurum
hastanesine giriyor. Doktor yok ilaç
yok. Bir günde 15-20 bin askerimiz
tifüsten kırılıyor.
Hızır Hakkı Paşa Çatalca’da düşman
birliklerini durduran komutandır. O da
15 Şubatta tifüsten ölüyor.
Bu savaştaki kayıplarımızı 30 binden,
150 bine kadar çıkaranlar vardır. Bunlar
hatıralarda yer alanlar. Aslolan belge.
(Bugünkü hatıraların bir kısmı Ruslara
esir düşen İhsan Paşaya aittir) Belgeler
bu sayıyı doğrulamıyor. Fevzi Çakmak
Paşa buna 80 bin diyor. Bunlar tahmini
rakamlar. Genelkurmayın belgelerine göre
3. ordumuz 112 bindir. 6 bin de
Erzurum’daki ailelerden toplananla
birlikte toplam sayı 118 bindir.
Yüreğinde
sevdiceği
Memleketi kor altında
Anama demeyin sakın
Tüfengi omzuma takın
Bu yüreği benden sökün
Yatamam toprak altında
Harekatta hatalar şöyle sıralanmaktadır
• 3. Orduya verilen planın değişmesi,
• Yeni atanan komutanların
tecrübesizliği. (birer aylık olanlar var
aralarında henüz)
• Terfi makam kaygısıyla astlar
tarafından üstlere doğru bilgiler
verilmemesi. Amirlerinin duymak
istediklerini söylemeleri. (Yanlışa
yanlış diyemiyor amire itiraz
edemiyoruz. Bu da toplumsal hastalığımız
bizim. Enver Paşa Erzurum’da üç gün
toplantı yapıyor. Biri dışında harekâtın
yanlış olacağını diyebilen yok. Enver
Paşa askerin elbise durumunu görmek
istiyor. Ambarlar açılıp gösteriliyor.
Başka birliğe geçiyor, aynı elbiseler
oraya taşınıyor. Böylesi vahim yanlışlar
var)
• İki başlılık diğer bir neden.
.JPG)
• Hafız hakkı Paşa müstakil komutan gibi
hareket ediyor. Planı kendine göre
değiştiriyor. Sarıkamış önünde bir gün
beklenebilse, taarruz 26 Aralıkta
yapılsa durum farklı olacak hâlbuki. Ama
“Her ne ki olmuştur değişmez, Her ne
ki olmamıştır bilinmez”. Bunu da
unutmamak lazım.
• Uzun vadeli planların kısa süreli
menfaatler için feda edilmeleri.
• Bilgi liyakate önem verilmemesi.
Başka
sebepler de var
Ruslar Zonguldak'ı bombalamak için 10
gemiyle Karadeniz’e açıldıklarında,
doğuya erzak götürmekte olan üç
gemimizle karşılaşıyorlar. “Bahri
ahmer, Bezm-i alem ve Mithat paşa”
gemileri. Üçünü de batırıyorlar. Yardıma
giden bir diğeri 4000 tonluk Derne
gemisi de yine Ruslar tarafından
batırılıyor. Bu da savaşın seyrini
değiştiren bir diğer faktördür. Buradaki
kayıplar da genel kayba dâhildir.
İmparatorluk oldukça zor durumdadır.
Kendi topraklarını koruyacak durumda
değildir. Balkan Harbi sonrası ordumuzun
ıslahı için Almanlardan subay isteniyor.
70 kadar üst rütbeli asker gönderiliyor.
“Liman Van Fonders” de
bunlardandır. Atatürk O sırada Sofya’da
da askeri ateşedir.
Ermenilerin hepsi ihanet oyununa alet
olmamışlardır. Türk ordusu saflarında
çarpışanlar da vardır. O döneme ait
Ermenice yazılı mektuplar var elimizde,
ailelere gönderilen.
Kırk yaş üzerine “Müstahzif”,
Yirmi- kırk yaş arasına “İhtiyat”,
Yirmi yaş altına ise “muvazzaf”
deniyor. Savaşma kudreti olan herkesten
faydalanılıyor.
Balkan toprakları anavatandır ve
kaybedilmiştir maalesef. Sarıkamış’ta 50
bin, Balkanlarda ise 700 kaybımız
vardır. Ama konu edilmemektedir nedense.
Bunu da dikkatine sunmak lazım
tarihçilerimizin. Bu başarısızlığın
ardından üst rütbeli 1200 asker ordudan
emekli edilmiş ordu gençleştirilmiştir.
14 Ocakta Ruslar ültimatom veriyor.
Ermeni Islahatı isteniyor. 8 Şubatta
anlaşma yapılıyor. Bölgeye Norveçli ve
Hollandalı iki Hıristiyan vali tayin
ediliyor. Her yerde hastanede, devlet
dairesinde adliyede yöresel dil
kullanılma şartı getiriliyor.
Yemen’den getirilen iki alay üzerinde
yazlık elbiseler var. Destek için
Konya’da toplanan 21 bin askere elbise
yok. Enver Paşa Behiç Bey’e talimat
veriyor. “İki çift elbise verilsin.
42 binin birini giysinler, diğerini
kardeşlerine götürsünler” Diye.
“Başüstüne” deniyor ama ortada
elbise yok.
Hasan İzzet Paşa Enver Paşa’nın harp
okulundan hocasıdır. “Hocam olmasan
seni divan-ı harbe verirdim" demesi
paşanın ‘bu işler Sarayburnu’ndan
göründüğü gibi olmuyor’ sözü üzerine
olduğu söylenir.
Birinci Dünya Harbinde Yemen’de
Galiçya’da Balkanlarda, Bingazi’de
Kafkaslarda, Çanakkale’de diğer
cephelerde 5 milyon Mehmetçiğimizi
yitirdik.
Osmanlının
Kafkas stratejisinin üç temel nedeni;
•
1878’den beri Rus işgalinde bulunan
Kars, Sarıkamış, Ardahan gibi doğu
illerimizi geri almak,
• Doğu Avrupa’da Ruslarla harp hâlinde
olan Almanları rahatlatmak,
• Kazanılacak bir zaferle Kafkaslar ve
Orta-Asya’daki Türk illerinin kapısını
aralamak.
Enver Paşa Harp okulunu birincilikle
bitirmiş parlak kariyeri olan bir
askerdir. Sultan Abdülmecit’in torunu
Naciye Sultan’la evlidir. Başarısı
sadece sarayın damadı oluşuyla ilgili
değildir. Saraya damat olan, kıdemce
kendisinden üstün başkaları da vardır
ama liderlik vasfı bir ondadır.
Almanya’da Ataşelik yapmış dil
bilmektedir. Almanlar Enver paşaya o
derece değer vermektedirler ki geçtiği
köprüye kurdukları sigara fabrikasına
onun adını vermişlerdir.
Cengiz Han’ın kaşında beyazlık olduğu
söylenir. Enver Paşada da aynısı vardır.
Bunun cihangirlik alameti olduğunu
söylüyor Almanlar. Öyle telkinlerde
bulunuyorlar. Padişaha methediyorlar
kendisini.
O dönem İngilizlere gemi siparişi
veriliyor. Her evden bir çift çorap, bir
çift postal toplanıyor. Gelinlik
kızlarımız boynundaki altınları
veriyorlar donanmamız güçlensin diye.
İngilizler paraları alıyor gemileri
teslim etmiyorlar. İngilizlere güven
yok. Anlaşma yapılmış. İstanbul Ruslara
verilecek. Buna karşılık Ruslar
Almanlarla savaşmaktan vazgeçecektir.
Almanlarla ittifakın bir nedeni de
budur. Bir tarafa danama mecburiyeti var
sonuçta.
Hiçbir hareket planlandığı gibi
uygulanmaz.
Allahuekber Dağlarında beklenmeyen kar
fırtınası, tipi de savaşın kaderinde
etkili olmuştur.
Sarıkamış Balkan Harbinden sonra ikinci
büyük yenilgimizdir. % 80 ini kaybeden
ordumuz yine de 600 kişiyle de olsa
Sarıkamış’a girmeyi başarmıştır.
.JPG)
“Hilal-i Ahmer”
görevlilerinin karlar üzerinden
topladığı şehitler
Memed yetim Memed aşık
Potini var delik deşik
Anası elinde beşik
Memed yatar kar altında
SARIKAMIŞ kar altında
Mehmedim karlar altında
***
Enver paşa Atatürk’ten iki yıl
kıdemlidir. İkisi de İttihat terakki
üyesidir. İkisinde de liderlik kumaşı
vardır.
Atatürk orduyu siyasetten uzak tutmak
istiyor Enver paşa ise “o da olmazsa
kiminle yaparız” düşüncesindedir.
Enver paşa İstiklal mücadelesi için
“Başarırsa Mustafa Kemal ” demiştir.
Ona güveni tamdır.
Bir nefes memed
dayan
Zalim uyku gelde uyan
Ölen beyaz bir kardelen
Tahammülüm zor altında
Sonuçlar;
1918 de Kars Sarıkamış alınmışsa da
Mondros Ateşkes antlaşması uyarınca eski
sınırlara dönülmüş ve topraklar elden
çıkmıştır. Bir dramın en acı izlerini
taşıyan Sarıkamış topraklarında, bu defa
düşmanın ayak izleri vardır.
.bmp)
Enver Paşa
Tümg. Hasan İzzet Paşa
Doğu Anadolu kapıları, Ruslara açılmış
13 Mayıs 1915’te Ermenilerin işbirliği
yaptığı Rus kuvvetleri, önce Van’a,
bilâhare Muş ve Bitlis’e girmişlerdir.
Ruslara yaptıkları büyük hizmete
karşılık bu illerin valilikleri,
kendilerine verilmiştir. Ermeni-Rus
işbirliği sonunda, bölge halkına karşı
soykırıma girişilmiştir. Kayıklarla Van
Gölünün ortalarına taşınıp öldürülen,
suya dökülen çocuk, kadın, genç ve
ihtiyar Türk sayısı, kesin olarak tespit
edilmemesine rağmen, çok fazla olduğu
bilinmektedir. Ermeni Komitacıları, her
tarafta isyana hazırlanarak, birçok
yerde depolar dolusu silah ve cephane
biriktirmişler bu silah, teçhizat ve
destekle katliam yapıp, Doğu Anadolu’yu
harabeye çevirmişlerdir.
.JPG)
Bolşevik İhtilalı’ndan sonra Ruslar geri
çekilince, bölge Ermeni’lerin eline
geçmiş ve yöre halkımız Zafer
sarhoşlarının zulmüyle karşılaşmıştır.
Ahırlara, samanlıklara doldurularak
yakılanların sayısı 20 binden fazladır.
33 köy yok olmuş, söylenenlere göre bu
işkenceler karşısında Rus askerleri bile
ağlamıştır.
Savaşın hazin kısmı kayıpların çoğunun
Rus'lar ile yapılan çarpışmalarda değil
de ağır soğuk hava şartları yüzünden
olmalarıdır. Soğuktan 42 bin, Kaybolan
12 bin, esir düşen 15 bin, Tifüsten 20
bin askerimizi bırakıyoruz. (Sarıkamış
cephesinde, Allahu Ekber de. Sarıkamış
şehidi dedemin hangi sınıfa dahil olduğu
Allahu alem. Peygambere komşudur
inşallah) Buna karşılık Rusların kaybı
ise 32 bindir.
.JPG)
Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver
Paşa uzun bir süre Sarıkamış harekâtı
hakkında haber, bildiri yayın ne varsa
yapılmasını engellemiş halk savaşta olup
bitenleri uzun süre öğrenememiştir.

Osman ERENALP
Ankara-29 Ocak 2012
Tel-Cep: 0 505 663 1620
_________________________
(*)
15 Ocak 1915, Sarıkamış Şehitlerini anma
Günü münasebetiyle Sarıkamış şehidi
dedem ve aziz şehitlerimizin ruhlarının
şad olması dileği ile.
Kaynak;
Prof Dr Cemalettin TAŞKIRAN
konferansından - Milli Düşünce Merkezi
4.01.2012 ANKARA
Fotoğraflar:
Genelkurmay Başkanlığı Web
sayfası
YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ...
Rauf
Denktaş: Kıbrıs’ın Milli
Mücadelesinin Önderi Önünde Saygıyla
Eğilerek-Ümit
ÖZDAĞ Yazdı...TIKLAYINIZ...
____________________*********__________________________
“1.TAŞELİ KÜLTÜR SOHBETLERİ” ÖNCESİ-Mehmet
ŞAHİNCİLEROĞLU Yazdı...
___________________________________________________
"Anamur'un ve
Anamurluların Buluşma Adresi ve Gerçek
Sesi..."
ANAMUR'UN SESİ